(2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, 20161227135040000013-17 sayılı ihbarnamelerle adına yapılan 2010/1-12 dönemine ait vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi tarhiyatı ile 2010/1-3, 4-6, 7-9, 10-12 dönemlerine ait vergi ziyaı cezalı kurum geçici vergisi tarhiyatlarının kaldırılması istemiyle açılan davanın, "... takdir komisyonu kararı, bir yıllık azami süre aşılarak alındığından, sözkonusu idari işlem şekil yönünden hukuka aykırı olup, bu işleme dayalı olarak yapılan tarhiyatlarda yasal isabet görülmediği..." gerekçesiyle kabulü yönünde verilen İstanbul 12. Vergi Mahkemesi'nin 05/06/2017 tarih ve E:2016/2697, K:2017/1643 sayılı kararının, davalı idare vekili tarafından, davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu ile davacının gerçek bir faaliyetinin olmadığının, komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediğinin anlaşıldığı, davacının takdir komisyonuna sevk edildiği, komisyonun matrah takdiri yaptığı, yapılan işlemlerin yasal ve yerinde olduğu ileri sürülerek istinaf yoluyla kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
CEVAP DİLEKÇESİNİN ÖZETİ: Cevap dilekçesi verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İkinci Vergi Dava Dairesi'nce; dosyadaki belgeler incelenip istinaf başvurusu hakkında gereği görüşüldü:
2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 1. fıkrasında, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine başvurulabileceği; 2. fıkrasında, istinafın, temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu; 3. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkünse gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği; 4. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vereceği, bu halde bölge idare mahkemesinin işin esası hakkında yeniden bir karar vereceği; 6. fıkrasında da, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu hükme bağlanmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden, istinaf istemine konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve istinaf başvurusunda ileri sürülen sebepler ile dosyada mevcut bilgi-belgeler kapsamında, ortada, kararın kaldırılmasını gerektiren nitelikte bir neden bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun reddine, başvuru aşamasında yapılan 39,00-TL tutarındaki yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, artan posta avanslarının hükmün kesinleşmesinden sonra Mahkemesince yatıran tarafa iadesine, kararın taraflara tebliğine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 29.12.2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
AZLIK OYU
213 sayılı Kanun'un yukarıda alıntısına yer verilen 114. maddesinde, takdir komisyonuna başvurulması halinde işlemeyen zaman aşımı süresinin her hal ve takdirde bir yıldan fazla olamayacağı belirtilerek, takdir komisyonunca, matrah takdiri isteminin bir yılda karara bağlanmamasının idare bakımından yaptırımının, "duran zaman aşımı süresinin işlemeye devam etmesi" olarak belirlendiği, bunun dışında, kanunda, duran zaman aşımının işlemeye devam etmesi sonucunu doğuracağı açıkça belirtilen gecikmenin, takdir komisyonu kararını sakatlayacağı yönünde bir düzenleme de mevcut olmadığı hususları bir arada değerlendirildiğinde, takdir komisyonu kararının, salt 1 yıl içerisinde matrah takdir edilmemesi nedeniyle şekil yönünden hukuka aykırı hale geldiğinden söz etme imkanının bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Olayda, davacının dava konusu dönemlerde düzenlendiği faturaların sahte olduğundan bahisle sahte belge düzenleme fiilinden elde edilen komisyon gelirinin tespiti için takdir komisyonuna sevk edildiği, takdir komisyonunca alınan karara istinaden dava konusu cezalı tarhiyatın yapıldığı, komisyon kararlarında, davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunun done alındığı, bu anlamda, dava konusu tarhiyat gerçekte vergi incelemesine dayandığından takdire sevkin zamanaşımına durduramayacağı ve 31/12/2015 tarihinde zamanaşımına uğrayan cezalı tarhiyatların bu tarihten önce davacıya tebliğ edilemediği anlaşılmakla, dava konusu cezalı tarhiyatların zamanaşımına uğradığı görüşüyle yukarıda yazılı gerekçe ile verilen çoğunluk kararına katılmıyorum. (¤¤)