(Turizm Tesislerinin Belgelendirilmesine ve Niteliklerine İlişkin Yönetmelik m. 26) (İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik m. 6, 13)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, ....... adresinde bulunan ve Kültür ve Turizm Bakanlığından 1.sınıf lokanta turizm işletmesi belgeli "…. Restaurant" unvanlı tesisin işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline ilişkin 15/06/2016 tarih ve 439 sayılı İzmit Belediye Encümeni kararı ile Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü'nün 17/06/2016 tarih ve E.12728 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada; "Bakılan davada, davalı idarece düzenlenmiş restaurant ruhsatı bulunan davacıya ait işyerine yönelik yapılan denetimlerde, İşyeri Açama ve İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliği uyarınca canlı müzik ruhsatı alınmaksızın canlı müzik yapıldığının ve anılan Yönetmelikte farklı özellikler aranan bar, pavyon, taverna veya gece kulübü gibi işletildiğinin farklı zamanlarda tespit edildiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Davacı tarafından işletmesinin turizm işletme belgesi olduğu ileri sürülerek davalı idarece işlem tesis edilemeyeceği ileri sürülmüş ise de; turizm işletme belgesine yönelik denetimlerin ilgili idarece gerçekleştirilebileceği kabul edilebilir olmakla birlikte işletmeye yönelik olarak işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenleyen davalı idarenin işyerinin İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik hükümleri kapsamında ve verdiği ruhsata uygun olarak faaliyette bulunup bulunmadığıyla sınırlı olarak denetimini yapma ve bu konuda işlem tesis etme yetkisi bulunduğunun kabulü gerekeceğinden davacının bu itirazına itibar edilmemiştir. Yine, davacı tarafından Turizm Tesislerinin Belgelendirilmesine ve Niteliklerine İlişkin Yönetmeliğin 26.maddesi uyarınca lokantalarda canlı müzik yayını yapılabileceğinden bahisle canlı müzik ruhsatı aranmayacağı ileri sürülmüş ise de, söz konusu Yönetmelik lokantalarda canlı müzik yayını yapılabileceğini düzenlemiş olup, anılan Yönetmeliğin ruhsat (izni alma) yükümlüğünü ortadan kaldıran bir yönü bulunmadığından davacının bu iddiasına da itibar edilmemiştir. Bu durumda, restaurant ruhsatı bulunan canlı müzik ruhsatı bulunmayan işyerine yönelik yapılan denetimlerde canlı müzik yapıldığı ile ruhsat kapsamı dışında faaliyet gösterildiğinin tespit edilmesi üzerine işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline yönelik tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır." gerekçesiyle davanın reddine karar veren Kocaeli 2. İdare Mahkemesinin 08/03/2017 tarih ve E:2016/836, K:2017/500sayılı kararının; uyuşmazlığa konu işyerinin Turizm İşletme Belgeli bir işyeri olduğu, Turizm Tesislerinin Belgelendirilmesine ve Niteliklerine İlişkin Yönetmeliğin 26.maddesi uyarınca canlı müzik yapılabileceği, öte yandan canlı müzik izni verilebilmesi için davalı idareye yapılan başvuruların sonuçsuz bırakıldığı, mevzuata aykırı bir durumun bulunmadığı iddialarıyla istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf talebinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Altıncı İdare Dava Dairesince; dava dosyasındaki bilgi ve belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava; davacı tarafından, ....... adresinde bulunan ve Kültür ve Turizm Bakanlığından 1.sınıf lokanta turizm işletmesi belgeli "……. Restaurant" unvanlı tesisin işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline ilişkin 15/06/2016 tarih ve 439 sayılı İzmit Belediye Encümeni kararı ile Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü'nün 17/06/2016 tarih ve E.12728 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
10.08.2005 tarih ve 25902 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 6.maddesinin 2.fıkrasında; "işyeri açma ve çalışma ruhsatlarının yetkili idarelerin en üst amiri veya görevlendireceği yetkili tarafından imzalanacağı ve ruhsat için ayrıca meclis ya da encümence bir karar alınamayacağı" düzenlemesine yer verilmiş olup, işyeri açma ve ruhsatını sadece başkan ya da görevlendireceği kişinin verebileceği açıkça emredilmiştir.
Diğer taraftan; idare hukukunun temel prensiplerinden biri olan yetki ve usulde paralellik ilkesi uyarınca; yasada aksine bir düzenleme bulunmadıkça, bir işlemin tesisinde uygulanan yetki ve usul koşullarının aynı işlemin geri alınması ve kaldırılması işlemlerinde de aynen uygulanması zorunludur.
Dava dosyasının incelenmesinden; ....... adresinde restaurant ruhsatı ile faaliyet gösteren davacıya ait işyerinde kolluk görevlilerince yapılan denetimlerde canlı müzik yayını yapıldığı, dansöz kıyafetiyle bayanların masalarda ve sahnede dans ettikleri ve restaurant ruhsatı bulunmasına karşın mevzuata aykırı şekilde faaliyette bulunulduğunun davalı idareye bildirilmesi üzerine yukarıda adı geçen Yönetmeliğin 13.maddesi uyarınca söz konusu aykırılıkların giderilmesi hususunda davacıya tebligat yapılarak süre verildiği, süre sonunda yapılan kontrolde tespit olunan mevzuata aykırılıkların giderilmediğinden bahisle dava konusu belediye encümeni işlemi ile işyerine ait 09.07.2015 tarih ve 2015/613 R-15/613 sayılı işyeri açma ve çalıştırma ruhsatının iptal edildiği, bu hususun davacıya bildirilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu hale göre, mevzuatında ruhsatları vermekle yetkili kılınan idarenin aynı şekilde bu ruhsatların iptali konusunda da tek yetkili olduğu tartışmasız olup, aksine bir düzenlemenin de bulunmadığı görüldüğünden, belediye başkanınca verilmiş bulunan işyeri açma ve çalıştırma ruhsatının, yetkide ve usulde paralellik ilkesi uyarınca yine belediye başkanı veya görevlendireceği bir yetkili tarafından iptal edilmesi (geri alınması) gerekirken; bu ilkeye aykırı olarak; hem de yönetmelikte ayrıca encümen tarafından karar alınmaması gerektiği düzenlemesi bulunmasına rağmen belediye encümenince ruhsatın iptali yönünde işlem tesis edildiği görüldüğünden işlemde yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; istinaf talebinin kabulüne, Kocaeli 2. İdare Mahkemesinin 08/03/2017 tarih ve E:2016/836, K:2017/500 sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemlerin iptaline, aşağıda dökümü gösterilen dava ve istinaf aşamasında yapılan 464,75 TL yargılama giderinin ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 990,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, yersiz alınan 31,40 TL karar harcının istemi halinde davacıya iadesine, istinaf aşamasındaki posta gideri avansından artan kısmın kararın kesinleşmesini müteakip mahkemesince davacıya iadesine, dava konusu işlemin bir ticari faaliyetin icrasını süresiz olarak engellemesi nedeniyle kararın tebliğini izleyen 30 gün içerisinde Dairemiz aracılığıyla Danıştay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 21/09/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)