(2709 S. K. m. 125) (2577 S. K. m. 28) (6100 S. K. m. 333) (6306 S. K. m. 7) (6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği m. 16)
BAŞVURUNUN KONUSU: İzmir İli, Konak İlçesi, .... Mahallesi, 1752 ada 27 parselde kayıtlı arsa üzerine yapılan binanın 17 nolu bağımsız bölümünün satışı sırasında ödenen tapu harcının iadesi istemiyle davacı tarafından yapılan başvurunun reddine dair işlemin iptali ile ödenen harcın tecil faizi ile birlikte iadesi istemiyle açılan davada; uyuşmazlığın çözümü, 6306 sayılı kanun kapsamında riskli yapı olduğu tapu kaydına şerh verilen ve yeniden inşa edilen gayrimenkulünün ilk satışı işleminin; yasanın 7. maddesindeki muafiyet hükümlerinden yararlanıp yararlanamayacağı hususunun tespitine bağlı olduğundan ve kanunun uygulanmasına yönelik yönetmeliğin 16. maddesinin, (ç) bendinin 1. bendine göre 6306 sayılı yasa kapsamında dönüşüme uğrayan binaların ilk satışının harçtan muaf olduğu belirtildiğinden, bu haliyle, dava konusu harç tahsili işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptali suretiyle, davacıdan tahsil edilen uyuşmazlık konusu tapu harcının tecil faizi ile birlikte davacıya iadesine ilişkin olarak İzmir 4. Vergi Mahkemesi Hakimliğince verilen 14/02/2017 gün ve E:2016/1614, K:2017/192 sayılı kararın; davacının maliki olup, satışı yapılan ilgili yerdeki bağımsız bölümün, 6306 sayılı Kanun kapsamında tapuda riskli yapı olarak belirlendikten sonra yıkılarak taşınmaz üzerinde yeniden inşa edilen bağımsız bölümlerden biri olduğu, alıcının hak sahibi olmadığı anlaşıldığından, satış işleminden tapu harcının aranması gerektiği ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu ileri sürülerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3.Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü.
Dava; İzmir İli, Konak İlçesi, .... Mahallesi, 1752 ada 27 parselde kayıtlı arsa üzerine yapılan binanın 17 nolu bağımsız bölümünün satışı sırasında ödenen tapu harcının iadesi istemiyle davacı tarafından yapılan başvurunun reddine dair işlemin iptali ile ödenen harcın tecil faizi ile birlikte iadesi istemiyle açılmış olup; İzmir 4. Vergi Mahkemesi Hakimliğince davanın kabulüne, dava konusu işleminin iptaline, davalı idare tarafından tahsil edilen tapu harcının ödeme tarihinden itibaren işleyecek tecil faizi ile birlikte davalı idarece davacıya iadesine karar verilmesi üzerine, karara yönelik olarak istinaf yoluna başvurulmuştur.
İzmir 4. Vergi Mahkemesince verilen 14/02/2017 gün ve E:2016/1614, K:2017/192 sayılı kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı usul ve yasaya uygun olup, kararın bu kısmının kaldırılmasını gerektiren başka bir neden de bulunmamaktadır.
Ödenen tapu harcının tecil faizi oranında hesaplanan faizi ile birlikte iadesi kısmına gelince;
Anayasanın 125'inci maddesinin 1'inci fıkrasında idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu; son fıkrasında ise, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdarenin hukuka aykırı işlem ve eylemlerinden dolayı idare edilenlerin uğrayacakları her türlü zararın tazmini, "idarenin sorumluluğu" ile ilgili kurallarla sağlanır. Esasen, idari yargının varlık nedenlerinden biri de budur. Kuruluş, görev ve yetkileri bakımından bir kamu idaresi olan vergi idarelerinin de hukuka aykırı işlemleri nedeniyle ortaya çıkan zararı tazmin etmesi yukarıda açıklanan Anayasa kuralının ve hukuk devleti ilkesinin gereğidir. Hukuka aykırı işlem nedeniyle ortaya çıkan zararın tazmini amacıyla talep edilen faiz, kişinin nakdinden bir süre için yoksun kalması nedeniyle, zarara uğramamak amacıyla karşı taraftan istemeye hakkı olduğu bir karşılık olup, hukuk devletinde, bir zararın faiz adı altında ödenecek tutarla karşılanabilmesi için, açık yasa hükmü aranması düşünülemez. Aksine anlayış, Anayasanın 125'inci maddesinin son fıkrasında yer alan "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür" hükmü ile bağdaştırılamaz.
Yargı kararıyla kaldırılan vergilendirmeler nedeniyle tahsil edilmiş tutarların ilgililere iadesi sırasında, tahsil tarihi ile karar tarihi arasında geçen süre için tasarrufundan yoksun bırakılmaktan dolayı iadenin hangi oranda faiz eklenerek yapılması gerektiği konusunda 213 sayılı Vergi Usul Kanununda ve 6183 sayılı Kanunda bir düzenleme bulunmamaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28'inci maddesinin 6'ncı fıkrasında ise, vergi davalarında kararın idareye tebliğinden itibaren infazın gecikmesi sebebiyle idarece kanuni gecikme faizi ödeneceği düzenlenmek suretiyle kanuni faiz uygulaması, kararın verilip idareye tebliğinden sonraki zaman dilimine özgülenmiştir.
Bu durumda, haksız yere fazladan alınan vergi ve harç nedeniyle yoksun kalınan tutarın ödemenin yapıldığı tarihten itibaren, Danıştay'ın yerleşik hale gelen içtihatlarıyla kabul edilen ve bu husustaki genel hükümleri içeren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanun'da öngörülen oranda faiz uygulanarak ilgilisine ödenmesi gerekmektedir.
Bu sebeple, davacı şirketin, fazladan ödediği tapu harcının 6183 sayılı Kanunda düzenlenmiş tecil faizi ile iadesine karar verilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığından, faiz isteminin kısmen reddine karar verilmesi; bu bağlamda, kararın faize ilişkin kısmının kısmen kaldırılması gerekmektedir.
Açıklanan nedenle; davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen kabulüne, dava konusu işlemin iptali kısmına yönelik başvurunun reddine, tecil faizi istemi yönünden ise başvurunun kabulüne, İzmir 4. Vergi Mahkemesi Hakimliğince verilen 14/02/2017 gün ve E:2016/1614, K:2017/192 sayılı kararın faize ilişkin kısmının kaldırılmasına ve ödenen tapu harcının ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine, faiz isteminin yasal faizi aşan kısmının reddine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1.100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye, aşağıda ayrıntıları yazılı ve davacı tarafından dava aşamasında yapılan 88,50-TL yargılama gideri ile 1.100,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine, istinaf aşamasında davalı idare tarafından yapılan 33,00-TL yargılama giderinin ise davalı idare üzerinde bırakılmasına, yatırılan posta gideri avanslarından artan miktarların mahkemesince HMK'nun 333.maddesi uyarınca yatıranlara iadesine, kesin olarak 31.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)