(2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, 23.03.2014 tarihinde yapılan Yükseköğretime Geçiş Sınavına katılmak için geldiği sınav salonunda salon görevlilerinin ismini listede bulamadıkları gerekçesiyle kendisini sınava almadıkları, daha sonra isminin yer aldığı listenin bulunması üzerine yaklaşık yarım saat sınava geç alındığı, idarenin hizmet kusuru nedeniyle maddi ve manevi zararının oluştuğu ileri sürülerek, 3.016,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; her ne kadar davalı idarece davacının sınava girdiği salona ilişkin olarak kamera kaydı bulunmadığı, tutanakların ise bir yıllık süre geçtiği için imha edildiği ileri sürülmekte ise de, Amasya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.02.2015 günlü, E:2014/784, K:2015/226 sayılı kararında, davacının sınava girdiği salonda görevli …..'nin, davacıyı sınav giriş belgesi olmaması nedeniyle toplantı odasına götürdüklerini, daha sonra başkanın masasında davacıya ait giriş belgesinin bulunması üzerine, davacının sınava alındığını ve yaklaşık 40 dakika ek süre tanındığını ifade ettiğinin belirtildiği göz önüne alındığında, sınav görevlilerinin hukuka aykırı eylemi nedeniyle davacının sınava geç alındığı, bu itibarla idarece hizmetin kusurlu işletildiği açık olduğu, bununla birlikte, hizmet kusuruna dayalı maddi tazminat istemlerinde, tazmin edilmesi istenen zararın, malvarlığında gerçek, kanıtlanabilir bir azalma veya artma olanağından yoksun kalma niteliğinde somut olarak ortaya konulabilmesi gerekmekte olup, bu kapsamda kesin olmayan, ihtimale dayalı zararların tazmin edilmesine olanak bulunmadığı, davacı tarafından, maddi zarar kapsamında 2.400,00 TL dershane ücreti ve 616,00 TL yol gidiş-geliş ücretinin ödenmesi talep edilmekte ise de, davacının sınava zamanında alınması halinde sınavda başarı göstereceği kesin olmadığı gibi, söz konusu zararın belgelendirilmediği de göz önüne alındığında, maddi tazminat talebinin hukuki dayanağının bulunmadığı sonucuna varıldığı, davanın; 5.000 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi isteğine ilişkin kısmına gelince, doktrinde de kabul edildiği üzere, idarenin hizmet kusurunun varlığı halinde, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen, duyduğu acı, üzüntü ve sarsıntı nedeniyle yaşama şevki azalan kişiye, manevi tazminat adı ile bir miktar para verilerek, onun bu yoldan tatmin edilmesi sağlandığı, idarelerin tazmin sorumluluğu içerisinde yer alan manevi tazminat, patrimuanda meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı olmayıp, manevi tatmin aracıdır. Manevi tazminata hükmedilmesi için kişinin fizik yapısını zedeleyen, yaşama ve kazanma gücünün azalması sonucu doğuran olayların meydana gelmesi ve idarenin hukuka aykırı bir işlem veya eylemi sonucunda bir ağır bir elem ve üzüntünün duyulmuş olması veya şeref ve haysiyetinin rencide edilmiş bulunması gerektiği, bakılan uyuşmazlıkta, davacının eğitimi ve mesleki kariyeri için önemli olan Yükseköğretime Geçiş Sınavına sınav görevlilerinin kusurlu eylemi nedeniyle geç alındığı açık olduğundan, bu durumun o an davacıda üzüntü ve endişe yaratacağı, dolayısıyla davacının manevi zararının oluştuğunun kabulü gerekmekte olup, duyulan üzüntüye karşılık takdiren 2.000,00 TL'nin davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle maddi ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi yönünde Ankara 16. İdare Mahkemesi'nce verilen 29/05/2017 gün ve E:2016/2759, K:2017/1545 sayılı kararın; taraflarca istinaf başvuru dilekçelerinde de belirtilen gerekçelerle birlikte mevzuata ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı'nca mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı savunularak talebin reddine karar verilmesi istenilmiş olup, ….. tarafından cevap verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesince işin gereği görüşülüp düşünüldü:
İstinaf başvurusuna konu edilen karar, usul ve esas yönünden hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, 2577 sayılı Yasanın 45/3. maddesi uyarınca tarafların istinaf başvurularının reddine, yargılama giderlerinin başvuruda bulunanlar üzerinde bırakılmasına ve posta gideri avansından artan miktarın iadesine, istinaf aşamasında fazla alınan 31,40 TL karar harcının davacıya iadesine, anılan Yasanın 45. maddesinin 6. fıkrası gereğince diğer kanun yolları kapalı ve kesin olmak üzere, 28.12.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)