(657 S. K. m. 68, 76) (5271 S. K. m. 45, 48)
İSTEMİN ÖZETİ: Emniyet Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığı'nda Başmüfettiş olarak görev yapan davacının Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı emrine Merkez Emniyet Müdürü olarak atanmasına dair 03/09/2015 gün ve 500331 Sayılı işlemin iptali ve bu atama sebebiyle doğan maaş kaybının atama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle açılan davanın; davacının 3201 Sayılı Kanun'da belirtilen görevlere atamasının yapılıp yapılmaması konusunda idarenin takdir yetkisinin bulunduğu, belirli bir kamu hizmetinin etkili ve verimli bir biçimde yürütülmesi için idarelere takdir hakkı tanındığı durumlarda idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği, davacı hakkında yürütülen bir soruşturmanın var olduğu da göz önüne alındığında davaya konu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddine dair olarak Ankara 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 20/12/2016 gün ve E:2015/2821, K:2016/4388 Sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesince, 2577 Sayılı Kanun'un değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
KARAR: Dava, Emniyet Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığı'nda Başmüfettiş olarak görev yapan davacının Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı emrine Merkez Emniyet Müdürü olarak atanmasına dair 03/09/2015 gün ve 500331 Sayılı işlemin iptali ve bu atama sebebiyle doğan maaş kaybının atama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır.
657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 76.maddesi, "Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler." hükmünü taşımaktadır.
Anılan madde ile memurların naklen atanmaları konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı açık olup, bu yetkinin ancak kamu yararı ve hizmet gerekleri göz ardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince bunun saptanması halinde sözü edilen bu durumun davaya konu idari işlemin sebep ve maksat yönlerinden hukuka aykırılığı sebebiyle iptalini gerektireceği yerleşmiş yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden, Emniyet Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığı'nda Başmüfettiş olarak görev yapmakta olan davacının 03/09/2015 gün ve 500331 Sayılı davaya konu işlemle, salt idari takdir yetkisine dayalı olarak bu görevden alınarak Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı emrine Merkez Emniyet Müdürü olarak atandığı, bakılan davanın da bu işlemin iptali ve davacının bu atama sebebiyle doğan maaş kaybının yasal faizi ile birlikte ödenmesi istemiyle açıldığı anlaşılmaktadır.
İncelenen olayda, gerek davaya konu işlemin gerekçesinde, gerekse idare savunmasında davacının Başmüfettişlik görevinden alınarak Merkez Emniyet Müdürü olarak atanmasının salt idari takdir yetkisine dayalı olarak tesis edildiği belirtilmiş ise de, 2008 yılından beri Polis Başmüfettişi olarak görev yapmakta olan davacının bu görevden alınmasının hukuken geçerli ve haklı nedenlere dayalı olması gerektiği, davacının görevinde başarısızlığı, yetersizliği gibi tespitlere ya da daha üst görevde değerlendirilmesi gibi gerekçelere bağlı olmadan sadece takdir yetkisine dayalı olarak Teftiş Kurulundaki görevinden alınmasının ise hukuka aykırı olacağı açıktır.
Davacının Başmüfettişlik görevinden alınma sürecine dair olarak ileri sürdüğü iddialar ve idarenin ara kararına cevaben gönderdiği bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacının 07/04/2015 tarihinde Kahramanmaraş İl Emniyet Müdürlüğü'nde görevlendirildiği bir soruşturma kapsamında, adil bir şekilde araştırma ve soruşturma yürütmediği, tarafsızlığını yitirdiği ve görevini kötüye kullandığı iddialarıyla hakkında inceleme başlatıldığı, bu inceleme sonucunda Emniyet Genel Müdürlüğü'nün 21/08/2015 tarih ve 2015/50 Sayılı kararıyla davacı hakkında soruşturma izni verildiği, adı geçenin Merkez Emniyet Müdürü olarak atanmasına dair 03/09/2015 gün ve 500331 Sayılı davaya konu işlemin bu aşamada tesis olunduğu, davacıya bu sebeple yapılan yargılaması sırasında, tanık olarak ifadesine başvurduğu bir kişinin bilgi sahibi olarak ifadesini aldığı, ifade alırken CMK 45 ve 48. maddedeki haklarını ilgiliye hatırlatmadığı, ifade için müştekiyi üç saat beklettiği, soruşturmada yasak delil kullandığı, ifadesine başvurduğu diğer üç kişiyi de usule aykırı olarak ifadeye çağrılıp, kendisine yöneltilen suçlamaları da belirtmeden ifadelerini aldığı yönünde isnatlarda bulunulduğu, davacının belirtilen fiilleri sebebiyle Yargılandığı Kahramanmaraş 6. Asliye Ceza Mahkemesince, işlediği ileri sürülen suçların sabit olmadığı ve suç kastının bulunmadığı gözetilerek 05/10/2016 gün ve E:2016/260; K:2016/581 Sayılı beraat kararı verildiği ve bu kararın 21/11/2016 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiş olup, bu durumda davacının Başmüfettişlik görevinden alınmasına gerekçe teşkil eden söz konusu adli takibat sonucunda, iddia edilen hususlarda her hangi bir suçunun ya da kusurunun olmadığı anlaşılmıştır. Aynı isnatlar sebebiyle davacı hakkında disiplin yönünden yapılmış işlemlere dair her hangi bir bilgi, belge ya da iddia da bulunmadığından, yukarda anılan tahkikat konularının davacının Başmüfettişlikten alınmasını gerektirecek mahiyette olmadığı, dolayısıyla bu kanaate dayalı olarak tesis olunduğu anlaşılan davaya konu atama işleminin de hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Anayasa'nın 125. maddesinde idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlandığından, hukuka aykırılığı saptanan davaya konu işlem sebebiyle davacının uğradığı maaş kayıplarının da dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece ilgiliye ödenmesi gerektiği açıktır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davacı tarafın İSTİNAF BAŞVURUSUNUN KABULÜNE, Ankara 2. İdare Mahkemesi'nce verilen 20/12/2016 gün ve E:2015/2821; K:2016/4388 Sayılı kararın KALDIRILMASINA; 2577 Sayılı Kanun'un değişik 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, davaya konu işlemin İPTALİNE ve davacının tazminat isteminin KABULÜNE; atama işlemi sebebiyle uğradığı maaş kayıplarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, aşağıda dökümü yapılan, mahkeme ve istinaf safhasına ait toplam 403,85 TL yargılama giderinin ve yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 990,-TL avukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, posta gideri avansından artan miktarın istenilmesi halinde istinaf başvurusunda bulunan tarafa iadesine, 21.06.2017 tarihinde oybirliği ile ve kesin olarak karar verildi. (¤¤)