(2577 S. K. m. 45, 46)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı şirket tarafından, 2016/10 dönemine ilişkin olarak ihtirazi kayıtla verilen ÖTV beyannamesi üzerine tahakkuk eden özel tüketim vergisi ile damga vergisinin iptali istemiyle açılan davanın, "...davacı şirket tarafından, üretimi ve ticareti yapılan okey, tavla, satranç, kızma birader, tombala v.b. ürünlerin teslimi nedeniyle ihtirazi kayıtla verdiği beyanname üzerine özel tüketim vergisi ve buna bağlı olarak damga vergisi tahakkuk ettirildiği; özel tüketim vergisi alınacağı öngörülen 95.04 numaralı Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonunda belirtilen mallar arasında davacı şirket tarafından üretimi ve ticareti yapılan okey, tavla, satranç, kızma birader, tombala v.b. ürünlerin ismen yer almamasına rağmen bu oyunların masa ve salon oyunu olduğunun tartışmasız olduğu, GTİP pozisyonunu düzenleyen ilgili hükmün içerisinde yer alan "dahil" ifadesi ile de bunların masa oyunları kapsamında vergilendirilme işlemine dahil edildiği anlaşılmakla dava konusu tahakkuk işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı..." gerekçesiyle, reddi yönünde verilen İstanbul 10. Vergi Mahkemesi'nin 19/06/2017 tarih ve E:2016/2773, K:2017/1186 sayılı kararının, davacı tarafından, hukuka aykırı olduğu, üretimini yaptığı ürünlerin teslimi nedeniyle ihtirazi kayıtla verdiği beyanname üzerine özel tüketim vergisi ve buna bağlı olarak damga vergisi tahakkuk ettirildiği, Özel Tüketim Vergisi Kanunu'na ekli (IV) sayılı listedeki 95.04 GTİP'te sayılan mallar incelendiğinde şirket tarafından imal ve ticareti yapılan tavla, okey, satranç, kızmabirader, tombala gibi ürünlerin hiçbirinin bu listede yer almadığı, ayrıca ilgili liste kapsamında tanımlanan malların lunapark benzeri eğlence yerlerinde kullanılmak üzere ithal veya imal edilen mallar olduğu, şirket tarafından üretilen ve ticareti yapılan oyunların kişisel kullanım amaçlı olarak üretildiği, bu ürünlerin market veya kırtasiye gibi halka açık birçok yerden tedarik edilebildiği, emsal yargı kararlarının da bu yönde olduğu ileri sürülerek istinaf yoluyla kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istenilmektedir.
CEVAP DİLEKÇESİNİN ÖZETİ: Cevap dilekçesi verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İkinci Vergi Dava Dairesi'nce; dosyadaki belgeler incelenip istinaf başvurusu hakkında gereği görüşüldü:
2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 1. fıkrasında, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine başvurulabileceği; 2. fıkrasında, istinafın, temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu; 3. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkünse gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği; 4. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vereceği, bu halde bölge idare mahkemesinin işin esası hakkında yeniden bir karar vereceği; 6. fıkrasında da, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu hükme bağlanmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden, istinaf istemine konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve istinaf başvurusunda ileri sürülen sebepler ile dosyada mevcut bilgi-belgeler kapsamında, ortada, kararın kaldırılmasını gerektiren nitelikte bir neden bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun reddine, aşağıda ayrıntısı gösterilen ve istinaf başvurusu aşamasında yapılan131,30-TL tutarındaki yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, ayrıca31,40-TL maktu karar harcının davalı idarece davacıdan tahsiline, artan posta avanslarının Mahkemesince yatıran tarafa iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, dava konusu tutar 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46/b bendinde düzenlenen parasal sınırı aşmadığından, aynı Yasanın 45/6. maddesi uyarınca kesin olarak 29.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)