(213 S. K. m. 353)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacının, hakkında yapılan yoklama sonucunda düzenlenen 13.04.2015 tarih ve AB-0398365 sayılı tutanakla 20.11.2014-24.03.2015 tarihleri arasında elde ettiği hasılata ilişkin olarak fatura/perakende satış fişi düzenlemediği ve sevk ettiği ekmekler için sevk irsaliyesi düzenlenmediğinin tespit edildiğinden bahisle Vergi Usul Kanunu 353. maddesinin 1. ve 2. bendleri uyarınca adına kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle açtığı davanın; 213 sayılı Kanunun 353. maddesine istinaden ceza kesilebilmesi için usulüne uygun olarak düzenlenmiş tutanak ile yapılan teslim ve hizmetin kime yapıldığı ile teslim ve hizmet karşılığında kanunda yazılı olan belgelerin düzenlenmediğinin, verilmediğinin, alınmadığının, bulundurulmadığının yetkili kişiler tarafından tespit edilmesi gerektiği, uyuşmazlık konusu olayda ise dava konusu cezalara dayanak alınan tutanağın düzenlendiği tarih ve saatte gerçekleşmeyen, geçmiş tarihlerdeki bir kısım satışlar için fatura, sevk irsaliyesi, perakende satış fişi ile ödeme kaydedici cihaz fişinin düzenlenmediği sonucuna varılarak düzenlenen tutanağa istinaden ceza kesildiği, ortada yapılan bir hizmet karşılığında fatura, sevk irsaliyesi, perakende satış fişi ile ödeme kaydedici cihaz fişinin verilmediğine ilişkin somut ve mükellefi bağlayıcı bir tespit bulunmadığından dava konusu özel usulsüzlük cezalarında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle kabulüne ilişkin Mersin 1. Vergi Mahkemesince verilen 20.11.2015 gün ve E:2015/925, K: 2015/1531 sayılı kararın, dava konusu cezaların dayanağı olan tutanağın bizzat davacının ibraz etmiş olduğu belgeler ve beyanı doğrultusunda düzenlendiği, düzenlenmeyen belgelere ilişkin ayrı ayrı tespitler yapıldığı, dolayısıyla kesilen özel usulsüzlük cezalarının hukuka uygun olduğu ileri sürülerek itirazen incelenerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
Dava, davacının, hakkında yapılan yoklama sonucunda düzenlenen 13.04.2015 tarih ve AB-0398365 sayılı tutanağa istinaden 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1. ve 353/2. maddeleri uyarınca adına kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemiyle açılmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1. maddesinde; verilmesi ve alınması icap eden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi ve alınmaması veya düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi halinde; bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların her birine her bir belge için kanunda öngörülen tutardan aşağı olmamak üzere bu belgelere yazılması gereken meblağın veya meblağ farkının %10’u nispetinde özel usulsüzlük cezası kesileceği, 353'üncü maddesinin 2'nci fıkrasında; perakende satış fişi, ödeme kaydedici cihazla verilen fiş, giriş ve yolcu taşıma bileti, sevk irsaliyesi, taşıma irsaliyesi, yolcu listesi, günlük müşteri listesi ile Maliye Bakanlığınca düzenlenme zorunluluğu getirilen belgelerin; düzenlenmediğinin, kullanılmadığının, bulundurulmadığının, düzenlenen belgelerin aslı ile örneğinde farklı meblağlara yer verildiğinin veya gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğinin tespiti halinde, her bir belge için 190,00 TL. (2015 yılı için 200,00 TL.) özel usulsüzlük cezası kesileceği hükme bağlanmış, devamı paragrafta da; ancak, her bir belge nevine ilişkin olarak kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamının her bir tespit için 500.000.000 lirayı (1.1.2014'den itibaren 10.600.-TL), bir takvim yılı içinde ise 5.000.000.00 lirayı (1.1.2014'den itibaren 106.000.-TL.) aşamayacağı kurala bağlanmıştır.
Vergi Usul Kanununun 353'üncü maddesinin 2'nci fıkrasında; sonraki paragraftan farklı bir içerik taşımaktadır. Maddenin 2'inci fıkrasında tespit sayısı, kesilmesi gereken cezaya etkili olmadığı halde, 2'nci fıkradan sonra gelen paragrafta; belge türü ve tespit sayısı kesilmesi gereken cezanın üst düzeyinin belirlenmesine etkili kabul edilmiştir. Maddenin uygulanması sırasında, 2. fıkrada yer alan "her bir belge için" ifadesinin belge sayısına mı, yoksa belge türüne mi işaret ettiğinin belirlenmesi de gerekmektedir. Sözü edilen ifadenin, belge türüne atfen kullanıldığının kabulü halinde, aynı fıkradan sonra gelen paragrafta yer alan "her bir belge nevine ilişkin olarak" ifadesi anlamsız kalmaktadır. Bu yüzden ikinci fıkradaki "her bir belge için" ifadesinin, belge sayısına işaret ettiğinin kabulü gerekmektedir. Bir başka anlatımla, fıkradan sonra gelen paragrafta, her bir belgeye yazılması gereken meblağ veya meblağ farkının %10'u düzeyinde hesaplanacak özel usulsüzlük cezası her bir belge nevi yönünden takvim yılı itibarıyla sınırlandığından ikinci fıkradaki "her bir belge için" ifadesinin belge türünü değil, belge sayısını ifade etmek amacıyla kullanıldığı sonucu ortaya çıkmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden, fırın ürünleri imalatı faaliyetiyle iştigal eden davacı nezdinde,13.04.2015 tarihinde yapılan denetimde, davacının tutanakta yazılı tarihlerde (20.11.2014-24.03.2015 tarihleri arasında) belirttiği tutarlarda hasılat elde ettiği, elde ettiği hasılata ilişkin olarak fatura/perakende satış fişi düzenlemediğinin, yine davacının Tepe Köyü'nde bulunan markete günlük 25 adet ekmek sevk ettiği, ekmeğin KDV dahil fiyatının 0,75 kuruş olduğu, yapılan bu sevkiyat için sevk irsaliyesi ve fatura düzenlemediğinin tespit edildiğinden bahisle davacı adına 213 sayılı Kanunun 353/1. ve 353/2. maddesi uyarınca dava konusu toplam 17.220,00 TL. özel usulsüzlük cezası kesildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlıkta, davalı idarece yapılan denetimde, davacının ihtirazi kayıt konulmaksızın imzaladığı ve hukuken bağlayıcı olan yoklama tutanağında; 2014 ve 2015 yılının muhtelif tarihlerinde elde ettiği ticari kazanca fatura veya benzeri yasal belge düzenlemediğinin ve sevk ettiği emtia için sevk irsaliyesi düzenlemediğinin bizzat kendi beyanıyla açıkça kabul etmiş olması karşısında, 213 sayılı Kanunun 353/1. maddesi ve 353/2. maddesi uyarınca adına kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle itirazın kabulüne, Mersin 1. Vergi Mahkemesi'nce verilen 20/11/2015 gün ve E:2015/925 K:2015/1531 sayılı kararın bozulmasına, davanın reddine, Avukatlık Asgari ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye ödenmesine, aşağıda dökümü yapılan 66,10.-TL yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, itiraz aşamasında davalı idarece yapılan 45,10-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, Harçlar Kanunu uyarınca 31,40-TL'den az olmamak üzere reddedilen tutar üzerinden binde 4,55 oranında hesaplanacak nispi karar harcının davacıdan tahsiline, artan posta ücretinin karar kesinleştikten sonra davacıya iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Konya Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesi'ne karar düzeltme yolu açık olmak üzere 12.04.2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava konusu özel usulsüzlük cezalarından, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinin 1. bendine istinaden kesilen kısmı bakımından itiraz başvurusuna konu Vergi Mahkemesi'nce verilen karar hukuka ve usule uygun bulunduğundan, itiraz talebinin buna ilişkin kısmının reddi ve anılan kararın Vergi Usul Kanunu'nun 353/1. maddesine dayalı olan özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının onanması gerektiği oyuyla bu kısmın bozulması yönündeki çoğunluk kararına katılmıyorum. (¤¤)