(4458 S. K. m. 61) (2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı şirket tarafından 29.01.2016 tarih ve IM000742 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi kapsamında ithal edilen "kabuklu ceviz" cinsi eşyanın, 17.08.2006 tarih ve 26262 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Dış Ticaret Müsteşarlığı'nın İthalatta Gözetim Uygulamasına İlişkin 2005/5 sayılı Tebliği'ni değiştiren 11.10.2006 tarih ve 26316 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tebliğ'de yer alan "1.800-USD/TON" birim kıymete göre kıymetinin gözetim fiyatına yükseltilip, ardından fazladan ödenen gümrük ve katma değer vergilerinin geri verilmesine ilişkin yapılan başvurunun reddine dair Tekirdağ Gümrük Müdürlüğünün 16.12.2016 tarih ve 16GV59010031 sayılı kararına vaki itirazın reddine ilişkin Batı Marmara Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğünün 16.01.2017 tarih ve 6 sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada; "Olayda, davacı şirketin beyannamenin tescilinden itibaren üç yıllık zaman aşımı süresi dolmadan, Gümrük Kanunu'nun öngördüğü prosedüre uygun olarak idari karar tesis ettirmek suretiyle geri verme istemine konu ettiği fuzulen ödenen gümrük ve katma değer vergileri, eşyanın beyan edilen birim kıymetinin ihracatçıya ödenen gerçek kıymet olmadığı yönünde davalı idarece yapılmış bir tespite dayanmamakta olup, ihtilafın, gözetime tabi olduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmayan eşyanın, salt gözetim kıymet farkı nedeniyle yüksek beyan edilen birim kıymete göre hesaplanan fazla gümrük ve katma değer vergilerine ilişkin olduğu nazara alındığında; serbest dolaşıma giriş beyannamesine konu eşya için Tebliğde belirtilen kıymet, eşyanın, Gümrük Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş gerçek satış bedeli olmadığı dolayısıyla ortada kanunen ödenmesi gereken herhangi bir vergi bulunmadığından gözetim önlemlerinin yanlış uygulanması suretiyle davacı şirketten fuzulen tahsil edildiği hukuki ihtilafı gerektirmeyecek kadar açık olan gümrük ve katma değer vergilerinin geri verilmesi istemi üzerine tesis edilen dava konusu ret işleminin gözetim farkından kaynaklı hesaplanan kısmı yönünden iptali ile anılan kısım açısından fazladan ödenen vergilerin geri verilmesi gerekmektedir. Gözetim farkından kaynaklı hesaplanmadığı anlaşılan gümrük ve katma değer vergisi yönünden ise; dava konusu iadesi istenen vergilerin 36.096,00-TL gümrük vergisi ile 1.196,00-TL katma değer vergisi olduğu dikkate alınarak, ihtilafa konu beyannamedeki 20.642 kg kabuklu cevizin Tebliğ ile öngörülen gözetim kıymetinin (20.642 kg x1.800-USD) 37.155,60-USD=110.879,74-TL olduğu, beyannamede 31.116,56-TL mal, sigorta, navlun bedeli ve 83.557,60-TL yurt dışı gider olmak üzere toplam 114.674,16-TL matrah beyan edildiği, yurt dışı gider olarak beyan edilen 83.557,60-TL'nin 3.794,42-TL'lik kısmının (114.674,16-TL-110.879,74-TL=3.794,42-TL) gözetim kıymetinden kaynaklanmadığı, olması gereken yurt dışı giderin gözetim kıymetine isabet eden kısmının vergilerinin 34.457,69-TL gümrük vergisi ve 1.142,20-TL katma değer vergisine tekabül ettiği, dolayısıyla fazla hesaplanan 1.638,31-TL gümrük vergisi ve 53,80-TL katma değer vergisinin iadesi isteminde hukuki isabet bulunmadığı anlaşılmaktadır." gerekçesiyle dava konusu işlemin gözetim farkından kaynaklı hesaplanan kısmının iptali ile gözetim nedeniyle fazladan ödenen 34.457,69-TL gümrük vergisi ve 1.142,20-TL katma değer vergisinin davacıya iadesine, fazlaya ilişkin 1.638,31-TL gümrük vergisi ve 53,80-TL katma değer vergisi istemi yönünden ise davanın reddine ilişkin 31/05/2017 gün ve E:2017/118, K:2017/348 sayılı Tekirdağ Vergi Mahkemesi kararının iptal ve kabule ilişkin kısmının; yöntem ve yasaya aykırılık taşıdığı, davacı şirketin gümrük mevzuatı uyarınca gözetim belgesi alma yükümlülüğünden kurtulmak için özgür iradesi ile gözetim belgesi ibrazını gerektirmeyecek tutarda yurt dışı gider beyan ettiği, Tekirdağ Gümrük Müdürlüğü'ne vermiş olduğu 29.01.2016 tarih ve 13488787 sayılı taahhütname ile adına tescilli 29.01.2016 tarih ve IM000742 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi kapsamında ithal edilen 080231000000 GTİP'te yer alan ürünü 2012/3 sayılı gözetim tebliğine göre ilgili kalemin yurt dışı diğer gider kısmına ek kıymet konularak tebliğde belirtilen kıymete ulaşmasını sağladığı, bundan dolayı ithal edeceği ürünle ilgili ihtirazi kayıt koymayacağını ve herhangi bir iade talebinde bulunmayacağını beyan ve taahhüt ettiği, 4458 sayılı Kanunun 61/3. maddesi gereğince tescil edilmiş beyannamenin ait olduğu eşyanın vergileri ve para cezalarından dolayı taahhüt niteliğinde beyan sahibini bağladığı, bu nedenle davacı şirketin ithal etmek istediği mallara ilişkin ödediği vergiler hakkında herhangi bir iade talebinde bulunamayacağı, davacı şirketin ihtirazi kayıt beyanı olmaksızın kendi beyanları üzerine tahakkuk eden gümrük vergilerini geri verme/kaldırma işlemine konu edebilmesi için söz konusu vergilerin yanlışlıkla alındığının veya fuzulen tahsil edildiğinin açık olmasının gerektiği, dava konusu olayda davacı şirket tarafından iadeye konu gümrük ve katma değer vergisinin verilen beyannamelere göre tahakkuk ettirilerek ödendiği, herhangi bir hesap hatasının bulunmadığı, tahakkuk ettirilen verginin kanunen istisna ya da muafiyet kapsamında olmadığı, verginin mükellefinde herhangi bir yanlışlık bulunmadığı görüldüğünden ortada kanunen tahakkuk ettirilmemesi veya ödenmemesi gereken bir verginin varlığından söz edilemeyeceği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu iddialarıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca istinaf yoluyla kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi isteminden ibarettir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Beşinci Vergi Dava Dairesince, dava dosyasında ki tüm bilgi ve belgeler ile davalı idarenin istinaf başvuru dilekçesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü:
Tekirdağ Vergi Mahkemesi'nin 31/05/2017 gün ve E:2017/118, K:2017/348 sayılı kararının istinaf başvurusuna konu kısmında, 2577 sayılı Kanunun 45/4. maddesinde sayılan kaldırma nedenlerinin bulunmadığı anlaşıldığından ve başvuru dilekçesinde ileri sürülen iddialar da kararın söz konusu kısmının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden, aynı Kanunun 45/3. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun REDDİNE, istinaf aşamasında yapılan 71,00-TL yargılama giderinin istinaf başvurusunda bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin hükmün kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 11/12/2017 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi. (¤¤)