(4458 S. K. m. 211) (2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı adına tescilli 03.10.2012 tarih ve 161306 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşya için İthalatta Gözetim Uygulamasına İlişkin Tebliğ'de belirtilen tutarın gümrük vergilerine esas kıymet olarak dikkate alınması nedeniyle ithalat esnasında fazladan ödenmiş olan 36.506,47-TL gümrük vergisinin 4458 sayılı Gümrük Vergisi Kanunu'nun 211. maddesi kapsamında iadesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işleme vaki itirazın zımnen reddi yolundaki İstanbul Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü işleminin iptali ile fazladan tahsil edilen gümrük vergisi, ek mali yükümlülük ile katma değer vergilerinin yasal faizi ile birlikte iadesi istemiyle açılan davanın; belirlenen referans kıymet, gümrük mevzuatı çerçevesinde esas alınacak kıymet olmayıp gözetim belgesi ibrazının gerekli olup olmadığının tespitinde esas alınacak değer olduğundan, gümrük kıymeti olarak kabul edilemeyecek olan referans kıymetin tamamlanması amacıyla yurtdışı diğer gider olarak beyan edilerek gerçekleştirilen tahakkuk üzerine fazladan ödenen gümrük vergisi, katma değer vergisi, ek mali yükümlülük ve ek mali yükümlülük üzerinden hesaplanan katma değer vergilerinin iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddi yolundaki Bölge Müdürlüğü işleminde yasal isabet bulunmadığı, davacı şirketin iade istemine dayanak olarak gösterdiği 211'inci maddenin de yer aldığı Gümrük Kanununun 9'uncu kısmının 5'inci bölümü, vergilerin geri verilmesine ayrılmış olup, anılan kısımda, beyanın bağlayıcı olduğu yolunda ya da ödenen vergilerin iadesinin istenebilmesi için beyannameye ihtirazi kayıt konulması gerektiği yolunda bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu itibarla, yükümlüler tarafından beyan edilen matrah ve oranlar esas alınarak tahakkuk ettirilen vergilerin, Gümrük Kanununun 9'uncu kısmının 5'inci bölümünde yer alan düzenlemeler uyarınca iade istemine; istemin reddi halinde de ret işleminin idari davaya konu edilebilmesi için, beyan tarihinde ihtirazi kayıt konulması gerektiğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle kabulüne ilişkin 28/03/2017 gün ve E:2016/2914; K:2017/567 sayılı İstanbul 5. Vergi Mahkemesi kararının; yöntem ve yasaya aykırılık taşıdığı, davacı adına tescilli beyanname muhteviyatı eşyanın ithalatının yükümlü beyanı doğrultusunda gerçekleştiği, ithalat beyannamesinin tescili aşamasında ihtirazi kayıt konulmayarak hür irade ile beyanda bulunulduğu, beyanın dava konusu edilemeyeceği, geri verme başvurusunun kanunda belirtilen süresi içerisinde yapılmadığı iddialarıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. Maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca istinaf yoluyla kaldırılmasına ve davanın reddi yolunda karar verilmesi isteminden ibarettir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Yöntem ve Yasaya uygun nitelik taşıyan Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalı istinaf başvurusunun reddi gerektiği yolundadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Beşinci Vergi Dava Dairesince, dava dosyasında ki tüm bilgi ve belgeler ile davalı idarenin istinaf başvuru dilekçesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
İstinafa konu Vergi Mahkemesi kararının gümrük vergisi ve gümrük vergisi üzerinden hesaplana katma değer vergisine ilişkin hüküm fıkrası Dairemizce'de uygun görüldüğünden, davalı idarenin buna ilişkin istinaf iddiaları yerinde görülmemiştir.
Dava konusu ek mali yükümlülük ve ek mali yükümlülük üzerinden hesaplanan katma değer vergisine gelince; istinaf konusu kararda ''kabul'' kararı verilmek suretiyle ek mali yükümlülük ve ek mali yükümlülük üzerinden hesaplanan katma değer vergisi hakkında hüküm kurulmuş ise de, kararda bu konu hakkında bir irdeleme ve inceleme yapılmadığı gibi, kabul gerekçesi yazılmamak suretiyle konunun gözetim kıymet bedeli kapsamındaki bir konu olarak değerlendirilerek hüküm tesis edildiği görüldüğünden, iş bu konuda Dairemiz'ce gerekçe yazılarak yeni bir hüküm kurma gereği doğmuştur.
Dava; davacı adına tescilli 03.10.2012 tarih ve 161306sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı ayakkabı cinsi eşyaların ithali aşamasında ödenen gümrük vergisi ve katma değer vergisi ile ek mali yükümlülük ve buna tekabül eden katma değer vergisine karşı yapılan geri verme ve kaldırma talebinin reddine ilişkin karara karşı itirazın zımnen reddine dair İstanbul Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü işleminin iptali ile fuzulen tahsil edilen tutarın tahsil işleminin gerçekleştiği tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesinde, kanunen ödenmemeleri gerektiği halde ödenmiş olduğu belirlenen gümrük vergilerinin geri verileceği, kanunen tahakkuk ettirilmemeleri gerektiği halde tahakkuk ettirilen gümrük vergilerinin kaldırılacağı hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan; yürürlükten kaldırılan 1615 sayılı Gümrük Kanunu'nun 87. maddesi ile ilgili olarak, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 2.7.1966 gün ve E:1965/13; K:1966/6 sayılı kararında, aykırı içtihatlar, tahsil olunan gümrük vergilerinin anılan madde uyarınca geri verilebilmesinin, yanlışlıkla veya fuzulen tahsil olunduklarının açıkça anlaşılması koşuluyla olanaklı bulunduğu yolunda birleştirilmiştir. Bu bakımdan; 4458 sayılı Kanunun benzer hükümler taşıyan 211. maddesinin uygulanmasında da, iadesi istenen gümrük vergilerinin kanunen ödenmelerinin veya tahakkuk ettirilmelerinin gerekmediğinin, açıkça; yani, herhangi bir inceleme, araştırma ve yoruma gerek olmaksızın anlaşılabilir olması koşulu aranmalıdır.
Anayasanın 167.Maddesinde;"Devlet, para, kredi, sermaye, mal ve hizmet piyasalarının sağlıklı ve düzenli işlemlerini sağlayıcı ve geliştirici tedbirleri alır; piyasalarda fiilli veya anlaşma sonucu doğacak tekelleşme ve kartelleşmeyi önler. Dış ticaretin ülke ekonomisinin yararına olmak üzere düzenlenmesi amacıyla ithalat, ihracat ve diğer dış ticaret işlemleri üzerine vergi ve benzeri yükümlülükler dışında ek mali yükümlülükler koymaya ve bunları kaldırmaya kanunla Bakanlar Kuruluna yetki verilebilir."hükmü yer almaktadır.
2976 sayılı Dış Ticaretin Düzenlenmesi Hakkındaki Kanun'un "Ek Mali Yükümlülükler" başlıklı 3. Maddesinde; "İthalat, ihracat veya dış ticaret işlemleri üzerine konulan ek mali yükümlülüklerin nevi, miktarı, tahsili, takibi, iadesi, gerektiğinde bütçeye irat kaydedilmesi, bir fonda toplanması ve fonun kullanım esasları Bakanlar Kurulu kararında gösterilir." hükmüne yer verilmiştir.
Dava konusu ek mali yükümlülük ve ek mali yükümlülüğe bağlı katma değer vergilerinde, Anayasanın 167. Maddesi ve 2976 sayılı Dış Ticaretin Düzenlenmesi Hakkındaki Kanun'un 3. Maddesinde Bakanlar Kuruluna, yurt dışı ticaretinde düzenleme yapma yetkisi verildiğinden ve bu yetki kapsamında alınan Bakanlar Kurulu Kararlarına istinaden mükelleflere ek mali yükümlülükler getirildiğinden, davacının ek mali yükümlülük ve ek mali yükümlülüğe bağlı katma değer vergisine karşı yapılan geri verme-kaldırma başvurusunun reddine ilişkin karara karşı itirazın zımnen reddine dair İstanbul Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü işleminde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, İstanbul 5. Vergi Mahkemesi Hakimliği'nin 28/03/2017 gün ve E:2016/2914; K:2017/567 sayılı kararının kısmen kaldırılmasına, davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne, dava kısmen kabul kısmen ret ile sonuçlandığından, aşağıda dökümü yapılan 174,50-TL yargılama giderinin takdiren 87,25-TL'sinin davacı üzerinde bırakılmasına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 1100,00- TL vekalet ücretinin davacından alınarak davalı idareye verilmesine; yargılama giderinin idarece itiraz aşamasında karşılanan 61,00-TL'sinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, 26,25-TL yargılama giderinin davalı idarece davacıya ödenmesine, Mahkemece, dava aşamasında davacı vekili lehine vekalet ücreti ödenmesine hükmedildiğinden davacı vekili lehine ayrıca vekalet ücretine hükmedilmesine gerek bulunmadığına, gider avansının artan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine, Dairemiz'ce davanın kısmen reddine karar verilen tutar üzerinden binde 4.55 oranında ve 31,40-TL'den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcının davacıdan alınması için İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığına harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, kararın taraflara tebliği için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, temyizi kabil olmamak üzere kesin olarak 03/11/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)