(488 S. K. m. 1, Ek m. 2) (213 S. K. m. 116, 117, 118, 122, 124)
İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından ihale edilen "İzmir HRS 2.Aşama Projesi .., .. ve .. İstasyonları İkmal İnşaatı Yapım İşi" ile ilgili olarak hakedişleri üzerinden kesinti yoluyla ödenen damga vergisinin iadesi için 213 sayılı Yasanın düzeltme-şikayet hükümleri kapsamında yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin davalı idare işleminin iptali ve ödedikleri verginin yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığının "İzmir HRS 2.Aşama Projesi .., .. ve .. İstasyonları İkmal İnşaatı Yapım İşi" ihalesinin davacının uhdesinde kaldığı, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı Banliyö ve Raylı Sistem ve Yatırımlar Daire Başkanlığı ile davacı arasında ihale konusu işe dair sözleşme imzalandığı, ihale makamınca davacıya yapılan hakediş ödemelerinden damga vergisi kesintisi yapılarak davalı idareye ödendiği, davacı tarafından 15.01.2016 tarihinde Konak Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne başvurarak ödenen damga vergisinin iadesinin istendiği, Konak Vergi Dairesinin 28.01.2016 tarih ve 3023 sayılı yazısı ile iade isteminin vergi resim harç istisna belgesinin bulunmadığı gerekçesi ile reddedildiği, davacının 08.02.2016 tarih ve 29086 sayılı dilekçesi ile Gelir İdaresi Başkanlığı'na başvurduğu ve bu başvurunun da zımnen reddi üzerine işbu davanın açıldığı, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'na 5035 sayılı Kanunla eklenen Ek 2. maddenin 1. fıkrasında, döviz kazandırıcı faaliyetlere ilişkin işlemlerle ilgili olarak düzenlenen kağıtların damga vergisinden müstesna olduğu, son fıkrasında ise, bu maddenin uygulanması bakımından döviz kazandırıcı faaliyetlerin neler olduğunun ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanlığı ile Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından birlikte tespit edileceği hükme bağlandığı, bu fıkra hükmü ile, Maliye Bakanlığı ile Dış Ticaret Müsteşarlığına "döviz kazandırıcı faaliyetlerin neler olduğu"nun belirlenmesi ile sınırlı yetki verildiği, maddede, döviz kazandırıcı faaliyetlerin neler olduğu belirlendikten sonra, istisnadan yararlandırma bakımından, bir takım kayıt ve koşullarında öngörülebileceği yolunda herhangi bir hüküm bulunmadığı, 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun Ek 2. maddesi ile verilen yetkiye dayanılarak 27.02.2004 tarih ve 25386 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 1 seri no'lu Döviz Kazandırıcı Faaliyetlerde Damga Vergisi ve Harç İstisnası Uygulaması Hakkında Tebliğ ve 05.12.2008 tarih ve 27075 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 4 seri no'lu Döviz Kazandırıcı Faaliyetlerde Damga Vergisi ve Harç İstisnası Uygulaması Hakkında Tebliğ ile döviz kazandırıcı faaliyetlerin neler olduğunun belirtildiği, bir işin döviz kazandırıcı faaliyet kapsamında olup olmadığına ilişkin değerlendirmenin bu Tebliğlerde yer alan hükümler esas alınarak yapılması gerektiği, bunun yanı sıra, söz konusu Tebliğler ile yalnızca döviz kazandırıcı faaliyet türleri belirlenmekle kalınmadığı, ayrıca, döviz kazandırıcı faaliyetler nedeniyle vergi istisnasının uygulanabilmesi için, ilgili kuruluşlarca, bu konuda düzenlenmiş bulunan vergi, resim ve harç istisnası belgesinin ibrazı üzerine re'sen uygulanacağı yolunda düzenleme yapıldığı, bu düzenlemenin, Kanunla verilen yetki aşılarak yapıldığından hukuka aykırı olduğu, yukarıda belirtilen Yasa hükmünde vergiden muaf tutulan kişilerden vergi alınmasının mükellefiyette hata olduğu hükme bağlandığından davacının sözünü ettiği faaliyetin muafiyet kapsamında değerlendirilmesi halinde vergi hatası bulunduğunun da kabulünün gerektiği, damga vergisinin konusu olan "İzmir HRS 2.Aşama Projesi .., .. ve .. İstasyonları İkmal İnşaatı Yapım İşi ihalesine ait sözleşme içeriği işe ilişkin olarak hazırlanan ihale şartnamesinin 8.1. maddesinde, ihalenin yeterlik kriterlerini sağlayan tüm yerli ve yabancı isteklilere açık olduğunun belirtilmesi karşısında söz konusu işin döviz kazandırıcı faaliyet kapsamına girdiğinin anlaşıldığı, bu durumda, üstlenilen işin uluslararası katılıma açık olması ve yukarıda hükümleri aktarılan 1 Seri Nolu Döviz Kazandırıcı Faaliyetlerde Damga Vergisi ve Harç İstisnası Uygulanması Hakkında Tebliğ'de sayılan döviz kazandırıcı faaliyetler içinde yer alması nedenleriyle bahse konu işten dolayı davacı şirketin hak edişlerinden kaynakta kesinti suretiyle davalı idare hesabına ödenen damga vergisinin "mevzuda hata" kapsamında değerlendirilerek düzeltme hükümleri çerçevesinde iadesinin yapılması gerekirken aksi yönde tesis edilen davalı idare işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı, hukuka aykırı olarak tahsil olunduğu bu sebeple iadesi gereken söz konusu damga vergisi ile birlikte talep olunan faiz istemine ilişkin olarak; haksız yere alınan vergi nedeniyle yoksun kalınan tutarın, Danıştay'ın yerleşik hale gelen içtihatlarıyla kabul edilen ve bu husustaki genel hükümleri içeren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanun'da öngörülen oranda yasal faiz uygulanarak ilgilisine ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptali ile tahsil olunan tutarın kesinti tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya iadesine ilişkin olarak İzmir 4. Vergi Mahkemesince verilen 30/12/2016 gün ve E:2016/811, K:2016/2098 sayılı kararın; dava konusu olayda herhangi bir vergi hatası bulunmadığı, hukuki yorum gerektiren konu hakkında ise, 213 sayılı Vergi Usul Kanunun düzeltme hükümlerinin uygulanamayacağı, 488 sayılı Damga Vergisi Kanununda döviz kazandırıcı faaliyetlere ilişkin işlemlerin damga vergisinden istisna olduğuna ilişkin hüküm bulunduğu, Kanunun verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan Genel tebliğlerde ise, hangi faaliyetlerin döviz kazandırıcı faaliyet olduğunun sayıldığı, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından ihale edilen ve davacı tarafından alınan işin Tebliğde sayılan faaliyetlerden olmadığından damga vergisinden de istisna olmadığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü.
İstinaf başvurusu, davacı şirket tarafından, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından ihale edilen "İzmir HRS 2.Aşama Projesi .., .. ve .. İstasyonları İkmal İnşaatı Yapım İşi" ile ilgili olarak hakedişleri üzerinden kesinti yoluyla ödenen damga vergilerinin, 213 sayılı Yasanın düzeltme-şikayet hükümleri kapsamında düzeltilmesi ve iadesi istemiyle yapılan başvurusunun zımnen reddine ilişkin davalı idare işleminin iptali ve damga vergisinin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile iadesi istemine ilişkin olarak açılan davada, İzmir 4. Vergi Mahkemesince verilen kararın kaldırılması istemine ilişkindir.
488 sayılı Damga Vergisi Kanunu'nun 1. maddesinde, bu Kanun'a ekli (1) sayılı tabloda yazılı kağıtların damga vergisine tabi olduğu, (1) sayılı tablonun IV. Makbuzlar ve Diğer Kağıtlar başlıklı 1/a bendinde de; resmi daireler tarafından yapılan mal/hizmet alımlarına ilişkin ödemeler (avans olarak yapılanlar dahil) nedeniyle kişiler tarafından resmi daireler nam ve hesabına, kişiler adına açılmış veya açılacak hesaplara nakledilmesini veya emir ve havalelerine tediyesini temin eden kağıtların damga vergisine tabi olduğu hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanun'un 5035 sayılı Kanun'la değişik Ek 2. maddesinin 1. fıkrasında, döviz kazandırıcı faaliyetlere ilişkin işlemlerle ilgili olarak düzenlenen kağıtların damga vergisinden müstesna olduğu hükme bağlanmış olup, bu maddenin uygulanması bakımından döviz kazandırıcı faaliyetlerin neler olduğunun ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanlığı ile Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından birlikte tespit edileceği ifade edilmiştir.
Söz konusu madde hükmü ile verilen yetkiye dayanılarak 27.02.2004 tarih ve 25386 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 seri no'lu Döviz Kazandırıcı Faaliyetlerde Damga Vergisi ve Harç İstisnası Uygulaması Hakkında Tebliğ ile 05.12.2008 tarih ve 27075 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 4 seri no'lu Döviz Kazandırıcı Faaliyetlerde Damga Vergisi ve Harç İstisnası Uygulaması Hakkında Tebliğde döviz kazandırıcı faaliyetlerin neler olduğu belirtilmiş olup bir işin döviz kazandırıcı faaliyet kapsamında olup olmadığına ilişkin değerlendirmenin bu Tebliğlerde yer alan hükümler esas alınarak yapılması gerekmektedir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 122. maddesinde ise, mükelleflerin vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden isteyebilecekleri belirtilmiş; 116.maddesinde, vergi hatası, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilemede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması biçiminde tanımlandıktan sonra; 117.maddesinde, matrah hatası, vergi miktarında hata ve mükerrer vergi istenilmesi hesap hataları olarak belirlenmiş; 118. maddede de, vergilendirme hataları, 1-Mükellefin şahsında hata: Bir verginin asıl borçlusu yerine başka bir kişiden istenmesi veya alınması, 2- Mükellefiyette hata: Açık olarak vergiye tabi olmayan veya vergiden muaf bulunan kimselerden vergi istenmesi veya alınması, 3- Mevzuda hata: Açık olarak vergi mevzuuna girmeyen veya vergiden müstesna bulunan gelir, servet, madde, kıymet, evrak ve işlemler üzerinden vergi istenmesi veya alınması, 4. Vergilendirme veya muafiyet döneminde hata: Aranan verginin ilgili bulunduğu vergilendirme döneminin yanlış gösterilmiş veya süre itibariyle eksik veya fazla hesaplanmış olması olarak açıklanmış; yine aynı Kanunun 124. maddesinde, vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların, şikayet yoluyla Maliye Bakanlığına (Gelir İdaresi Başkanlığına) müracaat edebilecekleri belirtilmiştir.
Söz konusu maddelerin incelenmesinden görüleceği üzere; Vergi Usul Kanununun yukarıda açıklanan 122'nci ve 124'üncü maddelerine göre idareden düzeltilmesini isteme hakkı doğuran vergi hataları, kendisinden düzeltme isteminde bulunulan idari makamın veya uyuşmazlık halinde yargı yerinin, anılan Kanunun 3'üncü maddesinde öngörülen yorum tekniklerine başvurmadan, ilk bakışta anlayabileceği açıklıktaki vergilendirme hatalarıdır.
Dosyanın incelenmesinden; İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığının "İzmir HRS 2.Aşama Projesi .., .. ve .. İstasyonları İkmal İnşaatı Yapım İşi" ihalesinin davacının uhdesinde kaldığı, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı Banliyö ve Raylı Sistem ve Yatırımlar Daire Başkanlığı ile davacı arasında ihale konusu işe dair 14.04.2010 tarihli sözleşme imzalandığı, ihale makamınca davacıya yapılan hakediş ödemelerinden 2011 yılından itibaren damga vergisi kesintisi yapılarak davalı idareye ödendiği, davacı tarafından 15.01.2016 tarihinde Konak Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne başvurarak ödenen damga vergilerinin iadesinin istendiği, Konak Vergi Dairesinin 28.01.2016 tarih ve 3023 sayılı yazısı ile iade isteminin vergi resim harç istisna belgesinin bulunmadığı gerekçesi ile reddedildiği, davacının 08.02.2016 tarih ve 29086 sayılı dilekçesi ile Gelir İdaresi Başkanlığı'na başvurduğu ve bu başvurunun da zımnen reddi üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, uyuşmazlığın çözümü damga vergisinin konusu olan "İzmir HRS 2.Aşama Projesi .., ..ve .. İstasyonları İkmal İnşaatı Yapım İşinin'' döviz kazandırıcı faaliyet olup olmadığı hususunun tespitine, dolayısı ile 488 Sayılı damga Vergisi Kanunun 1'inci, 4'üncü, Ek 2'nci maddeleri ile, Ek 2. maddesinde verilen yetkiye dayanılarak yayımlanan 1 ve 4 seri numaralı Döviz Kazandırıcı Faaliyetlerde Damga Vergisi ve Harç İstisnası Uygulaması Hakkında Tebliğlerde yer alan hükümlerin değerlendirilmesine ve yorumlanmasına bağlı olduğundan, davada ileri sürülen hatanın, açıklanan yasa hükümlerinin aradığı anlamda vergi hatası olmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu bakımdan; ileri sürülen hatanın düzeltme ve şikayet yoluyla giderilmesi imkanı bulunmadığından, hukuki bir sorun teşkil eden, yasa ve tebliğ hükümlerinin yorumu sonunda çözümlenebilecek nitelikte olan uyuşmazlıkta, düzeltme ve şikayet yoluna gidilmesi sonucu tesis edilen işlemi iptal eden mahkeme kararında usul ve hukuka uygunluk görülmemiştir.
Açıklanan nedenle, istinaf başvurusunun kabulüne, İzmir 4. Vergi Mahkemesinin 30/12/2016 gün ve E:2016/811, K:2016/2098 sayılı kararın kaldırılmasına ve davanın reddine, aşağıda dökümü yapılan ve dava aşamasında davacı tarafından yapılan 117,25-TL yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf aşamasında davalı idare tarafından yapılan 33,00-TL posta gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, yatırılan posta gideri avanslarından artan miktarın Mahkemesince H.M.K'nun 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatıranlara iadesine, bu kararın tebliğ edildiği tarihi izleyen günden itibaren otuz (30) gün içinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere, 23.05.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)