(213 S. K. m. 114) (2577 S. K. m. 45, 49)
Davacı tarafından, 2010 vergilendirme dönemi hesapları sahte belge düzenleme fiili yönünden incelenmekle oluşturulan takdir komisyonu kararına istinaden 2010/04,06,07,08 dönemleri için 11.02.2016 tarih ve 20160211135050000017,14,12,10 Sayılı ihbarnameler ile adına re'sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemiyle açılan davada; davalı idarece, Vergi Müfettişince Vergi Dairesine gönderilen 09.11.2015 tarih ve AGB-A-2708/761-667 Sayılı yazısına istinaden zamanaşımı süresinin dolmasına çok az bir süre kala sırf zamanaşımını durdurmak amacıyla davacı dosyasının takdir komisyonuna sevk edilmesi işleminin; 213 Sayılı Kanun'un 114/2. maddesinde yer alan takdir komisyonuna başvurulmasının zamanaşımını durduracağına dair düzenlemenin davaya konu olayda olduğu gibi idarelere sırf zamanaşımını durdurmak için takdir komisyonuna başvurmaları yetkisi veren bir düzenleme olmaması sebebiyle davaya konu cezalı tarhiyata dair zamanaşımı süresini durdurmayacağı ve olayda zamanaşımı süresinin 31.12.2015 tarihinde dolduğunun kabulü gerekeceği açık olmakla, zamanaşımına uğrayan davaya konu cezalı tarhiyatta bu sebeplerle yasal isabet görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar veren, İstanbul 3. Vergi Mahkemesi'nin 18/11/2016 tarih ve E:2016/898, K:2016/2415 Sayılı kararına, davalı idarece istinaf başvurusunda bulunularak; kararın hukuka uygun olmadığı iddialarıyla bozulması istenilmektedir.
Savunma verilmemiştir.
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Birinci Vergi Dava Dairesi'nce, dosyadaki belgeler incelenip davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusu hakkında gereği görüşüldü:
KARAR: 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ''İstinaf'' başlıklı 45. maddesinin 2. fıkrasında; istinafın, temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu belirtilmiş, aynı Kanun'un ''Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar'' başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında ise; ''görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi, usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksiklikler bulunması'' bozma nedenleri olarak belirlenmiş bulunmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; istinafa konu kararda 2577 Sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinin bulunmadığı ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddiaların da kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte olmadığı sonucuna varılmıştır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun reddine, kararın onanmasına, başvuru aşamasında yapılan 33,00-TL tutarındaki yargılama giderinin başvuran üzerinde bırakılmasına, başvuru sırasında tahsil edilen posta avansından artan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay Başkanlığı nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, 21.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)