(2577 S. K. m. 45) (6100 S. K. m. 333)
İSTEMİN ÖZETİ: İzmir İli, Gaziemir İlçesi, Sakarya Mahallesi, 1134 ada, 1 parselde kayıtlı taşınmazların, 1988 yılında yapılan imar planında "pazar yeri" olarak düzenlenerek kamulaştırmasız el atıldığından bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 26.000,00-TL taşınmaz bedelinin, dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faiz ile birlikte tahsili istemiyle açılan davada; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun, 07.09.2016 tarihinde yürürlüğe giren Ek 1. maddesiyle, uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programlarının veya imar uygulamalarının yapılacağı ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazların ilgili idarelerce kamulaştırılacağı veya her hâlde mülkiyet hakkının kullanmasına engel teşkil eden kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılacağı ve bu süre içerisinde belirtilen işlemlerin yapılmaması hâlinde taşınmazların malikleri tarafından, bu Kanunun geçici 6. maddesindeki uzlaşma sürecinin ve 3194 sayılı İmar Kanunu'nda öngörülen idari başvuru ve işlemlerin tamamlanmasından sonra taşınmazın kamulaştırmasından sorumlu idare aleyhine idari yargıda dava açılabileceğinin hükme bağlandığı, ancak aynı Kanun'un geçici 11. maddesi ile idarelere, mülkiyet hakkının kullanılmasına engel teşkil eden kısıtlılığı kaldıracak iş ve işlemleri yapmak için tanınan ve bu yönüyle idari yargıda tam yargı davası açılmasının ön koşulu olan beş yıllık sürenin bu maddenin yürürlüğe girdiği 07.09.2016 tarihinden itibaren başlayacağı hükmüne yer verildiği, bu tarihten itibaren başlayan beş yıllık sürenin dolmasından önce idari yargıda tam yargı ( tazminat ) davası açılmasına yasal imkan bulunmadığı, anılan süreden önce açılan davanın, dava açma ön koşulunun bulunmaması sebebiyle esasının incelenmesine hukuken imkan bulunmadığı gerekçesiyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin İzmir 3. İdare Mahkemesi Hakimliği'nce verilen 06/12/2016 gün ve E:2015/794, K:2016/1599 sayılı kararın; davacılar tarafından, uzun süredir mülkiyet haklarını kullanamadıklarını, yasal düzenlemenin Anayasa ve hukuki güvenlik ilkesine aykırı olduğu, ilgili maddelerin iptali istemiyle itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması gerektiği ileri sürülerek, istinaf yoluyla kaldırılması, davanın kabulüne karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Yeni yasal düzenleme uyarınca verilen Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu ileri sürülerek, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 4. İdare Dava Dairesi'nce davacıların Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak, somut norm denetimi yoluyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması istemi kabul edilmeyerek işin gereği görüşüldü:
KARAR: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrasında; "Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddî yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir." hükmü yer almaktadır.
İzmir 3. idare Mahkemesi Hakimliği'nce verilen 06/12/2016 gün ve E:2015/794, K:2016/1599 sayılı kararın dayandığı gerekçe usul ve yasaya uygun olup, istinaf başvurusunun kabulünü gerektiren başka bir neden de bulunmamaktadır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; istinaf başvurusunun REDDİNE, aşağıda dökümü yapılan yargılama giderlerinin istinaf yoluna başvuranlar üzerinde bırakılmasına, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın Mahkemesince HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırana geri verilmesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu Mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Yasa'nın 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca, Danıştay'a temyiz yolu KAPALI ve KESİN OLMAK üzere, 04.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)