(2709 S. K. m. 16, 90) (6458 S. K. m. 77)
İSTEMİN ÖZETİ: İran uyruklu olan davacının, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 77. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendi uyarınca uluslararası koruma başvurusunun geri çekilmiş sayılmasına ilişkin 21/12/2016 tarihli 11846 sayılı Nevşehir Valiliği işleminin iptali istemiyle açılan davada; davacının din değiştirerek Hristiyan olduğu, İran'da din değiştirenlerin idam edildiği yönündeki iddiaları da dikkate alındığında, davacının iddialarına yönelik olarak 6458 sayılı Yasa'nın 93. maddesi uyarınca yapılması gereken bilgi toplama görevi yerine getirilmeyerek tesis edildiği anlaşılan dava konusu davacının uluslararası koruma başvurusunun geri çekilmiş sayılmasına ilişkin işlemin ulusal ve uluslararası metinler yönünden hukuka aykırı bulunduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak Kayseri 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 19/04/2017 gün ve E: 2017/219, K: 2017/595 sayılı kararın; davalı idare vekili tarafından, davacı hakkında alınan kararın bildirim yükümlülüğünün mazeretsiz olarak yerine getirilmemesi nedeniyle alındığı, davacının da bildirim yükümlülüğünü yerine getirdiğine dair iddiasının bulunmadığı, geçerli bir mazeretinin de bulunmadığı, davacının sınır dışı edilmesine ilişkin tesis edilmiş bir işlem bulunmadığı bu nedenle, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılmasına karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi'nce dosyanın tekemmül ettiği görülmekle davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin işin esasına geçildi, gereği görüşüldü:
Dava, İran uyruklu olan davacının, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 77. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendi uyarınca uluslararası koruma başvurusunun geri çekilmiş sayılmasına ilişkin 21/12/2016 tarihli 11846 sayılı Nevşehir Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Anayasanın 16. maddesinde; "Temel hak ve hürriyetler, yabancılar için, milletlerarası hukuka uygun olarak kanunla sınırlanabilir." hükmü ve 90. maddesinde de; "Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak andlaşmaların onaylanması, Türkiye Büyük Millet Meclisinin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır.... Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 07/05/2004 - 5170 S.K./7.mad) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır." hükmü yer almaktadır.
11/04/2013 tarih ve 28615 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 3. maddesinde; "(1) Bu Kanunun uygulanmasında;...d) Başvuru sahibi: Uluslararası koruma talebinde bulunan ve henüz başvurusu hakkında son karar verilmemiş olan kişiyi,... r) Uluslararası koruma: Mülteci, şartlı mülteci veya ikincil koruma statüsünü,...ifade eder." hükmü, "İkamet zorunluluğu ve bildirim yükümlülüğü" başlıklı 71. maddesinde; "(1) Başvuru sahibine, kendisine gösterilen kabul ve barınma merkezinde, belirli bir yerde veya ilde ikamet etme zorunluluğu ile istenilen şekil ve sürelerde bildirimde bulunma gibi idari yükümlülükler getirilebilir. (2) Başvuru sahibi, adres kayıt sistemine kayıt yaptırmak ve ikamet adresini valiliğe bildirmekle yükümlüdür." hükmü, aynı Kanunun "Başvurunun geri çekilmesi veya geri çekilmiş sayılması" başlıklı 77. maddesinde de; "(1) Başvuru sahibinin; a) Başvurusunu geri çektiğini yazılı olarak beyan etmesi, b) Mazeretsiz olarak mülakata üç defa üst üste gelmemesi, c) İdari gözetim altında bulunduğu yerden kaçması, ç) Mazeretsiz olarak; bildirim yükümlülüğünü üç defa üst üste yerine getirmemesi, belirlenen ikamet yerine gitmemesi veya ikamet yerini izinsiz terk etmesi,d) Kişisel verilerinin alınmasına karşı çıkması, e) Kayıt ve mülakattaki yükümlülüklerine uymaması, hâllerinde başvurusu geri çekilmiş kabul edilerek değerlendirme durdurulur." hükmü yer almaktadır.
29/08/1961 tarih ve 359 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunan 1951 tarihli Mültecilerin Hukuki Durumuna Dair Sözleşme ve Mültecilerin Hukuki Statüsüne İlişkin 1967 Protokolünün 1. maddesi uyarınca bu Sözleşmenin; ırkı, dini, milliyeti, belirli bir toplumsal gruba üyeliği veya siyasi düşünceleri nedeniyle takibata uğrayacağından haklı olarak korktuğu için vatandaşı olduğu ülke dışında bulunan ve vatandaşı olduğu ülkenin himayesinden istifade edemeyen veya korkudan dolayı istifade etmek istemeyen ya da uyruğu yoksa ve önceden ikamet ettiği ülke dışında bulunuyorsa oraya dönmeyen veya korkusundan dolayı dönmek istemeyen her şahsa uygulanacağı kuralı öngörülmüştür.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti Sözleşmenin 1. maddesine çekince koyarak, yalnızca Avrupa'dan gelenlere mülteci statüsü tanımakta olup; Avrupa dışından gelenlere ise sığınmacı statüsü tanımaktadır.
Anılan Sözleşmenin 2. maddesinde "Her mültecinin bulunduğu ülkeye karşı, özellikle yasalara, yönetmeliklere ve kamu düzenini içine alan önlemlere uymayı öngören yükümlülükleri vardır." hükmü yer almaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden, İran uyruklu olan davacının, uluslararası koruma talebinde bulunduğu, Nevşehir ilinde ikametinin uygun bulunduğu ve burada yaşamaya başladığı, uluslararası koruma başvurusu gereği uygulanacak prosedür ile hakları ve yükümlülüklerini gösteren belgenin davacıya tebliğ edildiği, söz konu belgenin "Başvuru Sahibinin Yükümlülükleri" ile ilgili bölümünde 6458 sayılı Yasanın yukarıda hükümleri yazılı 71. ve 77. maddeleri uyarınca "19) İkamet etiğiniz ilin İl Göç İdaresi Müdürlüğü'ne size bildirilen günlerde imza bildiriminde bulunmanız gerekmektedir." ifadesine yer verildiği, İl Göç İdaresince 12/12/2016 tarihinde tutulan tutanakla 19 ve 26 Ekim, 2, 9, 16 ve 23 Kasım 2016 tarihlerinde davacının imza yükümlülüğünü yerine getirmediğinin tespit edilmesi üzerine Nevşehir Valiliği'nin 21/12/2016 tarih ve 11846 sayılı oluru ile Uluslararası Koruma Başvurusunun Geri Çekilmiş Sayılmasına karar verildiği, davacı tarafından Nevşehir Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğü'nce 25.01.2017 tarihinde tarafına bildirilen bu işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Kamu gücü ile donatılmış devlet ile birey arasındaki ilişkilerde bireylerin gerek ulusal, gerekse uluslararası hukuktan kaynaklanan taleplerini devletin yetkili kurumlarına iletme ve bu kurumların da bireylerin taleplerini hukuk kuralları çerçevesinde karşılama yükümlülüğü bulunmakla birlikte; bireylerin de taleplerinin karşılanması noktasında devlet mekanizmasının harekete geçebilmesi için kendilerine yüklenen yükümlülüklere uygun davranması gerekmektedir.
Uluslararası koruma başvurusunda bulunan yabancılara, uluslararası hukuka uygun olarak belirli hak ve özgürlüklerin tanınması gerekmekle birlikte; bu kişilerin, başvuru yaptıkları devletin vatandaşlarından farklı ve daha özel bir statüde bulundukları ve bu statü gereği olarak kendilerine, o devletin vatandaşlarından ayrı belirli yükümlülükler yüklenebileceği ve bu yükümlülüklere uygun davranmalarının gerektiği kuşkusuzdur. Bu sebeple, korunma talebinde bulunan kişilerin, ülke yetkili makamlarınca kendilerine yüklenen yükümlülükleri tam ve noksansız olarak yerine getirmeleri gerektiği; aksi takdirde yapmış oldukları uluslararası koruma başvurularının, olumsuz olarak sonuçlandırılacağı ihtimalinin ortaya çıkacağı tabiidir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri incelendiğinde, 1951 tarihli Mültecilerin Hukuki Durumuna Dair Sözleşme'nin 2. maddesinde her mültecinin bulunduğu ülkeye karşı uyulması öngörülen yükümlülüklerinin bulunduğu düzenlemesine yer verildiği, 6458 sayılı Kanun'da; başvuru sahibinin, uluslararası koruma talebinde bulunan ve henüz başvurusu hakkında son karar verilmemiş olan kişi olarak tanımlandığı, başvuru sahibine birtakım idari yükümlülükler yüklenebileceğinin öngörüldüğü ve başvuru sahibinin mazeretsiz olarak, bildirim yükümlülüğünü üç defa üst üste yerine getirmemesi, belirlenen ikamet yerine gitmemesi veya ikamet yerini izinsiz terk etmesi hâllerinde başvurusunun geri çekilmiş kabul edilerek değerlendirmenin durdurulacağının hüküm altına alındığı açıkça görülmektedir.
Uluslararası koruma başvuru sahibi statüsünde olan davacının kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranması gerektiği açık olup, bu yükümlülükleri yerine getirmesine engel teşkil edecek bir mazereti söz konusu olduğunda mazeretini ispatlayacak gerekli bilgi ve belgeleri idareye bildirme yükümlülüğü bulunduğu da kuşkusuzdur.
Uyuşmazlıkta; davacının, ülkesinde can güvenliğinin tehlike altına girdiği ve ülkesini terk etmek zorunda kaldığı iddialarıyla yaptığı uluslararası koruma başvurusu üzerine, kendisine birtakım yükümlülükler yüklenmesine rağmen, bu yükümlülüklere aykırı davrandığı gerekçesiyle başvurusunun geri çekilmiş sayılması kararı verildiği görülmekte olup; dava dilekçesinde son bir kaç ay ruhsal olarak zor bir dönem geçirdiği, havaların çok soğuk olması ve yoğun kar yağışı gibi nedenlerin de varlığının Aralık ayında imza yükümlülüğünü yerine getirmesine engel olduğu iddia edilmiş ise de; davacının kendisine yüklenen imza yükümlülüğünü Ekim ve Kasım aylarında yukarıda belirtilen tarihlerde geçerli bir mazereti olmaksızın yerine getirmediğinin kabulü gerekmektedir.
Bu durumda, davalı idare tarafından bildirim yükümlülüğünü mazeretsiz olarak yerine getirmediği tespit edilen davacı hakkında Yasaya uygun olarak verilen uluslararası koruma başvurusunun geri çekilmiş sayılması kararında anılan mevzuat hükümlerine aykırı bir yön bulunmadığından, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen idare mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; davalı idare istinaf isteminin KABULÜNE, Kayseri 1.İdare Mahkemesi'nce verilen 19/04/2017 gün ve E:2017/219, K:2017/595 sayılı kararın KALDIRILMASINA, 2577 sayılı Yasanın değişik 45/4 maddesi uyarınca yeniden yapılan inceleme sonucunda DAVANIN REDDİNE, mahkeme safhasında adli yardım talebinin kabul edilmesi nedeniyle tahsil edilemeyen aşağıda dökümü yapılan 117,80-TL yargılama giderinin ve davalı idarenin harçtan muaf olması nedeniyle tahsil edilemeyen istinaf safhasına ait 85,70-TL başvuru harcının davacıdan tahsili için müzekkere yazılmasına, istinaf safhasına ilişkin olarak davalı idarece karşılanan 71,30-TL posta giderinin ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 990,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, posta gideri avansından artan miktarın kararın kesinleşmesinden sonra istinaf başvurusunda bulunan davalı idareye iadesine, 2577 sayılı Yasanın değişik 45/6. maddesi uyarınca kesin olarak 13/09/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)