(213 S. K. m. 353) (2577 S. K. m. 5, 15) (2576 S. K. m. 3/C)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı şirketin 2011 yılı işlemlerinin incelenmesi sonucu hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden, kayıtlara intikal ettirilen bir kısım faturaların sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge olduğu tespit edildiğinden bahisle ilgili yıl katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle 2011/1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8. dönemlerine dair olarak re'sen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile defter ve belgelerine kayıt edilen ancak beyan edilmeyen hasılat için 2011/2,5,6,7 dönemleri için re'sen tarh edilen bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ve ilgili yılda düzenlenmeyen veya eksik düzenlenen faturalar sebebiyle 213 Sayılı VUK'nun 353/1 maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına karşı açılan davayı; ... Petrokimya Nak. Plastik İnş. Tic. San. Ltd. Şti (... ile ... Kimyevi Madde Akaryakıt İnş. Malz. Tic. San. Ltd. Şti (... şirketlerinin davacı şirket adına düzenlemiş olduğu faturaların sahte ve yanıltıcı nitelikte belgelerden oluştuğu kesin ve tereddüde mahal bırakmayacak bir biçimde ispatlanamadığından, bu şirketlerden alınan faturalardan kaynaklanan indirimlerin reddi suretiyle yapılan tarhiyat ile davacı şirketin bir kısım satışlarını yasal defter ve belgelere kaydetmekle birlikte beyannamelere dahil etmediği tespit edildiğinden, beyanlara dahil edilmeyen bu hasılat sebebiyle adına yapılan cezalı tarhiyatta yasal isabetsizlik görülmediği, hesap döneminin kapanmasından sonra 06.11.2015 tarihinde düzenlenen vergi inceleme raporunda, düzenlemeyen veya eksik düzenlenen faturaların tespit edilmesi sebebiyle davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezasında da hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle kısmen kabul, kısmen reddeden Eskişehir 1. Vergi Mahkemesi'nin 13/10/2016 gün ve E: 2016/191, K: 2016/922 Sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımların hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davalı İdare tarafından, mahkeme kararının kabule dair kısmının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle kaldırılması, davacının istinaf isteminin ise reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesi'nce gereği görüşüldü:
KARAR: 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 5. maddesinin 1. fıkrasında, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı, ancak aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçeyle de dava açılabileceği kurala bağlanmıştır. Aynı Kanun'un "İlk inceleme üzerine verilecek kararlar" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde, 3. ve 5. maddelere uygun şekilde düzenlenmeyen dava dilekçelerinin, anılan maddelere uygun şekilde düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere reddedileceği hükmüne yer verilmiştir.
Her idari işleme karşı ayrı ayrı dava açılacağı yolundaki kuralın istisnası olan ve birden fazla işlemin bir dilekçeyle davaya konu edilebilmesini öngören kuraldaki maddi veya hukuki bağlılıktan kasıt, birden fazla işlemin aynı maddi olay sebebiyle veya aynı hukuksal sebeple kurulmuş olmasını; işlemler arasındaki sebep-sonuç ilişkisi ise işlemlerden birinin diğerinin sonucu olmasını, yani biri hakkında verilecek kararın diğerini etkilemesini ifade etmektedir. İşlemlerin içerik ve niteliklerinin aynı olup olmadığı, yasal düzenlemelerle getirilen mevcut görev dağılımına göre işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların aynı yargı yerince sonuçlandırılıp sonuçlandırılamayacağı ve bu uyuşmazlıklarla ilgili olarak ilk derece yargı yerlerince verilecek kararlara karşı yapılacak itiraz, istinaf ve temyiz taleplerinin aynı mercilerce incelenip incelenmeyeceği, maddi veya hukuki bağlılığın tespitinde dikkate alınacak diğer kıstaslardandır.
Ankara Bölge İdare Mahkemesi İdari ve Vergi Dava Daireleri arasındaki iş bölümü, 2576 Sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanunun 3/C maddesine dayanılarak alınan, Ankara Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulunun 25/07/2016 tarihli ve 2016/1 Sayılı kararıyla belirlenmiş olup, alınan karar gereğince, vergilendirme işlemlerinden bağımsız şekilde kesilen usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarından kaynaklanan uyuşmazlıklara dair itiraz ve istinaf başvurularının Ankara Bölge İdare Mahkemesi 4. Vergi Dava Dairesince incelenip sonuçlandırılacağı, katma değer vergisine dair uyuşmazlıklarla ilgili itiraz ve istinaf başvurularının ise Dairemizin görev ve yetki alanında bulunduğu belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacılar tarafından, 2011 yılı için katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle 2011/1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8. dönemlerine dair olarak re'sen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi, defter ve belgelerine kayıt edilen ancak beyan edilmeyen hasılat için 2011/2,5,6,7 dönemleri için re'sen tarh edilen bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile ilgili yılda düzenlenmeyen veya eksik düzenlenen faturalar sebebiyle 213 Sayılı VUK'nun 353/1 maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası birlikte aynı dilekçeyle davaya konu yapılmış ve Vergi Mahkemesince davanın esası incelenerek yazılı gerekçeyle sonuçlandırılmıştır.
Davaya konu özel usulsüzlük cezası ile cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarının dayanaklarını farklı kanuni düzenlemelerin oluşturması sebebiyle çözümleri de ayrı ayrı hukuki irdelemeyi ve ilgili mahkeme kararlarına karşı yapılacak istinaf taleplerinin farklı yargı yerlerince sonuçlandırılmasını gerektirdiğinden, özel usulsüzlük cezaları ile söz konusu cezalı vergi arasında sebep-sonuç ilişkisi ya da maddi veya hukuki bağlılık bulunduğundan söz edilemez.
Bu durumda dava dilekçesinin, 2577 Sayılı Kanun'un 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, katma değer vergisi ve kesilen vergi ziyaı cezasına karşı ayrı, özel usulsüzlük cezasına karşı da ayrı olmak üzere toplam iki dilekçeyle dava açılmak üzere reddine karar verilmesi gerekirken, davanın esası incelenerek verilen kararın kaldırılması gerekmiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, taraflar istinaf isteminin kabulüne, Eskişehir 1. Vergi Mahkemesi'nce verilen 13/10/2016 gün ve E: 2016/191, K: 2016/922 Sayılı kararın kaldırılmasına, yukarda yazılı gerekçe dikkate alınarak yeniden karar verilmek üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, istinaf yargılama giderleri nihai hüküm verilirken Mahkemesince dikkate alınacağından, bu konuda ayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığına, kararın tebliğini izleyen tarihten itibaren (30) gün içinde Danıştay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 22.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)