İSTEMİN ÖZETİ: Davacının 2012 dönemi hesaplarının kurumlar vergisi yönünden incelenmesi sonucu düzenlenen 31.03.2016 tarih ve 2016-A-1743/9 sayılı vergi inceleme raporuna dayanılarak tarhedilen 2012 yılı tekerrür artırımlı vergi ziya-ı cezalı kurumlar vergisi ile kurum geçici vergisi yönünden incelenmesi sonucu düzenlenen 31.03.2016 tarih ve 2016-A-1743/10 sayılı vergi inceleme raporuna dayanılarak 2012/4-6 ve 10-12 dönemleri tekerrür artırımlı vergi ziya-ı cezalı kurum geçici vergilerinin iptali istemiyle açılan davada; ÖKC'li akaryakıt satışına ilişkin; mükellef kurum tarafından 2012 yılında akaryakıt satışlarına ilişkin kullanılan üç adet ödeme kaydedici cihazın yeni alındığı ve ilk kullanım tarihinin 14.06.2012 tarihi olduğu, Z raporu bilgilerinden, mükellef kurum tarafından kaydedilen en son Z raporlarının tarihinin 24.12.2012 olduğunun tespit edildiği, bu doğrultuda 31.12.2012 tarihine kadar olan döneme ait ÖKC'li satışların yasal defter kayıt ve beyanlarına intikal ettirilmediğinin tespit edildiği, mükellef kurum temsilcisine 31.12.2012 tarihi itibariyle akaryakıt satışlarını gösteren Z raporlarının neden 01.01.23013 tarihinde alındığı sorulduğu, cevaben Z tarihinde alınmasının sehven unutulduğu, fakat 01.01.2013 tarihli raporlar erken bir saatte alındığından 31.12.2012 dönem sonu akaryakıt satışlarını gösterdiğini belirttiği, faturalı akaryakıt satışlarına ilişkin; mükellef kurum tarafından .... Uluslararası Taşımacılık Ltd. Şti. adına düzenlenen 08.08.2012 tarih ve A 009799 numaralı faturanın üzerinde yazan tutar KDV hariç 107.284,73-TL. iken yevmiye defterine 10.08.2012 tarih ve 37 madde numarasında KDV hariç 46.724,87-TL. olarak kaydedildiği tespit edilmiş, mükellef kurum temsilcisine faturanın neden eksik kaydedildiğinin sorulması üzerine cevaben, işlem yoğunluğu nedeniyle sehven yapıldığı, herhangi bir kasıtlarının bulunmadığını belirttiği, kayıt ve beyan dışı bırakılan kira gelirine ilişkin; mükellefin .... Mevkii Merkez/YALOVA adresindeki akaryakıt istasyonunu 03/2011-03/2016 dönemleri arasında .... Petrol Ürünleri Nakliyat Gıda İnş. Tah. Trz. San. Ltd. Şti.'ye kiraya verdiği, 2012 yılı kira gelirine ilişkin herhangi bir fatura düzenlenmediğinin görüldüğü, mükellef kurum temsilcisine faturanın neden düzenlenmediği sorulması üzerine cevaben, kira sözleşmesi her ne kadar 03/11 döneminde imzalansa da, şirketlerinin F4 ile olan bayilik anlaşmalarının 05/2014 döneminde sona erdiği ve akaryakıt istasyonunun 05/11 döneminde kiracıya teslim edildiği, bu nedenle 2011 yılında 8 aylık kira faturası düzenlendiği, 2012 yılına ait 4 aylık kira bedeline ilişkin kira geliri faturasını düzenlemeyi ise sehven unuttuklarını ve herhangi bir kasıtlarının bulunmadığını beyan ettiği, 2012 yılında beyan edilmeyen 4 aylık kira gelirinin aylık 8.500,00-TL.'den 34.200,00-TL. olarak hesaplandığı, bu tutardan KDV ayrıştırıldığında 28.813,55-TL. tutarındaki kira gelirinin 2012 hesap dönemi gelir tablosuna ilavesinin gerektiği, şirket ile ilgili olmayan elektrik kullanımı giderine ilişkin yansıtma faturası düzenlememesine ilişkin; mükellefin gider olarak gösterdiği elektrik tüketim faturalarının neden bu kadar yüksek olduğunun şirket temsilcisine sorulması üzerine cevaben, söz konusun elektrik giderlerinin %50'sinin belirtilen dönemde istasyon alanında bulunan ve mükellef şirketin idari binalarına ait olduğu, kalan %50'lik kısmının ise kiralanan benzin istasyonunun kiracı tarafından işletilmesine ilişkin elektrik giderleri olduğu, aboneliğin mükellef şirket adına kayıtlı olması nedeniyle elektrik faturalarının da kendilerine geldiği, ancak fatura bedelinin %50'lik kısmıyla ilgili kiracı adına yansıtma faturası düzenlemeyi unuttuklarını beyan ettiği, 2012/01-05 döneminde sarfedilen elektrik kullanım bedeline ilişkin olarak toplam KDV hariç 8.822,72-TL. tutarında elektrik faturalarının gider olarak gösterildiği, bunun kiracıya ait olan %50 lik kısmının 4.411,36-TL.'lik kısmının yansıtma faturası düzenlemek suretiyle 2012 dönemi kayıt ve beyanlarına gelir olarak intikal ettirilmesi gerektiği, pos tefecilik faaliyetine ilişkin; mükellef kurumun 2012 yılı kontör alış-satışları ve buna bağlı olarak şirkete ait POS cihazlarından gerçekleştirilen işlemlerle ilgili yapılan inceleme neticesi düzenlenen 31.03.2016 tarih 2016-A-1743/5 sayılı vergi tekniği raporuna atıfla mükellef kurumun 2012/01-06 döneminde şirkete ait POS cihazlarını amacı dışında kullanarak faiz karşılığı ödünç para verdiği ve bu faaliyeti sonucu faiz geliri elde ettiği, bu gelirin 2012/01-06 döneminde mükellefin kendi beyanı olan 169.357,84-TL. olarak dikkate alınması gerektiği belirtilmiş, (31.03.2016 tarih 2016-A-1743/5 sayılı Vergi Tekniği Raporunda bu konuyla ilgili; mükellef kurumun kontör satışı nedeniyle beyan ettiği 169.357,84-TL. karlılık rakamının müfettişlikçe alınan ifadelerde zikredilen ortalama %2,5 faiz geliri oranlarının dikkate alınması neticesi hesaplanan 92.207,52-TL. faiz gelirinden daha yüksek olduğu, mükellef kurumun 2012/01-06 döneminde gerçekleştirdiği POS tefecilik faaliyetinden elde ettiği faiz geliri kurumlar vergisi açısından kendi beyanı olan 169.357,84-TL. olarak dikkate alınacağı, bu nedenle POS tefecilik faiz gelirinden elde ettiği faiz gelirine ilişkin kurumlar vergisi ve geçici vergi yönünden yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığı tespiti yapılmıştır.) tespitlerinden hareketle mükellefin net satışları 2.725.294,28-TL. (1.594.657,06-TL faturalı akaryakıt, 4.016,68-TL. ÖKC'li akaryakıt, 77.970,80-TL. yağ, 27.845,46-TL. tekel ürünleri, 11.446,44-TL. market satışları, 169.357,84-TL. POS tefecilik satışları) olarak hesaplandığı, bu matraha 28.813,55-TL. kira geliri ve 4.411,36-TL. (Gider) yansıtma faturası da eklendiği, 2.758.519,19-TL. olarak hesaplanan tüm bu satış ve gelirlerden 2.636.458,22-TL. olarak hesaplanan maliyet ve giderler düşüldükten sonra, beyan edilmesi gereken kurumlar vergisi matrahının 122.060,97-TL. olarak hesaplandığı ve bu matrahlar üzerinden 24.412,19-TL. kurumlar vergisi hesaplandığı, beyan edilen kurumlar vergisi matrahı 26.628,01-TL. olması hasebiyle 95.432,96-TL. kurumlar vergisi matrah farkı bulunduğu, davacının beyan ettiği 5.325,60-TL. kurumlar vergisi bu tutardan düşüldüğünde tarh edilmesi gereken 19.086,59-TL. kurumlar vergisi farkının re'sen tarhı ve bir kat vergi ziyaı cezası kesilmesi gerektiği, davacı şirket adına 2012 döneminin kurumlar geçici vergisi yönünden incelenmesi sonucu düzenlenen 31.03.2016 tarih ve 2016-A-1743/10 sayılı vergi inceleme raporunda; mükellef kurum hakkında 2012 dönemi kurumlar vergisi incelemesi için düzenlenen 31.03.2016 tarih 2016-A-1743/9 sayılı Vergi İnceleme Raporuna atıfla 2012/1-3, 4-6, 7-9, 10-12 dönemleri kurumlar geçici vergilerinin yeniden düzenlendiği ve II. dönemde 5.566,31-TL. IV. dönemde 11.079,05-TL. kurumlar geçici vergisi tarhiyatının re'sen tarh edilmesi ve bir kat vergi ziyaı cezaı kesilmesi gerektiği, davacı şirket adına 2012/01-06 döneminin POS Tefecilik Faaliyeti yönünden incelenmesi sonucu düzenlenen 31.03.2016 tarih ve 2016-A-1743/5 sayılı vergi tekniği raporunda; mükellef kurumun POS cihazından çekilen kartların sahipleri ile adına kontör faturası düzenlenen kişilerin örtüşmediği, mükellef kurumun kontör faturası aldığı ve kontör faturası düzenlediği bazı mükellefler hakkında düzenledikleri faturaların sahte olduğu ve pos-tefecilik faaliyetinde bulundukları yönünde vergi tekniği raporu bulunduğu, bir kısım mükellefler hakkında da vergi incelemesi bulunduğu, kontör kaydi envanter miktar dengesinin kurulamaması, bilgisine başvurulan kart sahiplerinin çoğunun mal alışları olmadığı ve nakit ihtiyaçlarını karşılamak için veya kredi borcunu kapatmak için karttan çekim yaptıklarını beyan etmesi hususlarının birlikte değerlendirilmesinde, mükellef kurum tarafından 2012/01-06 döneminde düzenlenen kontör faturalarının gerçek bir mal teslimine yönelik düzenlenen faturalar olmadığı, gerçekleştirilen tefecilik faaliyetini perdelemek amacıyla düzenlenmiş faturalar olduğu değerlendirmesine yer verildiği, kurumlar vergisi ve geçici vergi yönünden; mükellef kurumun POS tefecilik faaliyetinin 2012/01-06 döneminde gerçekleştirdiği, mükellef kurum beyannamelerinde bu dönemde 176.280,75-TL. brüt satış karı beyan edildiği, bu karın içerisinde akaryakıt satışlarından elde edilen karın da bulunduğu ve POS tefecilik karının tespiti için bu akaryakıttan elde edilen karın ayrıştırılması gerektiği, aynı dönemde mükellef kurumun ÖKC'lı akaryakıt satışlarından %7 karlılık oranına göre 4.531,52-TL., faturalı akaryakıt satışlarından %16 karlılık oranına göre 2.391,39-TL. kar elde ettiği, bu miktarların 2012/01-06 dönemi beyannamesindeki 176.280,75-TL. brüt satış karından düşülmesi sonucu 169.357,84-TL. lik karın POS kontör satışından oluştuğu, kontör satış tutarının 3.825.304,82-TL olduğu ve bunun 169.357,84-TL. kısmının kar oranı olduğu dikkate alındığında kontör satışlarındaki karlılık oranının %4,63 olarak hesaplandığı, bu miktarın mükellef kurum temsilcisinin beyan ettiği %4-5 karlılık oranı ile de uyuştuğu, mükellef kurumun beyan ettiği 169.357,84-TL. karlılık rakamının müfettişlikçe alınan ifadelerde zikredilen ortalama %2,5 faiz geliri oranlarının dikkate alınması neticesi hesaplanan 92.207,52-TL. faiz gelirinden daha yüksek olduğu, mükellef kurumun kendi beyanının daha yüksek olması ve şirket yetkilisinin yapılan incelemede kendi beyan ettikleri karlılık oralarının dikkate alınmasını istemesi nedeniyle, mükellef kurumun 2012/01-06 döneminde gerçekleştirdiği POS tefecilik faaliyetinden elde ettiği faiz geliri kurumlar vergisi açısından kendi beyanı olan 169.357,84-TL. olarak dikkate alınacağı, bu nedenle POS tefecilik faiz gelirinden elde ettiği faiz gelirine ilişkin kurumlar vergisi ve geçici vergi yönünden yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığı, tüm bunlardan, davacının dava konusu dönemlerde bazı satış ve kazançlarını yasal defterlerine intikal ettirmediği, 2012 yılına ait 4 aylık kira bedeline ilişkin kira geliri faturasının düzenlenmediği, mükellefin gider olarak gösterdiği elektrik tüketim faturalarının kiracıya ait %50'lik kısmıyla ilgili kiracı adına yansıtma faturası düzenlenmediği, POS tefecilik faaliyeti ile ilgili ise vergi tekniği raporunda, tefecilikten elde edilen faiz ve komisyon geliri ile ilgili kurumlar vergisi ve kurumlar geçici vergisi yönünden yapılacak bir işlem bulunmadığı belirtildiği görülmekle davacı kurum hakkında yeniden oluşturulan beyan tablosuna istinaden yapılan dava konusu bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı, kurumlar geçici vergisi yönünden ise; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mük.120.maddesi hükmü uyarınca dava konusu kurum geçici vergisinin aslında hukuka uygunluk, geçici vergi için uygulanan bir kat vergi ziyaı cezasında ise hukuka aykırılık bulunmadığı, davacı hakkında kurumlar vergisi ve kurumlar geçici vergisi için kesilen vergi ziyaı cezalarında tekerrür hükümlerinin uygulanması yönünden; tekerrür işleminin dayanağının 2011/05 dönemi kanuni süresinden sonra verilen düzeltme beyannamesi üzerine 20110921134090000004 sayılı vergi ceza ihbarnamesi ile kesilen 11.863,53-TL. tutarlı vergi ziyaı cezası olduğu, dosyaya ibraz edilen ihbarname sorgulama fişinde ihbarname tebliğ tarihinin 21.09.2011 olduğu, tebliğ şeklinin de internet vasıtasıyla olduğu, ancak ara kararla cezanın kesinleşmesi ile ilgili bilgi ve belgeler Mahkemelerince istenilmesine rağmen, davalı idare tarafından cezanın kesinleşmesi ile ilgili bilgi ve belgelerin dosyaya sunulmadığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu 339. maddesinde, cezanın kesinleştiği tarihi takip eden yılın başından başlamak üzere vergi ziyaında beş, usulsüzlükte iki yıl içinde tekrar ceza kesilmesi durumunda, vergi ziyaı cezası yüzde elli, usulsüzlük cezası yüzde yirmibeş oranında artırılmak suretiyle uygulanacağı hükmü karşısında, tekerrür uygulamasının kesinleşmeyi takip eden yılın başından itibaren uygulanacak olması, davalı idarenin ise, cezanın kesinleşmesini ispatlayamaması karşısında, vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümlerine göre arttırılmış oranda uygulanmasında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar veren, İstanbul14.VergiMahkemesi'nin 29/06/2017tarih ve E:2016/2637, K:2017/1428sayılı kararına davacı ve davalı idarece yapılan istinaf başvurusundan ibarettir.
DAVACI SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
DAVALI SAVUNMASININ ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Birinci Vergi Dava Dairesi'nce, dosyadaki belgeler incelenip karşılıklı olarak yapılan istinaf başvuruları hakkında gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ''İstinaf'' başlıklı 45.maddesinin 2.fıkrasında; istinafın temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu belirtilmiş, anılan maddenin 3.fıkrasında ise, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, kararda maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise, gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği hükme bağlanmıştır.
Aynı kanunun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49.maddesinin 2.fıkrasında ise; "görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi, usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksiklikler bulunması" bozma nedenleri olarak belirlenmiş bulunmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; istinaf yoluyla kaldırılması istenilen kararda kanunda sayılan kaldırma nedenlerinin bulunmadığı ve dilekçede ileri sürülen iddiaların da sözkonusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurularının reddine, başvuru aşamasında davacı tarafından karşılanan 117,30-TL tutarındaki yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idare tarafından karşılanan 26,50-TL posta giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, davacıdan 35,90-TL karar harcı alınmasına, artan posta ücretlerinin ilgilisine iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 2577 sayılı Yasanın 45/6. maddesi uyarınca konusu 117.000,00-TL'yi aşmadığı için kesin olarak 08/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)