(2577 S. K. m. 2, 12)
İSTEMİN ÖZETİ: Denizli İli, Merkezefendi İlçesi, İ. T. Özel Eğitim İş Uygulama Merkezinde öğretmen olarak görev yapan davacının, hizmet gereği (soruşturma) nedeniyle Denizli İli Çivril İlçesi, Beycesultan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesine atanmasına ilişkin 19.07.2016 tarih ve 1 sayılı Denizli Valiliği işleminin iptali istemiyle açılan davada; davacının görev yaptığı kurum müdürü M. M.'ın yanında başka bir öğretmeni kastederek "ben isteseydim bunu çoktan düzerdim." şeklinde beyanda bulunduğu, aynı okulda görev yapan diğer bayan öğretmenlerle ilgili rahatsız edici sorular sorduğu, yine aynı okulda görev yapan öğretmenin yanında "... Hanım'ın cesaretine hayranım, baksanıza kıyafeti nasıl, daracık şey giyinmiş." şeklinde beyanda bulunduğu, tüm bu hususların davacının husumetli olduğu öğretmen dışında okul çalışanı diğer öğretmenler tarafından da doğrulandığı, davacının sübuta eren bu davranışları ile diğer öğretmenlerin de olumsuz etkilendiğinin açık olduğu, davacının aynı okulda kalmasının ileride daha büyük sorunlara yol açabileceği, bu nedenle soruşturma raporunda ve soruşturma kapsamında alınan ifadelerde tespit edilen hususların davacının il içinde başka bir okula atanmasının gerektirecek nitelik, ağırlık ve önemde olduğu, aynı fiil nedeni ile davacıya 1/30 oranında aylıktan kesme cezasının verilmiş olmasının sonucu değiştirmeyeceği, kaldı ki davacının fiilinin tek olmadığı, davacının okulda görev yapan öğretmenleri birden fazla ve farklı zamanlarda işlenen fiiller ile rahatsız ettiği, fiillerin yoğunluğu ve ağırlığı gibi hususlar gözetildiğinde davacının görev yerinin değiştirilmesi noktasında davalı idarenin takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından yerinde kullandığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar veren Denizli İdare Mahkemesinin 23/02/2017 gün ve E:2016/973, K:2017/432 sayılı kararının; hakkında aynı soruşturma nedeniyle hem disiplin cezası verilmesinin hem de yerinin değiştirilmesinin hukuka aykırı olduğu, dava konusu işlemin hizmet gereği değil sürgün mahiyetinde olduğu, anılan iddia ile ilgili Savcılıkça takipsizlik kararı verildiği ileri sürülerek istinaf yoluyla kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Dava konusu atama işleminin idari bir ceza niteliğinde olmayıp tebdir mahiyetinde olduğu, idarenin takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri açısında yerinde kullandığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1. İdare Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların istinaf yolu ile incelenip kaldırılmaları, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 2. fıkrasının göndermede bulunduğu aynı Kanun'un 49. maddesinin 2. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır.
Denizli İdare Mahkemesinin 23/02/2017 gün ve E:2016/973, K:2017/432 sayılı kararının dayandığı gerekçe usul ve yasaya uygun olup, kararın kaldırılmasını gerektiren başka bir neden de bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun reddine, aşağıda dökümü yapılan yargılama giderinin istinaf başvurusunda bulunan üzerinde bırakılmasına, yatırılan posta giderinden artan miktarın Mahkemesince HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırana iadesine, 07/06/2017 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi. (¤¤)