(213 S. K. m. 3, 30, 353) (2577 S. K. 45, 49) (3065 S. K. m. 29, 34)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacının 2013 yılı hesaplarının katma değer vergisi yönünden sınırlı olarak incelenmesi sonucu hazırlanan vergi inceleme raporuna istinaden 2013/8,10 ve 12. dönemlerine ilişkin olarak resen yapılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatları ile VUK'nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının iptali istemiyle açılan davanın kabulüne karar veren İstanbul 1. Vergi Mahkemesi'nin 16/03/2017 tarih ve E:2016/1945, K:2017/563 sayılı kararının hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İstanbul Üçüncü Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
İstinaf başvurusu, davacının 2013 yılı hesaplarının katma değer vergisi yönünden sınırlı olarak incelenmesi sonucu hazırlanan vergi inceleme raporuna istinaden 2013/8,10 ve 12. dönemlerine ilişkin olarak resen yapılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatları ile VUK'nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle açılan davanın kabulüne karar veren Vergi Mahkemesi kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. ve 49. maddelerinde; “Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi ve usul hükümlerine uyulmamış olması” kararın kaldırılma nedenleri olarak belirlenmiştir.
Dosyadaki belgelerin incelenmesinden; istinafa konu kararın özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmında 2577 sayılı Yasa’nın 45. ve 49.maddelerinde sayılan kararın kaldırılmasını gerektiren nedenlerin bulunmadığı ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddiaların da kararın buna ilişkin kısmının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte olmadığı sonucuna varılmıştır.
İstinaf başvurusunun cezalı tarhiyata ilişkin kısmına gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun, 3’üncü maddesinde vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu belirtilmiş, 134’üncü maddesinde vergi incelemesinden maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu düzenlemesine yer verilmiştir.
Aynı Yasanın, 30. maddesinde, re’sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde, takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tarif edilmiş, inceleme raporunda bu maddeye göre belirlenen matrah veya matrah farkının re’sen takdir olunmuş sayılacağı belirtildikten sonra 2. fıkrasının 4. bendinde defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tespitine imkan vermeyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısıyla ihticaca salih bulunmaması, 6. bendinde de tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunması re’sen takdir nedeni olarak sayılmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 29. maddesinin 1/a bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri, aynı Kanun'un 34. maddesinin 1. bendinde; yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait katma değer vergisinin alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinde ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedilmesi şartıyla indirilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan düzenlemeler uyarınca re'sen katma değer vergisi tarhiyatı yapılabilmesi için, kullanılan faturaların gerçek mal alış ve hizmet ifalarına dayanmadığı, alış faturalarına konu katma değer vergisinin ödenmediği ve yüklenilmediği hususunun vergi idarelerince yapılacak yeterli araştırma, inceleme ve karşıt vergi incelemelerine dayalı olarak delil serbestisi içinde elde edilecek hukuken geçerli her türlü delilden yararlanılarak saptanıp ortaya konulması gerekmektedir.
Olayda, davacı adına fatura düzenleyen Davutpaşa Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 105 057 2182 vergi kimlik numaralı mükellefi …… Grafik Tasarım Kağıt Matbaa San. ve Tic. Ltd.Şti. hakkında tanzim olunan 25.12.2015 tarih ve 2015-A-2708/49, 2015-A-3537/24 sayılı Vergi Tekniği Raporu'nun incelenmesinden özetle; mükellefin toptan kağıt alım satım ve grafik tasarımı faaliyetleri ile iştigal etmek üzere mükellefiyet tesis ettirdiği, 30.09.2014 tarihi itibariyle de mükellefiyetinin resen terkin ettirildiği, yasal defter ve belgelerin ibraz edilmediği, mükellefin işyerinde yapılan yoklamalardan; 22.10.2010 tarihinde yapılan yoklamada işyerinde muhtelif büro malzemesi, demirbaş ile 5 ton civarında emtia bulunduğu, 10.12.2012 tarihinde yapılan yoklamada, işyerinin aylık net kirasının 500 TL olduğu, işyerinde 6 işçi çalıştığı, bir kısım demirbaş ve büro malzemesi ile 10.000 TL tutarında emtia bulunduğu, 17.11.2014 ve 06.05.2015 tarihlerinde yapılan yoklamalarda, işyerinde muhtelif büro mobilyası olduğu, reklam ve organizasyon işi ile iştigal edildiği, mükellefin tahakkuk eden ve vadesi geçen vergi borçlarını ödemediği, mükellefin mal ve hizmet alım satımında bulunduğu firmalar hakkında sahte fatura düzenlemekten dolayı vergi tekniği raporları bulunduğu tespitlerine yer verilerek, mükellefin 22.10.2010 tarihinden itibaren düzenlediği tüm faturaların sahte olduğu belirtilmiştir.
Yine anılan inceleme raporu ve eki tutanak ve belgelerden, sözü geçen mükellefin 2012 yılında 4.727.853,57 TL tutarında davacıya fatura düzenlediği, 2013 yılında da 11.687,697 TL tutarında KDV matrahı beyan ettiği, şirketin ortak ve yöneticilerinin …. ve …. olduğu, ….'nin yine davacıya fatura düzenleyen ve hakkında sahte fatura düzenlediği hususunda olumsuz tespit bulunan …. İnş. Mak. Mat. Met. Paz. San. Tic. Ltd. Şti'nin de ortağı olduğu, muhasebecilerinin aynı kişi olduğu ve defter kayıtlarında olumsuzluklar bulunduğu, ifadesine başvurulan çalışanların … ve ….'yi tanımadıklarını, şirkette sorumlu olarak …. ve oğullarını tanıdıkları, bazılarının ise şirkette sadece sigortalı olarak gösterildiklerini ifade ettikleri, ayrıca şirket banka hesaplarına gelen paraların …, … ve ….'ın hesaplarına havale veya EFT yapıldığı, daha sonra da bu paraların gönderen şirketin hesaplarına tekrar aktarıldığı, …. ve …..'ın aynı şekilde davacıya fatura düzenleyen ….İnş. Mak. Mat. Met. Paz. San. Tic. Ltd. Şti'ne yatırılan paraları da bu şekilde geriye gönderdiği, yapılan yoklamalarda herhangi bir deponun tespit edilemediği, şirket motorlu taşıt bilgisine de ulaşılamadığı hususlarının tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, şirkette cüzi miktarda emtia bulundurup, işçi çalıştırılıyor gösterilmesine karşın düzenlediği faturalara konu iş hacmini gerçekleştirecek aracı, deposu, işyeri ve işgücü olanakları bulunmayan, alış yaptığı firmalar hakkında olumsuzluklar bulunan, şirket işlerinin ortak ve müdür olarak gösterilen kişiler dışındaki başka kişilerce idare edilen ve şirket adına yatırılan paraların şirkette ortak ve yönetici görünmeyen, ancak fiiliyatta şirket işlerini idare ettiği anlaşılan kişiler aracılığıyla tekrar iade eden, davacıya fatura düzenleyen ve yukarıda ismi geçen başka bir şirkette de benzer şekilde işlemler gerçekleştirdiği anlaşılan …… Grafik Tas. San. Tic. Ltd. Şti'nin davacı adına düzenlemiş olduğu faturaların gerçek mal alış ve satışlarını yansıttığının kabulüne olanak bulunmamaktadır.
Bu durumda, anılan mükellef tarafından davacı şirket adına düzenlenen faturalar nedeniyle vergi ziyaı cezalı olarak re’sen yapılan katma değer vergisi tarhiyatında hukuka aykırılık görülmediğinden, mahkeme kararının buna ait kısmının kaldırılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının reddine, istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle İstanbul 1. Vergi Mahkemesi'nin 16/03/2017 tarih ve E:2016/1945, K:2017/563 sayılı kararının vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarına ilişkin kısmının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi yönünden davanın reddine, aşağıda dökümü yapılan 76,20 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 39,00 TL tutarındaki yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, davalı idare vekili lehine belirlenen 1.100,00 TL vekalet ücretinin davacı tarafından davalıya ödenmesine, 31,40 TL'den az olmamak üzere reddedilen tutar üzerinden binde 4,55 oranında hesaplanacak nispi karar harcının davalı idarece davacıdan tahsiline, artan posta ücretinin iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 26/12/2017 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi. (¤¤)