BAŞVURUNUN KONUSU: ..... Eğitim İşletmeleri A.Ş.'ye ait 2012, 2013 yılları vergi zıyaı cezalı kurumlar vergisi, geçici vergi, damga vergisi, özel usulsüzlük cezası, yargı harcı ve gecikme faizi borçlarının kanuni temsilci sıfatıyla tahsili için davacı adına düzenlenen 01.08.2016 tarih ve 2016/02 sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada; davacının 08.04.2009 ile 25.04.2013 tarihleri arasında genel müdürlüğünü yaptığı ve her konuda temsil ve ilzam yetkisinin bulunduğu ..... Eğitim İşletmeleri A.Ş. adına tanzim edilen vergi inceleme raporları ile 2013 özel hesap döneminde önceki dönemden devreden yatırım indiriminin fazla beyan edildiğinin tespit edildiğinden bahisle 2013/1-3 dönemine ilişkin vergi zıyaı cezalı geçici vergi, 2012/7-2013/6 dönemine ilişkin vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi, dershane işletme faaliyeti ile ilgili olarak tahsil ettiği avansları hizmet sözleşmesinin feshedilmesine rağmen velilere iade etmediğinin tespit edildiğinden bahisle 2012/4-6 dönemine ilişkin vergi zıyaı cezalı geçici vergi tarhıyatı ile mal alımlarına ilişkin Ba bildiriminde bulunmaması nedeniyle özel usulsüzlük cezası kesilmesinin önerildiği, söz konusu vergi ve cezaların şirket adına tarh edilmesinden önce şirket ile davalı idare arasında uzlaşma sağlanmak suretiyle 25.04.2016 tarihinde şirket adına tahakkuk ettirildiği, borçlu şirket ile öğrenci velileri arasında düzenlenen sözleşmelere ilişkin damga vergilerinin beyan edilerek ödenmediğinden bahisle 2012/9 dönemine ilişkin olarak şirket adına vergi zıyaı cezalı olarak tarh edilen damga vergisine karşı açılan dava sonucunda Bursa 2. Vergi Mahkemesi'nce 31.03.2016 tarih, 2015/1168 E - 2016/471 K sayılı karar ile davanın reddine karar verilmesi üzerine söz konusu döneme ilişkin vergi zıyaı cezalı damga vergisi ile vergi zıyaı cezalı kurumlar vergisi ve geçici vergi ile özel usulsüzlük cezası ve ferilerinin tahsili amacıyla şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin e-tebliğ yolu ile 26.06.2016 ve 25.07.2016 tarihlerinde şirkete tebliğ edildiği, süresi içinde ödeme yapılmaması üzerine şirket hakkında yapılan malvarlığı araştırmasında tespit edilen taşınmazlarına haciz konulduğu, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen 2015/11401 sayılı FETÖ/PYD soruşturması kapsamında Bursa 5. Sulh Ceza Mahkemesi Hakimliği'nin 26.08.2016 tarih ve 2016/2654 D. İŞ sayılı kararınca şirketin tüm malvarlıklarına el konulduğunun bildirilmesi üzerine gayrimenkul hacizlerinin terkin edildiği, borcun şirketten tahsilinin mümkün olmadığından bahisle borcun tahsili için davacı adına kanuni temsilci sıtafıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığının anlaşıldığı, dava konusu ödeme emrinin içeriği 2012/7 - 2013/6 dönemi vergi zıyaı cezalı kurumlar vergisi, 2012/4-6 ve 2013/1-3 dönemleri vergi zıyaı cezalı geçici vergiler ve özel usulsüzlük cezasının usulüne uygun olarak borçlu şirket adına tahakkuk ederek kesinleştiği ve buna ilişkin ödeme emirlerinin de şirkete tebliğ edilmesine rağmen borcun ödenmediği, şirketin malvarlığına FETÖ/PYD soruşturması kapsamında el konulması sebebiyle borcun şirketten tahsil edilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından söz konusu amme borçlarının ilişkin olduğu dönemde şirketin kanuni temsilcisi olan davacı adına düzenlenen ödeme emrinin bu borçlara ilişkin kısmında hukuka aykırılık görülmediği, dava konusu ödeme emrinin içeriği 2012/9 dönem vergi zıyaı cezalı damga vergisine karşı açılan dava sonucu Bursa 2. Vergi Mahkemesi'nce verilen 31.03.2016 tarihli 2015/1168 E ve 2016/471 K sayılı davanın reddine ilişkin kararın temyiz edilmesi sonucunda Danıştay 9. Dairesi'nin 16.06.2016 tarih ve 2016/15385 sayılı kararı ile yürütmesinin durdurulmasına karar verildiğinden ödeme emrinin bu aşamada kesin olmayan 2012/9 dönem vergi zıyaı cezalı damga vergisine ve buna ilişkin yargı harcı ile gecikme faizine ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar veren Bursa 1. Vergi Mahkemesi'nin 24/03/2017 gün ve E:2016/1326, K:2017/694 sayılı kararına davacı ve davalı idare tarafından istinaf başvurularında bulunularak; kararın aleyhe olan kısımlarının hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Taraflarca savunma dilekçesi verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Altıncı Vergi Dava Dairesi'nce dosyadaki belgeler incelenip davacı ve davalı idare tarafından yapılan istinaf başvuruları hakkında işin gereği görüşüldü:
Dava; davacı tarafından, kanuni temsilcisi olduğu şirketin vergi borçlarının şirketten tahsil edilemediğinden bahisle davacıdan tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla adına düzenlenen 01.08.2016 tarih ve 20160801665080000002 sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle açılmıştır.
İstinaf başvurusuna konu kararın dava konusu ödeme emrinin 2012/9 dönemine ait vergi zıyaı cezalı damga vergisi ve yargı harcı ile gecikme faizine ilişkin kısmının iptali isteminin kabulüne yönelik hüküm fıkrasına davalı idarece yapılan istinaf başvurusu yönünden;
Dava dosyasının incelenmesinden; dayandığı gerekçeler karşısında, istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen kısmının hukuka ve usule uygun olduğu anlaşıldığından ve dilekçede ileri sürülen iddialar da söz konusu kararın belirtilen kısmının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden, davalı idarenin istinaf başvurusunun reddi gerekmektedir.
İstinaf başvurusuna konu kararın dava konusu ödeme emrinin diğer kısımlarının iptali isteminin reddine yönelik hüküm fıkrasına davacı tarafından yapılan istinaf başvurusu yönünden ise;
23.07.2016 tarih ve 29779 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı OHAL Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin KHK'nın 2. maddesinin 1/ (b) fıkrasında, (aralarında asıl borçlu şirketin de bulunduğu) ekli (II) sayılı listede yer alan kurum ve kuruluşların kapatıldığı hükme bağlandıktan sonra, 2. fıkrasında; kapatılan kurum ve kuruluşlara ait olan taşınırlar ile her türlü mal varlığı, alacak ve haklar, belge ve evrakın Hazine'ye bedelsiz olarak devredilmiş sayılacağı, bunlara ait taşınmazların tapuda resen Hazine adına, her türlü kısıtlama ve taşınmaz yükünden ari olarak tescil edileceği hükme bağlanmış, 17.08.2016 tarih, 29804 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 670 sayılı KHK'nın 5. maddesinin 1. fıkrasında; 20/7/2016 tarih ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'yla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan Kanun Hükmünde Kararnameler gereği kapatılan ve Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne veya Hazineye devredilen kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanallarının her türlü taşınır, taşınmaz, malvarlığı, alacak ve hakları ile belge ve evraklarının(devralınan varlık); her türlü tespit işlemini yapmaya, kapsamını belirlemeye, idare etmeye, avans dahil her türlü alacak, senet, çek ve diğer kıymetli evraka ilişkin olarak dava ve icra takibi ile diğer her türlü işlemi yapmaya, devralınan varlıklarla ilgili olup kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle tevsik edilen borç ve yükümlülükleri tespite ve hiçbir şekilde devralınan varlıkların değerini geçmemesi, ek mali külfet getirmemesi, kefaletten doğmaması ve Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ/PDY)’ne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olmayan kişilerle gerçek mal veya hizmet ilişkisine dayanması şartıyla bu varlıkların değerlendirilmesi suretiyle bunları uygun bir takvim dahilinde ödemeye, kapatılan kurum ve kuruluşların taahhüt ve garanti ettiği ancak vermediği mal ve hizmet bedellerinin ödemesini durdurmaya veya ödemeye, tahsili mümkün olmadığı anlaşılan veya tahsilinde ve takibinde yarar bulunmayan hak ve alacaklar ile taahhüt ve garantilerin tahsilinden vazgeçmeye, her türlü sulh işlemini yapmaya, devralınan varlıklarla ilişkili kredi veya gerçek bir mal veya hizmet ilişkisine dayanan borçlar nedeniyle konulmuş ve daha önce kaldırılmış takyidatları kredinin veya borcun ödenebilmesini sağlamak amacıyla kaldırıldığı andaki koşullarla tekrar koydurmaya ve ihyaya, menkul rehinleri dikkate almaya, devralınan varlıklara konulan takyidatların sınırlarını belirlemeye ve kaldırmaya, finansal kiralama dahil sözleşmelerin feshine veya devamına karar vermeye, devralınan varlıkların idaresi, değerlendirilmesi, elden çıkarılması için gerekli her türlü tedbiri almaya, gerektiğinde devralınan varlıkların tasfiyesi veya satışı amacıyla uygun görülen kamu kurum ve kuruluşlarına devretmeye, devir kapsamında olmadığı belirlenen varlıkları iadeye, kapatılanların gerçek kişiye ait olması halinde devralınacak varlıkların kapsamını belirlemeye, tereddütleri gidermeye, uygulamaları yönlendirmeye, bütün bu işlemleri yapmak amacıyla usul ve esasları belirlemeye, vakıflar yönünden Vakıflar Genel Müdürlüğü, diğerleri yönünden Maliye Bakanlığı'nın yetkili olduğu hükme bağlandıktan sonra 2. fıkrasında, bu madde kapsamında devralınan varlıklardan nakit ve diğer hazır değerlerin emanet, diğer varlıklar ise nazım hesaplarda izleneceği, nazım hesaplarda izlenen varlıklardan elden çıkarılanların tutarının emanet hesaplarına alınacağı, ödenmesine karar verilen borçların bu emanetlerden ödenerek kalan tutarın bütçeye gelir kaydedileceği, 3. fıkrasında ise; kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanallarının bağlı oldukları şirketlerin faaliyetleri sonlandırılarak ticari sicil kayıtlarının resen terkin edileceği, bunların devralınan varlıkları dışındaki varlıklarının da Hazine'ye bedelsiz devredilmiş sayılacağı kuralına yer verilmiş, (679 sayılı KHK'nın 6. maddesi ile değişik) 5. fıkrasında da; borçların ödenmesinde, kamu idarelerine ödenmesi gereken vergi, resim, harç, fon kesintisi, pay gibi borçlar, çalışanların sigorta primleri, rehinli alacaklar, enerji, iletişim ve su kullanım borçları, çeşidine bakılmaksızın beşyüz TL'yi geçmeyen borçlar ve diğerleri şeklinde sıralamanın esas alınacağı, 8. fıkrasında da; bu madde hükümlerinin 20/7/2016 tarih, 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'yla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnameler uyarınca gerçekleştirilen bütün kapatma işlemleri hakkında uygulanacağı belirtilmiştir.
Yukarıda açıklanan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname ile ilk olarak kapatılan kurum ve kuruluşlara ait olan taşınırlar ile her türlü mal varlığı, alacak ve haklar, belge ve evrakın Hazine'ye bedelsiz olarak devredilmiş sayılacağı, bunlara ait taşınmazların tapuda resen Hazine adına, her türlü kısıtlama ve taşınmaz yükünden ari olarak tescil edileceği hükme bağlanmış iken, 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile de, kapatılan ve Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne veya Hazine'ye devredilen kurum, kuruluşların borç ve yükümlülüklerini tespit edilmesi, bunların uygun bir takvim dahilinde ödenerek borçlarının belli bir sıra cetveli dahilinde tasfiye edilmesi yönünde düzenlemelere yer verildiği görülmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, davacının 08.04.2009 ile 25.04.2013 tarihleri arasında genel müdürlüğünü yaptığı ve her konuda temsil ve ilzam yetkisinin bulunduğu asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca önerilen vergi ve cezaların şirket adına tarh edilmesinden önce şirket ile davalı idare arasında uzlaşma sağlanmak suretiyle 25.04.2016 tarihinde şirket adına tahakkuk ettirildiği, borçlu şirket ile öğrenci velileri arasında düzenlenen sözleşmelere ilişkin damga vergilerinin beyan edilerek ödenmediğinden bahisle 2012/9 dönemine ilişkin olarak şirket adına vergi zıyaı cezalı olarak tarh edilen damga vergisine karşı açılan davada Bursa 2. Vergi Mahkemesi'nce davanın reddine karar verilmesi üzerine söz konusu döneme ilişkin vergi zıyaı cezalı damga vergisi ile şirket adına tahakkuk eden vergi zıyaı cezalı kurumlar vergisi, geçici vergiler ile özel usulsüzlük cezası ve ferilerinin tahsili amacıyla şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin E-Tebliğ yolu ile 26.06.2016 ve 25.07.2016 tarihlerinde şirkete tebliğ edildiği, tebliğe rağmen süresi içinde ödeme yapılmaması üzerine şirket hakkında yapılan malvarlığı araştırmasında tespit edilen taşınmazlarına haciz konulduğu, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen FETÖ/PYD soruşturması kapsamında şirketin tüm malvarlıklarına el konulduğunun bildirilmesi üzerine gayrimenkul hacizlerinin terkin edildiği, borcun şirketten tahsilinin mümkün olmadığından bahisle borcun tahsili için ilgili dönemde adı geçen şirketin kanuni temsilcisi olan davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmıştır.
Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan 08.09.2016 tarih ve 2016/3 seri nolu Uygulama İç Genelgesi'nde, kapatılan asıl borçlu şirkete ait tüm taşınırlar ile her türlü mal varlığı, alacak ve haklar, belge ve evrakın ve taşınmazların Hazineye devri sonucunda "Devlet malı" niteliğinde bulunması nedeniyle, kamu alacağının asıl borçlu şirket mal varlığından tahsili imkanı bulunmadığı sonucuna ulaşılarak amme alacağının 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35. ve 213 sayılı Kanun'un 10. maddeleri uyarınca tahsili öngörülmekle birlikte; 670 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5. maddesinin 5. fıkrasında, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca ticari faaliyeti ile mükellefiyeti kapatılarak ticaret sicilinden kaydı silinen ve her türlü mal varlığı ile alacak ve hakları, belge ve evrak Hazine'ye bedelsiz olarak devredilen tüzel kişilerin vergi borçlarının ödenmesi öngörüldüğünden, 6183 sayılı Kanun kapsamında tahsil edilecek kamu alacaklarının tahsiline ilişkin usul ve esasların uygulanmasında anılan düzenlemede yer alan hükümlerin de dikkate alınması gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır.
Dairemizin 18.05.2018 tarihli ara kararıyla, davalı idare ve Bursa Deftardarlığı'na; asıl amme borçlusu şirketin 670 sayılı KHK'nin 5. maddesi kapsamında, vergi borçlarının tespit edilerek Maliye Bakanlığı'na bildirilip bildirilmediği, bildirilen borçlar mevcut ise bunların tasfiye süreci sonunda emanet hesaplardan ödenerek tahsili yoluna gidilip gidilmeyeceği hususlarının sorulması üzerine, 06.07.2018 tarih ve 3844 sayılı cevabi yazı eki belgeler ile; adı geçen şirketin taşınır ve taşınmaz malvarlığının OHAL kapsamında 667 sayılı KHK gereği Hazine'ye devredildiği, şirketin toplam vergi borcunun 637.592,68.- TL olduğu, emanet ve nazım hesaplarına kaydedilmiş malvarlığından vergi borçları ve diğer borçlarla ilgili herhangi bir ödeme yapılmadığı bildirilmiştir.
Bu durumda, söz konusu şirkete ait amme borçlarının 670 sayılı KHK'nin 5. maddesi uyarınca tahsili yoluna gidildiği ve davacıdan kanuni temsilci sıfatıyla tahsili istenen amme alacaklarına dair davalı idare alacak talebinin, Bursa İli OHAL kapsamında görevli İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu'nca uygun görüldüğünün bildirilmesi karşısında, 667 sayılı KHK'nın 2. maddesinin 1/(a) fıkrasında uyarınca kapatılarak, her türlü mal varlığı, alacakları, hakları ile belge ve evrakı bedelsiz olarak Hazine'ye devredilen ve ticaret sicil kaydı silinerek mükellefiyet kaydı kapatılan asıl borçlu şirketin vergi borçlarının; 6183 sayılı Kanun'da tanımlanan "tahsil edilemeyen amme alacağı" ve/veya "tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı" vasıflarını yitirmiş olduğu anlaşıldığından, asıl amme borçlusu şirket malvarlığından tahsili olanağı bulunan amme alacaklarının 670 sayılı KHK uyarınca yürütülen tasfiye işlemleri kesinleşmeden davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; Bursa 1. Vergi Mahkemesi'nin istinaflara konu edilen 24/03/2017 gün ve E:2016/1326, K:2017/694 sayılı kararının; dava konusu ödeme emrinin 2012/9 dönemine ait vergi zıyaı cezalı damga vergisi ve buna ilişkin yargı harcı ile gecikme faizine ilişkin kısmının iptali isteminin kabulüne yönelik hüküm fıkrasına davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine, istinafa konu kararın; dava konusu ödeme emrinin kalan kısımlarının iptali isteminin reddine yönelik hüküm fıkrasına davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, kararın bu kısımlar yönünden kaldırılmasına, davanın kabulüne, dava konusu ödeme emrinin iptaline, davacı tarafından yapıldığı anlaşılan ve aşağıda dökümü gösterilen 326,15.- TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, istinaf aşamasında davalı idare tarafından yapılan ve aşağıda dökümü gösterilen 54,80.- TL istinaf yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, istinaf aşamasında davacıdan fazladan alınan toplam 117,10.- TL harçtan 90,80.- TL istinaf başvuru harcının mahsubu sonucu kalan 26,30.- TL harcın davacıya iadesine, tahsil edilen posta avansından artan kısmın ise hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinin (b) bendi uyarınca kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere 12/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)