(213 S. K. m. 30) (2577 S. K. m. 45)
Davacının, 16.04.2014 tarihinde vefat eden babası hakkında 2013 dönemine dair olarak düzenlenen; 2016-A-538/35 Sayılı Vergi İnceleme Raporuna istinaden, elde ettiği bir kısım hasılatı kayıt ve beyan dışı bıraktığının tespit edildiğinden bahisle, varis sıfatıyla davacı adına 2013/1 ila 12. dönemler için re'sen salınan katma değer vergisine karşı açılan davayı; olayda, davacının murisinin ilgili dönem defter ve belgelerinin incelenmesi sonucu düzenlenen 16.05.2016 tarih ve 2016-A-538/35 Sayılı vergi inceleme raporu ile, anılan yıl içinde POS cihazı ile toplam 868.312,25-TL banka işlem tutarına rağmen, bunun 110.929,00-TL tutarındaki kısmı için beyanda bulunulduğu, davacının murisine ait işlem tutarları ile Erin soyadlı kişilerin işlem tutarının toplam 31.090,00-TL olduğu, matrah farkı hesaplanırken Erin soyadlı kişilere ait kullanılan kredi kartları işlemlerinin satış olarak dikkate alınmadığı, dolayısıyla 726.293,25-TL'lik kısmı için belge düzenlenmeyerek beyan dışı bırakıldığından bahisle, tespit edilen matrah farkının ve hesaplanan katma değer vergisi tutarlarının mükellefin beyanlarına ilave edilmesi sonucunda, 213 Sayılı Vergi Usul Kanununun 30/4. maddesine göre yeniden düzenlenen beyan tablosuna göre katma değer vergisi tarhiyatı yapıldığı, asıl mükellefin 16.04.2014 tarihinde ölmesi sebebiyle Vergi Usul Kanununun 372. maddesi gereğince ceza kesilmediği ve yasal miras hisseleri dikkate alınarak mirasçılar hakkında tarhiyatlar yapıldığının anlaşıldığı, bu durumda; ilgili mevzuat hükümleri ve Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu'nun 16.06.2016 tarihli ve E:2010/117, K:2006/159 Sayılı kararı ile dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesinden, işletmenin finansman ihtiyacının karşılanması için POS cihazından satış olmaksızın çekim yaptırıldığı iddiasının kredi kartının temel kullanım amacına, ekonomik ve ticari amaçlara uymadığı, normal ve mutad bir durum olmadığı ve bu durumun yasal belgeler ile de ispatlanamadığı dikkate alındığında, kayıt ve beyan dışı bırakıldığı tespit edilen KDV matrah farkının eklenmesi suretiyle 2013/1 ila12. dönemlerine dair olarak re'sen yapılan katma değer vergisi tarhiyatında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddeden Kırıkkale Vergi Mahkemesi'nin 17/02/2017 gün ve E: 2016/245, K:2017/21 Sayılı kararının; olayda re'sen takdir nedeninin bulunmadığı, incelemenin eksik ve yanıltıcı olduğu, POS cihazından yapılan eleştiri konusu işlemlerin, tanıdıkların finansman ihtiyacını karşılamaya yönelik olarak yapıldığı, murisin bundan herhangi bir menfaat elde etmediği ileri sürülerek kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istenilmektedir.
Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesi'nce gereği görüşüldü:
Kırıkkale Vergi Mahkemesi'nce verilen 17/02/2017 gün ve E: 2016/245, K:2017/21 Sayılı karar usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, istinaf isteminin reddine, yargılama giderlerinin istinaf isteminde bulunan üzerinde bırakılmasına, 492 Sayılı Kanun uyarınca davacıdan ayrıca 31,40-TL'sinden az olmamak üzere, karara bağlanan tutar üzerinden binde 4.55 oranında hesaplanacak istinaf karar harcının alınmasına, posta gideri avansından artan miktarın istenilmesi halinde davacıya iadesine, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 6. fıkrası hükmü uyarınca kesin olmak üzere, 15.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)