(2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacının maliki olduğu İstanbul İli, Gaziosmanpaşa İlçesi, .... Mahallesi, 1503 Ada, 14 Parsel'de bulunan riskli yapı tespitli taşınmazın 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında yıkılarak inşa edilen yeni yapının bağımsız bölümün devrinden kaynaklanan ve işlem sırasında davacıdan tahsil edilen 6.300,00-TL tutarındaki tapu harcının iptali istemiyle açılan davanın; gayrimenkullerin ivaz karşılığı devir ve iktisabının harca tabi olduğu, ancak 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun uyarınca yapılacak devir ve tescillerin ise tapu harcından müstesna olduğu, buna göre anılan kanun uyarınca yapılan kentsel yenileme uygulamalarının belirtilen istisnadan yararlanacağı, bu durumda, 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun gereğince harçtan müstesna olduğu belirlenen işlem nedeniyle davacıdan harç alınmasında yasal isabet bulunmamakta olup, tapu harcının iptali ile ödenen tutarın davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle kabulüne ilişkin 28.02.2017 gün ve E: 2016/2656; K:2017/388 sayılı İstanbul 10. Vergi Mahkemesi Hakimliği kararının; yöntem ve yasaya aykırılık taşıdığı, Gayrimenkullerin ivaz karşılığında veya ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayanılarak yahut trampa hükümlerine göre devir ve iktisabında gayrimenkulün beyan edilen devir ve iktisap bedelinden az olmamak üzere emlak vergisi değeri üzerinden devir eden ve devir alan için ayrı ayrı harç alınacağının hükme bağlandığı, 6306 sayılı Kanunla getirilen istisna, riskli yapıların tespiti aşamasından, söz konusu yapılar yıkıldıktan sonra yerlerine yapılan yeni binaların hak sahipleri malikler ile müteahhitler adına tapuda tescili aşamasına kadar olan süreçleri kapsadığı, yeni yapılan binadaki bağımsız bölümlerin hak sahibi malikler ile müteahhitler adına tapuya tescili ile son bulan dönüşüm sürecinden sonra hak sahibi malikler ile müteahhitler adına tescil edilmiş bulunan bağımsız bölümlerin satılmasına yönelik işlemlerin istisna kapsamına girmediği, dönüşüm sonrası ilk satışın Uygulama Yönetmeliğinde Kanun kapsamında uygulamalar arasında sayılmış olmasının, Kanunda öngörülmeyen bir işleme istisna sağlamasını mümkün kılmadığı, kanunla harç yükümlülüğü getirilen bir işleme yönetmelik gibi ikincil mevzuatla istisna veya muafiyet sağlanamayacağı, dolayısıyla bağımsız bölümün devrinden dolayı harç alınmış olmasında mevzuata aykırılık bulunmadığı iddialarıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. Maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca istinaf yoluyla kaldırılmasına ve davanın reddi yolunda karar verilmesi isteminden ibarettir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Beşinci Vergi Dava Dairesince, dava dosyasında ki tüm bilgi ve belgeler ile davalı idarenin istinaf başvuru dilekçesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü:
Açıklanan nedenlerle istinaf başvurusuna konu İstanbul 10. Vergi Mahkemesi Hakimliği'nin 28.02.2017 gün ve E: 2016/2656; K:2017/388 sayılı kararında Kanunun 45/4. Maddesinde sayılan kaldırma nedenlerinin bulunmadığı anlaşıldığından ve başvuru dilekçesinde ileri sürülen iddialar da söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden aynı kanunun 45/3. Maddesi uyarınca istinaf başvurusunun REDDİNE, istinaf aşamasında yapılan 39,00 -TL yargılama giderinin istinaf başvurusunda bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin hükmün kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, temyizi kabil olmamak üzere kesin olarak 03.11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)