(2918 S. K. m. 48, 112) (2577 S. K. m. 14, 15) (5326 S. K. m. 3, 19)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacının, alkol ölçümü yaptırmadığından bahisle 2918 sayılı Kanunun 48/9. maddesi uyarınca sürücü belgesinin 2 yıl süreyle geri alınmasına ilişkin 08/12/2015 tarihli 336874 sayılı sürücü belgesi geri alma tutanağı ile 2.288,00 TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin 377282 sayılı 08/12/2015 tarihli trafik idari para cezası karar tutanağının iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada; Mersin 1. İdare Mahkemesi'nce, davanın reddi yolunda verilen 21/10/2016 günlü E:2015/1669, K:2016/1391 sayılı kararın, davacı tarafından; yasaya ve usule aykırılık teşkil ettiği, alkol oranının 0,49 promil olduğu, iddia edildiği gibi 0.56 promil olmadığı, tarafına uygulanan işlemlerin usulsüz olduğu, işi gereği ehliyete ihtiyacı olan bir kimse olduğu ileri sürülerek istinaf yoluyla incelenerek kaldırılmasına karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Konya Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesi'nce, işin gereği görüşüldü;
Dava; davacının, alkol ölçümü yaptırmadığından bahisle 2918 sayılı Kanunun 48/9. maddesi uyarınca sürücü belgesinin 2 yıl süreyle geri alınmasına ilişkin 08/12/2015 tarihli 336874 sayılı sürücü belgesi geri alma tutanağı ile 2.288,00 TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin 377282 sayılı 08/12/2015 tarihli trafik idari para cezası karar tutanağının iptali istemiyle açılmıştır.
Mersin 1. İdare Mahkemesi'nce, işin esası incelenerek verilen 21/10/2016 günlü E:2015/1669, K:2016/1391 sayılı kararla, dava dosyasının incelenmesinden, 08/12/2015 günü saat 01:57 sıralarında Mersin İli, Silifke İlçesi, … Mahallesi …. Öğrenci Yurdu önünde Silifke İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik ekiplerince yapılan denetim ve kontroller sırasında durdurulan ..... plakalı aracın sürücüsü olan davacıya alkol kontrolü yapılmak istenilmesine rağmen ölçüm yaptırmayı reddettiğinin, bunun üzerine görevlilerce alkolmetre ret çıktısı alınarak bu hususta 08/12/2015 tarihi saat 02:10 civarında tutanak tanzim edildiği ve davacı hakkında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 48/9. (Alkolün kandaki miktarını tespit amacıyla, kollukça teknik cihazlar kullanılmasını kabul etmemek) maddesi uyarınca sürücü belgesi geri alma tutanağı ile sürücü belgesinin iki yıl süreyle geri alındığı ve davacıya 2.288,0 TL idari para cezası verildiğinin, anılan işlemlerin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığının anlaşıldığı, bu durumda, 08/12/2015 günü trafik ekiplerince tanzim edilen tutanakların ve bu tutanaklar doğrultusunda davacının "trafik güvenliğini tehlikeye sokma" suçunu işlediğinden bahisle Taşucu Polis Merkezi Amirliği'nde alınan ifadesinin incelenmesinden; ..... plakalı aracın sürücüsü olan davacının, trafik ekibince alkolmetre ile ölçüm yapılmasını reddettiği hususunun sabit olduğu anlaşıldığından, davacı adına 2.288,00.-TL idari para cezası verilmesi ve sürücü belgesinin iki yıl süreyle geri alınmasına ilişkin davalı idare işlemlerinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı, İdare Mahkemesinin kararının istinaf incelemesi yoluyla kaldırılmasını istemektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14/3. maddesinde dilekçelerin sırasıyla, a) Görev ve yetki, b) İdari Merci Tecavüzü, c) Ehliyet, d) İdari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, e) Süre aşımı, f) Husumet, g) 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları, yönlerinden sırasıyla inceleneceği hüküm altına alınmış, 15/1-a maddesinde de; 3/a bendine göre adli ve askeri yargının görevli olduğu konularda açılan davaların reddine karar verileceği hükmüne yer verilmiştir.
Öte yandan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun Adli Kovuşturma ve Cezaların Uygulanması başlıklı Dokuzuncu Kısıma dahil "Bu Kanundaki suçlarla ilgili davalara bakacak mahkemeler ve yetkileri" başlığı altında düzenlenen 112. maddesinin ilk paragrafında; sürücü belgelerinin geçici olarak geri alınması hariç olmak üzere bu Kanundaki hafif para cezasını veya bu kanundaki hafif hapis cezasını, belgelerin geri alınması ve iptali veya işyerlerinin kapatılması cezasını gerektiren suçlarla ilgili davalara trafik mahkemelerinde, bunların bulunmadığı yerlerde yetki verilen sulh ceza mahkemelerinde bakılacağı ifade edilmiş; böylelikle sürücü belgelerinin geçici olarak geri alınmasına ilişkin uygulamalar, trafik ve sulh ceza mahkemelerinin görevi dışında tutulmuş iken; 12.07.2013 tarihli 6495 sayılı Kanunun 20. maddesiyle yapılan değişiklik ile, maddenin başlığı, "Sürücü belgelerinin geri alınmasında ve iptalinde yetki" şeklinde, madde ise, "Bu Kanunun 6 ncı maddesinde sayılan görevlilerin ve trafik tescil kuruluşlarının yetkilendirildiği haller hariç olmak üzere, sürücü belgelerinin geri alınmasına ve iptaline sulh ceza mahkemeleri karar verir.
Bu Kanunun 51 inci maddesinin ihlali ve 118 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında yazılı "100 ceza puanını doldurmak" eylemi nedeniyle sürücü belgelerinin geri alınmasına yine bu Kanunun 6 ncı maddesinde sayılan görevliler yetkilidir.
Sürücü belgelerinin geçici olarak geri alınması veya iptaline dair verilen kesinleşmiş mahkeme kararı örnekleri, sürücülerin sicillerine işlenmek üzere mahkemelerce ilgili trafik birimlerine gönderilir.
Bu Kanuna göre görülen davalar, diğer kanunlara göre görülen davalarla birleştirilemez.
……. " şeklinde düzenlenmiştir.
5326 sayılı Kabahatler Kanununun "Saklı tutulan hükümler" başlığını taşıyan 19. maddesi, "(1) Diğer kanunlarda kabahat karşılığında öngörülen belirli bir süre için;
a) Bir meslek ve sanatın yerine getirilmemesi,
b) İşyerinin kapatılması,
c) Ruhsat veya ehliyetin geri alınması,
d) Kara, deniz veya hava nakil aracının trafikten veya seyrüseferden alıkonulması, gibi yaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili kanunlarda bu Kanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadar saklıdır" şeklinde düzenlenmiştir.
5326 sayılı Kabahatler Kanununun "Saklı tutulan hükümler" başlığını taşıyan 19. maddesinde, "diğer kanunlarda kabahat karşılığında öngörülen belirli bir süre için, ….. ehliyetin geri alınması, ……. gibi yaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili kanunlarda bu Kanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadar saklıdır" denilerek, ilgili kanununda, bu Kanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadar saklı tutulan, başka bir deyişle, belirtilen istisnalar içinde sayılan yaptırımlardan biri olan "ehliyetin geri alınması" na ilişkin hükmün, 12/07/2013 tarih ve 6495 sayılı Kanun’un 20. maddesiyle, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 112. maddesinde yapılan değişiklik ile yukarıda belirtilen şekilde yeniden düzenlendiği ve bu karara karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği dikkate alındığında, davanın sürücü belgesi geri alma işlemine yönelik kısmının görüm ve çözümünde adli yargı yeri görevli bulunmaktadır.
Davanın idari para cezası ile ilgili kısmına gelince; sürücü belgesi geri alma işlemine yönelik kısmının görüm ve çözümünde adli yargı yeri görevli olduğundan, trafik idari para cezası yönünden görevli yargı yerinin belirlenmesinin, sürücü belgesi geri alma işleminden bağımsız ayrı olarak değerlendirilmesi gerekmekte olup, trafik idari para cezasının 5326 sayılı Kanunun 16. maddesinde belirtilen idari yaptırım türlerinden biri olduğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda son olarak 12/07/2013 gün ve 6495 sayılı Kanunla değişiklik yapıldığı, bu haliyle de idari para cezasına karşı kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği, bu durumda, Kabahatler Kanununun 5560 sayılı Kanunla değişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümleri dikkate alınacağından, davanın idari para cezası işlemine yönelik kısmının görüm ve çözümünde de adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, adli yargının görevinde bulunan uyuşmazlıkla ilgili davanın, 2577 sayılı Kanunun 15/1-a maddesi uyarınca görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, bu husus dikkate alınmadan, uyuşmazlığın esası incelenmek suretiyle davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; istinaf isteminin kabulüne, Mersin 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 21/10/2016 günlü E:2015/1669, K:2016/1391 sayılı kararın kaldırılmasına, kaldırma kararı doğrultusunda yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, Mahkemece verilecek kararla istinaf yargılama giderleri de hüküm altına alınacağından, bu hususta ayrıca hüküm kurulmasına gerek olmadığına, 2577 sayılı Kanunun 6545 sayılı Kanunla değişik 45. maddesinin 6. fıkrası gereğince kesin olarak, 25/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)