(2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı şirket adına tescilli 24.10.2016 tarih ve176463 sayılı gümrük giriş beyannamesine istinaden tahakkuk ettirilen ve ihtirazi kayıtla ödenen toplam 43.912,09-TL Gümrük Vergisi ve Katma Değer Vergisinin iadesi istemiyle, Bölge Müdürlüğü'ne yapılan 31.10.2016 tarihli başvurunun zımnen reddine dair işlemi; yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre eşyanın gümrük kıymetinin satış bedeli yöntemine göre belirlenen fiyat olduğu, satış bedeli yöntemine göre gümrük kıymetinin tespit edilemediği durumda sırasıyla diğer yöntemlere göre gümrük kıymetinin belirleneceğinin açık olduğu, davalı idarece satış bedeli yönteminin uygulanabilmesi için gereken koşulların mevcut olmadığı yolunda bir iddiada bulunmadığı gibi, davalı idarenin beyan olunan fiyatın ve ibraz edilen belgelerin doğru olmadığı yolunda bir inceleme ve araştırmasının da bulunmadığı, nihayet davacı tarafından beyan edilen birim fiyatın esas alınması gerekirken, Gümrükler Genel Müdürlüğü'nün ithal muz için belirlediği koli başına 9,5 USD referans bedel dikkate alınarak fazla alınan gümrük vergisi ve katma değer vergisinin iadesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık görülmediği, ithal edilen muz cinsi eşya nedeniyle tahakkuk ettirilen ve ihtirazi kayıtla ödenen gümrük ve katma değer vergisinin fazla ödenen kısmının iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, davacı şirketten fazladan tahsil edilen toplam 43.912,09-TL Gümrük Vergisi ve Katma Değer Vergisinin dava tarihi olan 21.12.2016 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle iptal eden İstanbul 14. Vergi Mahkemesi'nin 31/05/2017 gün ve E:2016/2796; K:2017/1294 sayılı kararının; yöntem ve yasaya aykırılık taşıdığı, davacının kendi rızası ile beyanda bulunduğu, 4458 Sayılı Gümrük Kanunu'nun 61'inci maddesinin 3'üncü fıkrası uyarınca kendisini bağlayıcı olan yurt dışı giderin yanlışlığını kanıtlayan herhangi bir belge ibraz edemediği, Gümrükler Genel Müdürlüğünün 02/06/2010-12299 tarih ve sayılı yazılarında özetle referans kıymet hesaplaması yoluyla tespit edilen kıymetin doğrudan gümrük kıymeti olarak esas alınmayacağı, risk analizi aracı olarak değerlendirileceği, beyan edilen kıymetin bu fiyatlardan düşük olması halinde 2006/6 Sayılı Genelge çerçevesinde işlem yapılacağının talimatlandırıldığı, beyan üzerine tahakkuk eden vergilerin yasal olduğu iddialarıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. Maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca istinaf yoluyla kaldırılmasına ve davanın reddi yolunda karar verilmesi isteminden ibarettir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Yöntem ve Yasaya uygun nitelik taşıyan Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalı istinaf başvurusunun reddi gerektiği yolundadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Beşinci Vergi Dava Dairesince, dava dosyasındaki tüm bilgi ve belgeler ile davalı idarenin istinaf başvuru dilekçesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
Açıklanan nedenlerle istinaf başvurusuna konu İstanbul 14. Vergi Mahkemesi'nin 31/05/2017 gün ve E:2016/2796; K:2017/1294 sayılı kararında Kanunun 45/4. maddesinde sayılan kaldırma nedenlerinin bulunmadığı anlaşıldığından ve başvuru dilekçesinde ileri sürülen iddialar da söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden aynı kanunun 45/3. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun REDDİNE, istinaf aşamasında yapılan 47,00-TL yargılama giderinin istinaf başvurusunda bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin hükmün kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, temyizi kabil olmamak üzere kesin olarak 26/09/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)