İSTEMİN ÖZETİ: Davacı şirket tarafından ihtirazı kayıtla verilen banka ve sigorta muameleleri vergisi beyannamesi üzerine 2016/8 dönemi için yapılan BSMV tahakkukunun 28.554,37-TL'lik kısmının iptali istemiyle açılan davanın; foreks işlemleri kambiyo alım satım işlemi olarak değerlendirilemeyeceğinden, foreks işlemleri dolayısıyla lehe alınan para üzerinden uyuşmazlık konusu dönem için davacı adına tahakkuk eden banka ve sigorta muameleleri vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddine ilişkin 23/02/2017 gün ve E:2016/2392; K:2017/482 sayılı İstanbul 14. Vergi Mahkemesi Hakimliği kararının; yöntem ve yasaya aykırılık taşıdığı, forex olarak da bilinen kaldıraçlı döviz alım satım işlemlerinin kambiyo muamelesi niteliğinde olduğu ve kambiyo işlemlerinde satış tutarı üzerinden yapılacak verginin oranının Bakanlar Kurulunca sıfır olarak belirlendiğinden söz konusu işlemler dolayısıyla lehe alınan para üzerinden banka ve sigorta muameleleri vergisi hesaplanmaması gerektiği iddialarıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. Maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca istinaf yoluyla kaldırılmasına ve davanın kabulü yolunda karar verilmesi isteminden ibarettir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Beşinci Vergi Dava Dairesince, dava dosyasında ki tüm bilgi ve belgeler ile davacının istinaf başvuru dilekçesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
Davacı şirket tarafından ihtirazı kayıtla verilen banka ve sigorta muameleleri vergisi beyannamesi üzerine 2016/8 dönemi için yapılan BSMV tahakkukunun 28.554,37-TL'lik kısmının iptali istemiyle açılmıştır.
6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu'nun "Nispet" başlığı altında düzenlenen 33. maddesine göre; "Banka ve sigorta muameleleri vergisinin nispeti % 15 (% 1) dir. Kambiyo muamelelerinde nispet matrahın binde birdir.
(4761 sayılı Kanunun 5'inci maddesiyle değişen fıkra. Yürürlük; 22.06.2002) Bakanlar Kurulu, bu maddede belirtilen vergi oranını bankalar arası mevduat muameleleri, bankalar ile 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre kurulan aracı kurumlar arasındaki borsa para piyasası muameleleri ve diğer banka ve sigorta muameleleri için ayrı ayrı veya birlikte % 1'e, (5615 sayılı Kanunun 17 nci maddesiyle değişen ibare. Yürürlük; 04.04.2007) kambiyo muamelelerinde ise sıfıra kadar indirmeye ve yukarıdaki oranları aşmayacak şekilde yeniden tespit etmeye yetkilidir."
Anılan yasa maddesinin verdiği yetki uyarınca, 2008/13459 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile banka ve sigorta muameleleri vergisinin nispeti kambiyo muamelelerinde satış tutarı üzerinden sıfır olarak belirlenmiştir.
5411 sayılı Bankacılık Kanununun faaliyet konularını düzenleyen 4. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde ise; efektif dahil kambiyo işlemleri, para piyasası araçlarının alım ve satımı; kıymetli maden ve taşların alımı, satımı veya bunların emanete alınması işlemleri, olarak tanımlanarak, bankaların faaliyet konuları arasında sayılmıştır.
Diğer taraftan, 30.12.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 3. maddesinin u-3 bendinde; döviz ve kıymetli madenler ile Kurulca belirlenecek diğer varlıklar üzerine yapılacak kaldıraçlı işlemler, bu Kanunun uygulanmasında türev araçlar arasında sayılmış, 6362 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi ile yapılan atıf uyarınca yürürlükte olan 27.08.2011 tarih ve 28038 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Kaldıraçlı Alım Satım İşlemleri ve Bu İşlemleri Gerçekleştirebilecek Kurumlara İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğin "Tanımlar" başlıklı 4 üncü maddesinde, kaldıraçlı alım satım işlemi; yatırılan teminat tutarı karşılığında, her türlü döviz, mal, kıymetli maden ve Kurulca belirlenecek diğer varlıkların kaldıraçlı olarak elektronik ortamda alım satımı işlemleri olarak tanımlanmıştır.
Kaldıraçlı alım satım işlemleri foreks işlemleri, işlemlerin yapıldığı piyasa da foreks piyasası olarak isimlendirilmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; diğer aracılık faaliyetlerinin yanı sıra kaldıraçlı döviz alım satım işlemleri de yapan davacı kurum tarafından, sözü edilen foreks işlemlerinin kambiyo işlemi olarak değerlendirilmesi ve netice itibariyle kambiyo işlemlerinde satış tutarı üzerinden yapılacak verginin nispeti Bakanlar Kurulunca sıfır olarak belirlendiği için söz konusu işlemler dolayısıyla lehe alınan para üzerinden banka ve sigorta muameleleri vergisi hesaplanmaması gerektiği ihtirazı kaydı ile uyuşmazlık konusu beyannamenin verildiği, yapılan tahakkuk işleminin foreks işlemlerine isabet eden kısmının iptali ve iadesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, davalı idarece, fiziki teslimatlı döviz alım ve satım işlemleri olmamaları sebebiyle foreks işlemlerinin kambiyo alım satım işlemi olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davacı kurumun ihtirazı kaydı kabul edilmemiş ise de, davacı kurumun diğer aracılık faaliyetleri yanında, kaldıraçlı alım satım işlemi yaptığı, kaldıraçlı alım satım işlemlerine konu dövizin para piyasası aracı olması ve yukarıda anılan Bankacılık Kanunu uyarınca yapılan işlemin niteliği gereği kambiyo işlemleri mahiyetinde olduğu ve 6802 sayılı Gider Vergileri Kanununda döviz alım satım işlemlerinin fiziki teslimatlı olmaması durumunda kambiyo işlemi olarak dikkate alınamayacağını öngören bir düzenlemeye yer verilmediği hususu da dikkate alınarak, kaldıraçlı döviz alım satım işlemlerinde banka muameleleri vergisi oranının sıfır olarak uygulanması gerektiği kanaatiyle, davacı şirketin ihtirazı kaydı dikkate alınmaksızın tahakkuk ettirilen dava konusu 28.554,37-TL banka muameleleri vergisinde hukuka uygunluk bulunmamakta ve davacıya iadesi gerekmektedir.
Davacı şirketin faiz istemine gelince;
Bilindiği üzere faiz, paranın sahibinden başkası tarafından kullanılmasının sahibine vermiş olduğu zararın karşılığı, başka bir ifadeyle tazmini olarak tanımlanmaktadır. Hukuken öngörülmeyen bir verginin tahsili sonrası doğan zararın tazmini hususunun da hukuk devletinde, Anayasanın 125’inci maddesinin “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür” hükmünde tanımını bulan “İdarenin Sorumluluğu” ilkesi çerçevesinde değerlendirilmesi bir zorunluluktur. Bu haliyle ihtilafta, yukarıda açıklandığı üzere tahsili hukuka aykırı bulunan ve idarece tahsili tarihinden işbu karara göre iadesi tarihine kadar geçen süre içinde kullanımından mahrum kalınan tutarın bu husustaki genel hükümleri içeren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’da öngörülen oranda faiz uygulanmak suretiyle davacıya iadesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle; davacının İstinaf Başvurusunun Kabulüne, İstanbul 14. Vergi Mahkemesi Hakimliği'nin verdiği, "davanın reddine" ilişkin 23/02/2017 gün ve E:2016/2392; K:2017/482 sayılı kararın kaldırılmasına, davanın KABULÜNE, dava konusu aşağıda dökümü gösterilen 219,05 TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.100,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, temyizi kabil olmamak üzere kesin olarak 15/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)