(2577 S. K. m. 45) (488 S. K. Ek. m. 2) (213 S. K. m. 3, 116, 117, 118, 122, 124)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı vekili tarafından, yabancı katılımına açık döviz kazandırıcı işlem niteliğinde olup 12.12.2014 tarih ve 2014/167269 ihale kayıt numarası ile müvekkiline ihale edilen iş nedeniyle imzalanan "Beşiktaş Belediye Başkanlığı 2015 Yılı Personel Temini Hizmeti Alımına Ait Sözleşme" den dolayı ödenen 46.404,70 TL sözleşme damga vergisi, 27.852, 61 TL ihale karar pulu harcı ve 45.072,09 TL hakediş damga vergisinin, istisna kapsamında olduğundan bahisle 27.06.2016 tarihinde hatanın düzeltilerek iadesi için yaptıkları başvurunun, Tebliğde uluslararası ihaleye çıkarılmış olmanın tek başına tek başına döviz kazandırıcı faaliyet sayılma için yeterli kriter olarak sayılmadığı ve söz konusu işin cari yıl yatırım programında yer alan kamu yatırımı olduğuna dair tevsik edici belge bulunmadığı gerekçesiyle reddine dair 03.08.2016 tarih ve 81771 sayılı işlemin iptali ile ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte iadesi istemiyle açılan davanın; söz konusu ihale edilen işin yatırım programında yer alması ve Uluslar arası katılımcılara açık olması nedeniyle döviz kazandırıcı faaliyet niteliğinde olması nedeniyle, 488 sayılı Kanunun Ek 2. maddesi ile döviz kazandırıcı faaliyetlere ilişkin işlemlerle ilgili olarak düzenlenen kağıtlar damga vergisinden müstesna tutulmuş olup; dava konusu işin kamu yatırımı olmadığı, Uluslar arası ihaleye çıkarılmış olmanın tek başına döviz kazandırıcı faaliyet sayılma için yeterli kriter olmadığı ve davacı firmanın vergi, resim, harç istisna belgesi bulunmadığından bahisle istisna hükmünden yararlanamayacağı davalı idare tarafından ileri sürülmüşse de; Kanunda yer almayan bir kısıtlama getiren tebliğ hükmünden hareketle, salt vergi resim harç istisnası belgesinin bulunmaması istisna hükmünden yararlanılmasına engel oluşturmayacağından, haksız yere kesilen harç ve vergilerin iadesi istemiyle düzeltme - şikayet kapsamında yapılan başvurunun reddine dair işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle kabulüne, dava konusu işlemin iptali ile dava konusu harç ve vergilerin, Beşiktaş Vergi Dairesine 26.05.2016 tarihinde yapılan başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak kanuni faiziyle birlikte davacıya iadesine ilişkin İstanbul 13. Vergi Mahkemesinin 28.04.2017 gün ve E:2016/1960; K:2017/1119 sayılı kararının; yöntem ve yasaya aykırılık taşıdığı, dava konusu olayda herhangi bir vergi hatası bulunmayıp hukuki yorum gerektiren konu hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanunun düzeltme hükümlerinin tatbikinin mümkün olmadığı, döviz kazandırıcı faaliyetlere ilişkin istisnanın şarta bağlı olarak 488 sayılı Damga Vergisi Kanunun Ek-2 nci istisnanın uygulanmasına ilişkin usul ve esasların söz konusu maddelerin verdiği yetkiye istinaden yayımlanan (1) seri numaralı Döviz Kazandırıcı Faaliyetlerde Damga Vergisi ve Harç İstisnası Uygulaması Hakkında Tebliğde açıklandığı, damga vergisi ve harç istisnasının uygulanabilmesi için vergi ve harca konu işlemin sözü edilen belgelerin geçerlilik süresi içinde yapılması gerektiği, belgenin alınmasından önce veya belgenin geçerlilik süresinin dolmasından sonra belgeye bağlanan iş ile ilgili olarak yapılan işlemlere damga vergisi ve harç istisnasının uygulanamayacağı, dava konusu olayda davacı tarafından söz konusu işin sadece uluslararası ihale konusu olduğu iddia edilirken ihale kararının alındığı yıl Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığınca yayınlanan yatırım programında yer alan kamu yatırımlarından olduğunun tevsik edilemediği iddialarıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca istinaf yoluyla kaldırılmasına ve davanın reddi yolunda karar verilmesi isteminden ibarettir.
SAVUNMANIN ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Beşinci Vergi Dava Dairesince, dava dosyasında ki tüm bilgi ve belgeler ile davalı idarenin istinaf başvuru dilekçesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü:
İstinaf başvurusu; davacı tarafından ödenen sözleşme damga vergisinin ve ihale karar pulunun ve hakediş ödemleri üzerinden alınan damga vergisinin iadesi istemiyle yapılan düzeltme başvurusunun reddine ilişkin karara vaki şikayet başvurusunun reddine dair işlemin iptali ve ödenen tutarların iadesine hükmedilmesi istemiyle açılan davayı kabul eden Mahkeme kararının kaldırılması isteminden ibarettir.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 122. maddesinde; mükelleflerin, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden isteyebilecekleri; 124. maddesinde de, vergi mahkemelerinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilecekleri açıklanmıştır. Bu maddeler uyarınca düzeltilmesi vergi dairelerinden istenebilecek vergi hatasının tanımı ise, aynı Kanunun 116.maddesinde, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak yapıldıktan sonra, 117. ve 118. maddelerinde de, hesap hataları ile vergilendirme hatalarının neler olduğu gösterilmiş bulunmaktadır.
Sözü edilen yasal düzenlemelere göre düzeltme yolu, vergiye ilişkin hesaplarda, matrah ve miktar hatası bulunması yahut mükerrer vergi istenmesi şeklinde, vergilendirmede ise mükellefin şahsında, mükellefiyette, verginin mevzuunda ve döneminde yapılmış hataların varlığı halinde izlenebilecek bir idari başvuru yolu olup vergi yükümlülerince, vergilendirmeye ilişkin bir olayın düzeltme yoluyla yargı önüne getirilebilmesi ve vergi hatasının varlığından söz edilebilmesi için, hukuksal sorun olarak çözümlenmesi gerekmeyen açık ve mutlak bir hata bulunduğunun belirlenebilmesi gerekir.
Başka bir anlatımla, idareden düzeltilmesi talep edilebilecek vergi hataları, kendisinden düzeltme isteminde bulunulan idari makamın veya uyuşmazlık halinde yargı yerinin, 213 sayılı Kanunun 3'üncü maddesinde öngörülen yorum tekniklerine başvurmadan, ilk bakışta anlayabileceği açıklıktaki vergilendirme yanlışlıklarıdır.
488 sayılı Damga Vergisi Kanunun Ek 2. Maddesi 15.07.2016 tarih ve 6728 sayılı Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 27. maddesiyle değiştirilerek, Vergi, Resim, Harç İstisna Belgesine bağlanan ve maddede sayılan döviz kazandırıcı faaliyetlere ilişkin işlemler nedeniyle, belgenin geçerlilik süresi içerisinde belgede yer alan tutarla sınırlı olmak kaydıyla, düzenlenen kağıtlar damga vergisinden müstesna tutulmuş olduğu, maddenin son fıkrasında da, bu maddenin uygulanması bakımından döviz kazandırıcı faaliyetlerin neler olduğunun ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanlığı ile Ekonomi Bakanlığı tarafından birlikte tespit edileceği hükme bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; Beşiktaş Belediyesi tarafından ihalesi yapılan "Beşiktaş Belediye Başkanlığı 2015 Yılı Personel Temini Hizmeti Alımı" işi nedeniyle ödenen damga vergisinin döviz kazandırıcı işlemler ve bu işlemlerle ilgili olarak düzenlenen belgelerin damga vergisinden istisna olduğundan söz edilerek yapılan düzeltme ve şikayet yoluna başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali ve ödenen tutarların iadesine hükmedilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Olayda; yukarıda yer alan bilgiler doğrultusunda davacı şirketin uhdesinde kalan dava konusu ihaleye ilişkin olarak alınan ihale kararının döviz kazandırıcı faaliyet kapsamında değerlendirilerek bu ihale kararı üzerinden ödenen damga vergisi, sözleşme nedeniyle ödenen damga vergisinin ve hakediş ödemleri üzerinden alınan damga vergisinin iadesi amacıyla yapılan düzeltme şikayet başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali istenilmekte olup, uyuşmazlığın çözümü; davacının üstlendiği ihale ve bu ihale sonucunda yapılacak işin, döviz kazandırıcı faaliyet kapsamında olup olmadığı hususunun hukuki nitelemesinin yapılmasına bağlıdır. Bunun ortaya konulabilmesi ise, 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 1'inci, 4'üncü ve ek 2'nci maddeleri ile 1 Seri No'lu ve 4 Seri No'lu Döviz Kazandırıcı Faaliyetlerde Damga Vergisi ve Harç İstisnası Uygulaması Hakkında Tebliğde yer alan hükümlerin değerlendirilmesine ve yorumlanmasına bağlı olduğu açıktır.
Bu durumda, davacı iddiaları ve bu iddialar çerçevesinde ortaya çıkan uyuşmazlık, herhangi bir kuşku ya da hukuki tartışmaya meydan bırakmayacak şekilde nitelendirilebilecek açık bir vergi hatası kapsamında olmayıp, hukuki bir sorun niteliğinde olduğundan, diğer bir ifadeyle ihtilafın çözümü maddi olayların ve mevzuatın değerlendirilmesi ve yorumunu gerektirmesi nedeniyle, uyuşmazlık vergilendirme işlemine karşı süresinde açılacak idari davada incelebileceğinden düzeltme ve şikayet kapsamında değerlendirilemeyeceği sonucuna ulaşılmış olup, bu sebeple dava konusu düzeltme-şikayet başvurusunun reddi yönündeki işlemde hukuka aykırılık; davanın kabulü yolunda verilen Mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun KABULÜNE, istinaf başvurusuna konu İstanbul 13. Vergi Mahkemesinin 28.04.2017 gün ve E:2016/1960; :2017/1119 sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine, dava aşamasında yapılan 127,50 yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf başvurusu aşamasında yapılan 22,00 TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.210,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 35,90-TL maktu karar harcının davacıdan alınması için İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığına harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, artan posta ücretinin hükmün kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine, 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinin (b) bendi uyarınca kararın tebliğini izleyen günden itibaren otuz (30) gün içinde Danıştaya temyiz yolu açık olmak üzere 06.02.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)