İSTEMİN ÖZETİ: Suriye uyruklu davacının sınır dışı edilmesine ilişkin İstanbul Valiliği işleminin iptali istemiyle açılan davada; davacının sınır dışı edilmesine ilişkin davalı idarece işlem tesis edilmediğinden 2577 sayılı Kanun’un 15/1-b maddesine göre, idari davaya konu olabilecek bir işlem bulunmadığından davanın incelenmeksizin reddine ilişkin İstanbul 1. İdare Mahkemesi'nin 21/09/2016 günlü ve E:2016/1204, K:2016/1740 sayılı kararının; davacı tarafından, davalı idarece sınır dışı edilmesine yönelik işlem tesis edildiği, işlemin hukuka aykırı olduğu öne sürülerek istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dokuzuncu İdare Dava Dairesince dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava; Suriye uyruklu davacının sınırdışı edilmesine ilişkin İstanbul Valiliği işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ''İstinaf'' başlıklı 45.maddesinin 2.fıkrasında; istinafın temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu belirtilmiştir.
Aynı kanunun ''Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar'' başlıklı 49.maddesinin 2.fıkrasında ise; ''görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi, usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksiklikler bulunması'' bozma nedenleri olarak belirlenmiş bulunmaktadır.
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 53. maddesinin (3) numaralı fıkrasında, "Yabancı veya yasal temsilcisi ya da avukatı, sınır dışı etme kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde idare mahkemesine başvurabilir. Mahkemeye başvuran kişi, sınır dışı etme kararını veren makama da başvurusunu bildirir. Mahkemeye yapılan başvurular on beş gün içinde sonuçlandırılır. Mahkemenin bu konuda vermiş olduğu karar kesindir. Yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, dava açma süresi içinde veya yargı yoluna başvurulması hâlinde yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez." kuralı yer almaktadır.
Anılan kuralın incelenmesinden, yabancılar hakkında tesis edilen "sınır dışı etme" işlemlerinin yargısal denetiminde uygulanmak üzere özel usul kuralları öngörüldüğü; bu kapsamda olmak üzere, dava açma süresinin 15 gün olarak belirlendiği ve davanın açıldığı tarihten itibaren 15 gün içinde sonuçlandırılmasının öngörüldüğü ve mahkemelerin bu konuda verdikleri kararlara karşı istinaf ve temyiz yolunun kapatıldığı anlaşılmaktadır.
Kanun koyucunun bu şekilde bir düzenleme yaparak "sınır dışı etme" işlemlerine ilişkin uyuşmazlıkların bir an önce sonuçlandırılarak sürüncemede kalmamasını hedeflediği anlaşılmakta olup, aynı kanun hükmü içerisinde, yargı yoluna başvurulması halinde yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancının sınır dışı edilmeyeceğinin hükme bağlanmış olması da bu hedefi doğrulamaktadır.
Yukarıda alıntısı yapılan kanun hükmünde, mahkemelerin sınır dışı etme işlemleri konusunda verdiği kararların kesin olduğu hükme bağlanırken kararların usule veya esasa ilişkin olması aşamasında herhangi bir ayrım yapılmamış olması karşısında, esasa ilişkin ilk derece mahkemesi kararları kesin kabul edilirken usule ilişkin olanların temyizen veya istinaf yoluyla incelenebileceğinin kabulünün hukuka uygun olmadığı değerlendirilmektedir.
"Sınır dışı etme" işlemlerine karşı açılan davalarda mahkemelerce "usul yönünden" verilmiş kararların temyizen incelenebileceğinin kabulü, yargılanma usulü açısından bir ikilem doğuracağı gibi kanun koyucunun bu konudaki uyuşmazlıkların bir an önce sonuçlandırılması yolundaki amacına da uygun düşmeyecektir.
Dava dosyasının incelenmesinden; Suriye uyruklu davacının sınırdışı edilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada; davacı vekilinin dava dilekçesinde, müvekkilinin sınır dışı edilmesine ilişkin İstanbul Valiliği işleminin iptalinin talep edildiği, dilekçede, dava konusu işlemin tarih ve sayısının belirtilmediği, dava dilekçesi ekinde de işlem örneğinin eklenmediği, davalı idarenin savunmasında, davacı hakkında tesis edilmiş sınır dışı işlemi ve kayıt bulunmadığı bildirilmiş, davalı idarenin bu savunması üzerine, İstanbul 1. İdare Mahkemesi'nin 27/07/2016 günlü ara kararıyla davacı vekilinden, müvekkilinin sınır dışı edilmesine ilişkin işlem örneğinin Mahkemeye ibrazı istenmiş ancak verilen süre içinde davacı vekilince, müvekkilinin sınır dışı edildiğine ilişkin işlem ibraz edilmediğinden davacının sınır dışı edilmesine ilişkin davalı idarece tesis edilmiş bir işlem olmadığı, bu sebeple açılan davanın incelenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle 2577 sayılı Kanun’un 15/1-b maddesine göre, idari davaya konu olabilecek bir işlem bulunmadığından davanın incelenmeksizin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu duruma göre; ''sınırdışı'' etme işlemine karşı açılmış bulunan davalarda idare mahkemelerince verilen her türlü kararlar kesin olup, temyizen veya istinaf yoluyla incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun incelenmeksizin reddine, başvuru aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, artan tebligat avansının mahkemesince davacıya iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 11/01/2017 gününde oyçokluğuyla ile kesin olarak karar verildi.
AZLIK OYU:
Yabancıların Türkiye’ye girişleri, Türkiye’de kalışları ve Türkiye’den çıkışları ile Türkiye’den koruma talep eden yabancılara sağlanacak korumanın kapsamına ve uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek amacıyla çıkartılan 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 53. maddesinde; sınır dışı etme kararlarına karşı açılacak davalarda yargılamanın daha süratle tamamlanmasını öngören bir takım düzenlemeler getirilmiş; düzenlemelerle yabancı veya yasal temsilcisi ya da avukatının, sınır dışı etme kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde idare mahkemesine başvurabileceği, mahkemeye yapılan başvuruların on beş gün içinde sonuçlandırılacağı ve mahkemenin bu konuda vermiş olduğu kararın kesin olduğu kurala bağlanmıştır.
6458 sayılı Kanun'un 53. maddesiyle Yasa koyucunun, idarenin sınır dışı etme işlemlerine karşı etkin ve hızlı bir yargılama süreci öngörerek, tesis edilen işlemlerin yargı süzgecinden geçirilmesinin hedeflendiği nitekim maddenin devamında, yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancının sınır dışı edilmeyeceğine yönelik hüküm getirilerek, yargı kararı üzerine uygulamaya geçilmesinin amaçlandığı görülmektedir.
Ancak mahkemelerin sınır dışı işlemlerine karşı açılan davalarda, idari yargılama usulü veya atıf nedenle Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerini gözeterek vermiş olduğu kararlarda, işlemin esası incelenerek hukuka uygunluk denetiminin yapılamaması nedeniyle etkin yargı yolunun işletilemediği açıktır.
Bu nedenle; 6458 sayılı Kanunun 53. maddesinde belirtilen ve mahkemelerin bu konuda vermiş oldukları kararların kesin olduğunu ifade eden hükmün, anılan Kanun hükümleri irdelenerek ve bu kanunda yer alan hükümler uygulanarak yapılan inceleme sonucu verilen kararları işaret ettiği sonucuna vardığımdan, davanın incelenmeksizin reddine dair verilen iş bu kararın, istinaf incelemesinin yapılması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum. (¤¤)