(4458 S. K. m. 211) (2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı şirket adına tescilli 30/11/2015 tarih ve 101877 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın kıymetinin referans kıymete yükseltilerek, referans fiyatlara göre beyan edildiğinden bahisle, ödenen gümrük vergisinin eşyaya ait faturada gösterilen kıymete göre hesaplanan tutardan fazlasının geri verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair 02/11/2016 tarih ve 433 sayılı karara vaki itirazın zımnen reddi yolundaki işlemin iptali ile fazladan ödenen miktarın yasal faizi ile ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın; beyan edilen eşya için Tebliğde belirtilen kıymetler, eşyanın, Gümrük Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş gerçek satış bedeli olmadığı gibi, Tebliğde de, böyle bir durumda, belirtilen kıymetin esas alınması suretiyle ek tahakkuk yapılmasını öngören herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı, dolayısıyla, tebliğ hükümleri çerçevesinde beyan edilen yurt dışı gider kalemiyle ilgili olarak ortada, kanunen ödenmesi gereken herhangi bir vergi bulunmadığı, gözetim önlemlerinin yanlış algılanması suretiyle, fazladan tahsil edildiği açıkça anlaşılan vergilerin iadesi istemini reddeden davalı idare işlemine vaki itirazın zımnen reddine dair işleminin iptaliyle fazladan ödenen tutarın ödeme tarihinden itibaren işletmeden yasal faiziyle birlikte davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, fazladan ödenen vergilerin ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine ilişkin 30/05/2017 gün ve E:2017/20; K:2017/620 sayılı Kocaeli 1. Vergi Mahkemesi kararının; Davacı şirket tarafından ihtirazi kayıt yapılmadığı, ihtirazı kayıtla verilen beyannameler üzerinden yapılan tarh işlemlerine karşı idari dava yolunun açık olduğu, ilgili verginin Gümrük Kanununun 197/5. maddesine göre kesinleştiği, kesinleşen vergilerin idari yargıda dava konusu edilemeyeceği, 4458 Sayılı Kanunun 211.maddesinde yer alan, "kanunen ödenmemesi gereken" deyiminden yasalarla vergiden muaf ya da istisna edilmiş işlemler, hatalı vergi oranları uygulanan işlemlerin, tartışmaya açık olmayacak şekilde hesap hatası içeren işlemlerle mükellefiyetinde yanlışlık yapılan işlemlerin ve ödenmemesi gerektiği halde herhangi bir hukuki yoruma ihtiyaç duyulmayacak kadar açık olan vergilerin ödenmesinin anlaşılması gerektiği, davacı firmanın 4458 Sayılı Kanunun 211. maddesi kapsamında değerlendirilmesi istenilen geri verme başvurusu anılan hüküm ve geri verme ve vergilerin kaldırılmasını düzenleyen 210 ve 217. maddesi kapsamına girmediği, dava konusu işlemin usule ve kanuna uygun bir şekilde tesis edildiği iddialarıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. Maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca istinaf yoluyla kaldırılmasına ve davanın reddi yolunda karar verilmesi isteminden ibarettir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Beşinci Vergi Dava Dairesince, dava dosyasında ki tüm bilgi ve belgeler ile davalı idarenin istinaf başvuru dilekçesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü:
Açıklanan nedenlerle istinaf başvurusuna konu Kocaeli 1.Vergi Mahkemesi'nin 30/05/2017 gün ve E:2017/20; K:2017/620 sayılı kararında Kanunun 45/4. Maddesinde sayılan kaldırma nedenlerinin bulunmadığı anlaşıldığından ve başvuru dilekçesinde ileri sürülen iddialar da söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden aynı kanunun 45/3. Maddesi uyarınca istinaf başvurusunun REDDİNE, istinaf aşamasında yapılan 53,00-TL yargılama giderinin istinaf başvurusunda bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin hükmün kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine, kararın taraflara tebliğine, 2577 sayılı Kanunun 46. Maddesinin (b) bendi uyarınca kararın tebliğini izleyen günden itibaren otuz (30) gün içinde Danıştay’a temyiz yolu açık olmak üzere 15/12/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)