(2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı şirket adına tescilli 11.08.2016 tarih ve IM135851 sayılı gümrük giriş beyannamesiyle ithal edilen eşya nedeniyle tahakkuk ettirilen ve ihtirazi kayıtla ödenen 28.262,64-TL gümrük vergisi ile 3.811,77-TL katma değer vergisi olmak üzere toplam 32.074,41-TL tutarındaki fazla ödenen kısmının iadesi istemine vaki itirazın kesin bir cevap verilmeyerek zımnen reddine ilişkin İstanbul Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü kararının iptali istemiyle açılan davanın; ithal muz için koli başına 9,5 USD'lik referans fiyat belirlendiği, bu yüzden davacı tarafından cezai müeyyideye uğramamak için eşyaların birim fiyatının 8 USD yerine 9,5 USD olarak ihtirazı kayıtla beyan edildiği, ihtirazi kayıtla beyan edilen kıymet üzerinden tahakkuk yapıldığı görülmekte ise de, yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre eşyanın gümrük kıymetinin satış bedeli yöntemine göre belirlenen fiyat olduğu, satış bedeli yöntemine göre gümrük kıymetinin tespit edilemediği durumda sırasıyla diğer yöntemlere göre gümrük kıymetinin belirleneceğinin açık olduğu, davalı idarece satış bedeli yönteminin uygulanabilmesi için gereken koşulların mevcut olmadığı yolunda bir iddiada bulunulmadığı gibi, davalı idarenin beyan olunan fiyatın ve ibraz edilen belgelerin doğru olmadığı yolunda bir inceleme ve araştırmasının da bulunmadığı görülmekte olup, sonuç olarak yapılan tahakkukta davacı tarafından bildirilen birim fiyatın esas alınması gerekirken, Gümrükler Genel Müdürlüğü'nün ithal muz için belirlediği koli başına 9,5 USD referans fiyatın dikkate alınmasında ve bu suretle fazladan yapılan gümrük vergisi ve katma değer vergisi tahakkukunda, dolayısıyla bu fazla vergilerin iadesi istemiyle yapılan başvurunun zımmen reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle kabulüne ilişkin 26/04/2017 gün ve E: 2016/2552, K: 2017/838 sayılı İstanbul 5. Vergi Mahkemesi kararının; yöntem ve yasaya aykırılık taşıdığı, itiraz konusu beyanname ile ilgili ek tahakkuk yapılmadığı, bu sebeple Gümrük Kanunu'nun 242. maddesi uyarınca itiraz yoluna başvurmasının mümkün olmadığı, bu başvurunun Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi uyarınca yapılması gerektiği, ayrıca davacının itiraz başvurusu üzerine ek süre kararı alınarak davacıya tebliğ edildiği, bu sebeple zımmen ret işleminin henüz oluşmadığı, ortada idari davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülebilir bir işlem bulunmadığı, referans kıymetlerin bağlayıcı kıymetler olmadığı, fark kıymetin yurtdışı gider olarak beyan edilmesinin tamamen davacı şirketin tercihi olduğu iddialarıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. Maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca istinaf yoluyla kaldırılmasına ve davanın reddi yolunda karar verilmesi isteminden ibarettir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Beşinci Vergi Dava Dairesince, dava dosyasındaki tüm bilgi ve belgeler ile davalı idarenin istinaf başvuru dilekçesi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 45. maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü:
Açıklanan nedenlerle istinaf başvurusuna konu İstanbul 5. Vergi Mahkemesi'nin 26/04/2017 gün ve E: 2016/2552, K: 2017/838 sayılı kararında Kanunun 45/4. Maddesinde sayılan kaldırma nedenlerinin bulunmadığı anlaşıldığından ve başvuru dilekçesinde ileri sürülen iddialar da söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden aynı kanunun 45/3. Maddesi uyarınca istinaf başvurusunun REDDİNE, istinaf aşamasında yapılan 53,00-TL yargılama giderinin istinaf başvurusunda bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin hükmün kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, temyizi kabil olmamak üzere kesin olarak 15/12/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)