(5216 S. K. m. 8) (2577 S. K. m. 45)
İstemin Özeti: Davacının, Ankara İli, ... ve ... sokakta ruhsatsız kazı yaparak 240 m asfalt, 41 m toprak, 10 m stabilize zemin tahrip ettiği tespit edildiğinden bahisle 51.394,42 TL para cezası verilmesine dair Ankara Büyükşehir Belediyesi Encümeninin 15.05.2014 tarihli ve 1194 Sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada; davalı belediyece 1608 Sayılı Yasada öngörülen prosedür işletilmek suretiyle, davacı tarafından zemine verilen zarar ve ziyanın belli sürede giderilmesinin istenilmesi, giderilmemesi halinde masrafın %20 fazlasıyla ilgilisinden tahsil edilmek üzere belediyece yerine getirilmesi gerekirken, bu prosedür yerine getirilmeden davacı şirkete ruhsatsız kazı sırasında asfalt zeminin tahrip edildiğinden bahisle idari para cezası uygulanmasına dair olarak tesis edilen davaya konu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davaya konu işlemin iptaline dair olarak Ankara 7. İdare Mahkemesi'nce verilen 30/09/2016 gün ve E: 2015/1501, K: 2016/3339 Sayılı kararın, davaya konu işlemin usul ve yasaya uygun olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 9. İdari Dava Dairesi'nce 2577 Sayılı Kanun'un değişik 45. maddesi uyarınca dosya incelenerek işin gereği görüşüldü:
KARAR: Dava; davacının, Ankara İli, ... ve ... sokakta ruhsatsız kazı yaparak 240 m asfalt, 41 m toprak, 10 m stabilize zemin tahrip ettiği tespit edildiğinden bahisle 51.394,42 TL para cezası verilmesine dair Ankara Büyükşehir Belediyesi Encümeninin 15.05.2014 tarihli ve 1194 Sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince; 5393 Sayılı Belediye Kanunu ile 'Kanunların verdiği yetki çerçevesinde yönetmelik çıkarmak ve Kanunlarda belirtilen cezaları vermek' görev ve yetkilerinin Belediyelere verildiği, 5216 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile ise 'AYKOME'nin çalışma esas ve usulleri ile bu kurullara katılacak kamu kurum ve kuruluş temsilcilerinin İçişleri Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelik ile belirleneceğinin' hüküm altına alındığı, bu konuya yönelik bunun dışında Büyükşehir Belediyelerine "idari para cezası" tesis etme gibi herhangi bir görev ve yetki verilmediği görüldüğü, bu durumda, mevzuat ile Büyükşehir Belediyelerine bildirimsiz yada ruhsatsız kazı çalışmaları yapılması durumunda idari para cezası uygulama yetkisi verilmediğinden davacı şirket hakkında asfalt zeminin tahrip edildiğinden bahisle idari para cezası uygulanmasına dair tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle gerekçesiyle, davaya konu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Ankara Büyükşehir Belediyesi Alt Yapı Koordinasyon Merkezi Müeyyideler Yönetmeliği'nin "Amaç ve Kapsam" başlığı altında düzenlenen 1. maddesinde, Bu Yönetmeliğin amacı ve kapsamı; Ankara Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde Alt Yapı Koordinasyon Merkezinin sorumluluğunda olan yerlerde, Alt Yapı Koordinasyon Merkezi Alt Yapı Tesisleri Ruhsat İşlemleri ve Zemin Açımı Uygulama Yönetmeliğinin esaslarına ve ruhsat şartlarına uygun olmayan ruhsatlı çalışmalar ile bildirimsiz ve ruhsatsız kazı çalışmalarını engelleyerek alt ve üstyapıyı korumak olarak belirlenmiş, “Dayanak” başlıklı 2. maddesinde, Bu Yönetmeliğin 5216 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 8. maddesi, 5393 Sayılı Belediye Kanunu'nun 14. maddesi, 15.maddesinin b bendi, 18. maddesinin f bendi, 34. maddesinin e bendi, 2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 97. maddesine dayanılarak hazırlandığı belirtilmiştir.
“Cezalı Zemin Tahrip Ücreti” başlıklı 4. maddesinde, “ (1) Ruhsatsız veya ruhsat şartlarına aykırı kazı yapılması halinde, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisince her yıl belirlenen zemin tahrip ücretlerinin % 50 fazlası cezalı zemin tahrip ücreti olarak uygulanacaktır.
(2) Ödeme bildiriminden itibaren 30 gün içerisinde ruhsatlı çalışmalar için cezalı bedel, ruhsatsız ve bildirimsiz çalışmalar için cezalı bedel ile alt yapı tesisi açım ruhsatı bedeli ilgilisinden tahsil edilir.” hükümleri, “Ruhsatsız Kazı” başlıklı 5.maddesinde, “ (1) AYKOME Şube Müdürlüğünce kazı sezonunda ruhsatsız çalışmanın tespiti halinde çalışma yapılan mevcut zeminin yürürlükteki cezai bedeli kadar, Modifiye asfalt olan yerlerde çalışma yapılması halinde ise çalışma yapılan mevcut zeminin yürürlükteki cezai bedelinin 3 (üç) katı kadar cezai bedel tahsil edilir. Ayrıca alt yapı açım tesisi ruhsatlandırılması da yapılır.
(2) AYKOME Şube Müdürlüğünce kazı sezonu dışında ruhsatsız çalışmanın tespiti halinde çalışma yapılan mevcut zeminin yürürlükteki cezai bedelinin 2 (ik) katı kadar, Modifiye asfalt olan yerlerde çalışma yapılması halinde ise çalışma yapılan mevcut zeminin yürürlükteki cezai bedelinin 5 (beş) katı kadar cezai bedel tahsil edilir. Ayrıca alt yapı tesisi açım ruhsatlandırılması da yapılır.
(3) Zemin kaplaması yapılırken AYKOME Şube Müdürlüğü'ne bildirim yapılarak ön ruhsatlandırma yapılabilir. Ön ruhsat 15 iş günü içinde asıl ruhsata çevrilir. Aksi takdirde mevcut zemin cinsinden yürürlükteki cezalı bedel uygulanır.” hükümleri, "Uygunsuz Kazı" başlıklı 19. maddesinde de, " (1) Yeraltından insan eli marifetiyle yapılan kazılarda, cezalı stabilize zemin tahrip bedeli ilgilisinden tahsil edilir." hükümleri öngörülmüştür.
Yönetmeliğin dayanağını oluşturan Yasalardan, 5216 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun “Alt Yapı Hizmetleri” başlıklı 8. maddesinde, “Büyükşehir içindeki alt yapı hizmetlerinin koordinasyon içinde yürütülmesi amacıyla büyükşehir belediye başkanı ya da görevlendirdiği kişinin başkanlığında, yönetmelikle belirlenecek kamu kurum ve kuruluşları ile özel kuruluşların temsilcilerinin katılacağı alt yapı koordinasyon merkezi kurulur. Büyükşehir ilçe belediye başkanları kendi belediyesini ilgilendiren konuların görüşülmesinde koordinasyon merkezlerine üye olarak katılırlar. Alt yapı koordinasyon merkezi toplantılarına ayrıca gündemdeki konularla ilgili kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının (oda üst kuruluşu bulunan yerlerde üst kuruluşun) temsilcileri de davet edilerek görüşleri alınır.
Alt yapı koordinasyon merkezi, kamu kurum ve kuruluşları ile özel kuruluşlar tarafından büyükşehir içinde yapılacak alt yapı yatırımları için kalkınma plânı ve yıllık programlara uygun olarak yapılacak taslak programları birleştirerek kesin program hâline getirir. Bu amaçla, kamu kurum ve kuruluşları ile özel kuruluşlar alt yapı koordinasyon merkezinin isteyeceği coğrafi bilgi sistemleri dâhil her türlü bilgi ve belgeyi vermek zorundadırlar. Kesin programlarda birden fazla kamu kurum ve kuruluşu tarafından aynı anda yapılması gerekenler ortak programa alınır. Ortak programa alınan alt yapı hizmetleri için belediye ve diğer bütün kamu kurum ve kuruluşlarının bütçelerine konulan ödenekler, alt yapı koordinasyon merkezi bünyesinde oluşturulacak alt yapı yatırım hesabına aktarılır.
Ortak programa alınan hizmetler için kamu kurum ve kuruluş bütçelerinde yeterli ödeneğin bulunmadığının bildirilmesi durumunda, büyükşehir belediyesi veya ilgisine göre bağlı kuruluş bütçelerinden bu hizmetler için kaynak ayrılabilir. Kamu kurum ve kuruluşları alt yapı ortak yatırım hizmetleri için harcanan miktarda ödeneği, yeniden değerleme oranını da dikkate alarak ertesi yıl bütçesinde ayırır. Ayrılan bu ödenek belediye veya ilgili bağlı kuruluşunun hesabına aktarılır. Bu bedel ödenmeden ilgili kamu kurum veya kuruluşu, büyükşehir belediyesi sınırlarında yeni bir yatırım yapamaz.
Ortak programa alınmayan yatırımlar için bakanlıklar, ilgili belediye ve diğer kamu kurum ve kuruluşları alt yapı koordinasyon merkezi tarafından belirlenen programa göre harcamalarını kendi bütçelerinden yaparlar.
Koordinasyon merkezleri tarafından alınan ortak yatırım ve toplu taşımayla ilgili kararlar, belediye ve bütün kamu kurum ve kuruluşlarıyla ilgililer için bağlayıcıdır.
Alt yapı koordinasyon merkezinin çalışma esas ve usulleri ile bu kurullara katılacak kamu kurum ve kuruluş temsilcileri, İçişleri Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. İçişleri Bakanlığı, çıkarılacak bu yönetmeliğin, alt yapı yatırım hesabının kullanılması ve ödenek tahsisi ve aktarmasına dair kısımları hakkında, Maliye Bakanlığı ve Devlet Plânlama Teşkilâtı Müsteşarlığı'nın görüşünü alır.” düzenlemeleri yerini bularak, diğer dayanak olarak gösterilen 5393 Sayılı Belediye Kanunu'nun, “Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14. maddesinde, “Belediye mahalli müşterek nitelikte olmak şartıyla; a) İmar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı; coğrafi ve kent bilgi sistemleri; çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık; zabıta, itfaiye, acil yardım, kurtarma ve ambulans; şehir içi trafik; defin ve mezarlıklar; ağaçlandırma, park ve yeşil alanlar; konut; kültür ve sanat, turizm ve tanıtım, gençlik ve spor; sosyal hizmet ve yardım, nikâh, meslek ve beceri kazandırma; ekonomi ve ticaretin geliştirilmesi hizmetlerini yapar veya yaptırır. Büyükşehir belediyeleri ile nüfusu 100.000'in üzerindeki belediyeler, kadınlar ve çocuklar için konukevleri açmak zorundadır. Diğer belediyeler de mali durumları ve hizmet önceliklerini değerlendirerek kadınlar ve çocuklar için konukevleri açabilirler.” hükmüne yer verilmiş, 15. maddesinin (b) bendinde, “Kanunların belediyeye verdiği yetki çerçevesinde yönetmelik çıkarmak, belediye yasakları koymak ve uygulamak, kanunlarda belirtilen cezaları vermek.” Belediyenin yetkileri ve imtiyazları arasında, 18.maddesinin (f) bendinde, “Kanunlarda vergi, resim, harç ve katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin istemine bağlı hizmetler için uygulanacak ücret tarifesini belirlemek.” Belediye meclisinin görev ve yetkileri arasında, 34. maddesinin (e) bendinde, “Kanunlarda öngörülen cezaları vermek.” Belediye encümeninin görev ve yetkileri arasında sayılmıştır.
2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 97. maddesinde ise, “Belediyeler bu Kanunda harç veya katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin istemine bağlı olarak ifa edecekleri her türlü hizmet için belediye meclislerince düzenlenecek tarifelere göre ücret almaya yetkilidir. Belediye'ye tekel olarak verilmiş işler kendi özel hükümlerine tabidir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
5216 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu, 5393 Sayılı Belediye Kanunu ve 2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun ilgili maddelerine göre hazırlanan, Ankara Büyükşehir Belediyesi Alt Yapı Koordinasyon Merkezi Müeyyideler Yönetmeliği uyarınca verilecek para cezalarına karşı yapılacak itiraz konusunda görevli yargı yerini belirleyen bir hükme, gerek Yönetmelikte gerekse anılan Kanunlarda yer verilmemiştir.
5326 Sayılı Kabahatler Kanunu'nun 5560 Sayılı Kanun'la değişik 3.maddesinde, "(1) Bu Kanunun; a) İdari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna dair hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genel hükümleri, idari para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır.", “Başvuru Yolu” başlıklı 27.maddesinin 1. bendinde, “İdari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine dair idari yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idari yaptırım kararı kesinleşir...", aynı maddenin 8. bendinde ise, “İdari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idari yaptırım kararına dair hukuka aykırılık iddiaları bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciinde görülür." hükümlerine yer verilmiştir.
İncelenen uyuşmazlıkta, verilen idari para cezasına karşı yapılan itirazın görüm ve çözümünde, 5216 Sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu, 5393 Sayılı Belediye Kanunu ve 2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun ilgili maddelerine dayanılarak hazırlanan, Ankara Büyükşehir Belediyesi Alt Yapı Koordinasyon Merkezi Müeyyideler Yönetmeliği ve anılan Kanunlarda görevli yargı yeri hususunda hüküm bulunmadığından, Kabahatler Kanunu'nun değişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna dair hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 Sayılı Kanun hükümleri dikkate alınacağından, idari para cezasına karşı açılan davanın görüm ve çözümünde, anılan Kanun'un 27. maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca Adli Yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.
Nitekim, Uyuşmazlık Mahkemesi'nin benzer bir uyuşmazlıkta verdiği 14.07.2014 tarih ve E:2014/517, K:2014/722 Sayılı kararı da aynı yöndedir.
Bu durumda; davanın, görüm ve çözümünün Adli Yargı'nın görevine girdiği gerekçesiyle görev yönünden reddi gerekirken, uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle; istinaf talebinin kabulüne, Ankara 7. İdare Mahkemesi'nce verilen 30/09/2016 gün ve E:2015/1501, K:2016/3339 Sayılı kararın KALDIRILMASINA, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin (1/a) bendi hükmü uyarınca yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın MAHKEMESİNE İADESİNE, bozma kararı üzerine mahkemece yeniden bir karar verileceğinden bu aşamada yargılama giderleri yönünden ayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığına, 2577 Sayılı Kanun'un değişik 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olmak üzere, 22.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)