İSTEMİN ÖZETİ: Şeker pancarından şeker ve şekere ürünleri imalatı ve satışı faaliyetiyle iştigal eden davacı şirketin 2009-2010 imalat ve pazarlama dönemi ile ilgili olarak 2009 hesap dönemine ilişkin işlemlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca ilgili dönemde davacının üretim ve satışını gerçekleştirdiği emtiaların bir kısmını fatura düzenlemeksizin ve kayıtlarına intikal ettirmeksizin satışa konu ettiğinden bahisle 2009/12 dönemine ilişkin olarak adına re'sen tarh edilen Kurumlar vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle açılmış olan davanın reddi yönünde verilen Eskişehir 1.Vergi Mahkemesinin 13.09.2012 tarih ve E:2012/23, K:2012/464 sayılı kararı hakkında yapılan yargılamanın yenilenmesi talebiyle açılan davayı; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 53 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında, "Danıştay ile Bölge İdare, İdare ve Vergi Mahkemelerinden verilen kararlar hakkında aşağıda yazılı sebepler dolayısıyla yargılamanın yenilenmesi istenebilir, a) Zorlayıcı sebepler dolayısıyla veya lehine karar verilen tarafın eyleminden doğan bir sebeple elde edilemeyen bir belgenin kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması, b) Karara esas olarak alınan belgenin sahteliğine hükmedilmiş veya sahte olduğu mahkeme veya resmi bir makam huzurunda ikrar olunmuş veya sahtelik hakkında hüküm karardan evvel verilmiş olup da, yargılamanın yenilenmesini isteyen kimsenin karar zamanında bundan haberi bulunmamış olması, c) Karara esas olarak alınan bir ilam hükmünün, kesinleşen bir mahkeme kararıyla bozularak ortadan kalkması, d) Bilirkişinin kasıtla gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun mahkeme kararıyla belirlenmesi, e) Lehine karara verilen tarafın, karar etkisi olan bir hile kullanmış olması, f) Vekil veya kanuni temsilci olmayan kimseler ile davanın görülüp karara bağlanmış bulunması, g) Çekinmeye mecbur olan başkan, üye veya hakimin katılmasıyla karar verilmiş olması, h) Tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bir dava hakkında verilen karara aykırı yeni bir kararın verilmesine neden olabilecek kanuni bir dayanak yokken, aynı mahkeme yahut başka bir mahkeme tarafından önceki ilamın hükmüne aykırı bir karar verilmiş bulunması, ı) Hükmün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması. 2. yargılamanın yenilenmesi istekleri esas kararı vermiş olan mahkemece karara bağlanır. 3. Yargılamanın yenilenmesi süresi, (1) numaralı fıkranın (h) bendinde yazılı sebep için on yıl, (1) numaralı fıkranın (ı) bendinde yazılı sebep için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl ve diğer sebepler için altmış gündür. Bu süreler, dayanılan sebebin istemde bulunan yönünden gerçekleştiği tarihi izleyen günden başlatılarak hesaplanır." hükmüne yer verildiği; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 34. maddesinin 1. bendinde Hakim aşağıdaki hallerde davaya bakamaz; talep olmasa bile çekinmek zorundadır. a) Kendisine ait olan veya doğrudan doğruya ya da dolayısıyla ilgili olduğu davada. b) Aralarında evlilik bağı kalksa bile eşinin davasında. c) Kendisi veya eşinin altsoy veya üstsoyunun davasında. ç) Kendisi ile arasında evlatlık bağı bulunanın davasında. d) Üçüncü derece de dâhil olmak üzere kan veya kendisini oluşturan evlilik bağı kalksa dahi kayın hısımlığı bulunanların davasında. e) Nişanlısının davasında. f) İki taraftan birinin vekili, vasisi, kayyımı veya yasal danışmanı sıfatıyla hareket ettiği davalarda çekinmesi gerektiğinin hükme bağlandığı; dava dosyasının incelenmesinden; Mahkemelerinin 13.09.2012 tarihli ve E:2012/23, K:2012/464 sayılı kararının Danıştay nezdinde temyiz edilerek onandığı ve karar düzeltme talebinin oybirliğiyle reddedildiği, karar düzeltme aşamasında bulunan başkan vekili, üye ve dosyayı inceleyen tetkik hakiminin ''Fetö Terör Örgütü Üyeliği'' sebebiyle tutuklandığı, davadan çekinmesi gereken hakimlerce karar verildiğinden yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulduğu; karar düzeltme istemine ilişkin dava dosyasını inceleyen, hazırlayan ve heyete sunan tetkik hakimi ile karar veren heyete başkanlık eden başkan vekili ve bir üyenin ''Fetö Terör Örgütü Üyeliği'' sebebiyle tutuklandıkları, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca çekinmesi gereken hakimlerce karar verildiğinden yargılamanın yenilenmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de; yukarıda bahsedilen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 34. maddesinin 1. bendinde hakimlerin hangi hallerde davaya bakamayacakları ve çekinmek zorunda oldukları tek tek sayılmış olup karar düzeltme aşamasında kararı veren heyette bulunan başkan vekili ve bir üye ile dosyayı inceleyen tetkik hakiminin ''Fetö Terör Örgütü Üyeliği'' nedeniyle tutuklanmalarının, çekinmeye mecbur hakimlerin katılımıyla verilmiş bir kararın varlığından söz edilemeyeceğinden, olayda 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 53. maddesinin (g) bendinde belirtilen yargılamanın yenilenmesi sebebi bulunmadığı, istemin gerekçesinin bahsi geçen kanun hükmünün diğer bentlerine de uymaması nedeniyle yargılamanın yenilenmesi talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi talebini reddeden Eskişehir 1. Vergi Mahkemesinin 03/11/2016 gün ve E:2016/794, K:2016/979 sayılı kararının; bağımsızlık ve tarafsızlık ilkesinin ihlal edildiği, 2010 Anayasa değişikliğinden sonra hukuk dışı olayların yaşandığı, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında Danıştay'da görev yapan üye ve hakimlerin Fetö Terör Örgütü üyeliği sebebiyle görevden uzaklaştırıldığı, kendi davasında da aynı sürecin yaşandığı, yeniden yargılama koşullarının oluştuğu, ileri sürülerek bozulması, talep doğrultusunda karar verilmesi isteminden ibarettir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. Vergi Dava Dairesince gereği görüşüldü:
Eskişehir 1. Vergi Mahkemesinin 03/11/2016 gün ve E:2016/794, K:2016/979 sayılı kararı hukuka uygun olduğundan istinaf başvurusunun reddine, yargılama giderlerinin istinaf başvurusunda bulunanın üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın istenmesi halinde, istinaf başvurusunda bulunana iadesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay’a temyiz yolu açık olmak üzere, 26/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)