(6458 S. K. m. 9)
İSTEMİN ÖZETİ: Mısır vatandaşı olan davacı tarafından, hakkında tesis edilen 27.01.2016 tarihli yurda giriş yasağı işleminin iptali istemiyle açılan davada; davalı idarece işlemin gerekçesi olarak, jeopolitik konumu gereği Türkiye'yi çatışma bölgelerine geçiş yapmak için kullanan yabancıların, ülkeye girişi yapmalarını, ülkeyi güzergah olarak kullanmalarını, ülkede terör faaliyetlerinde bulunmalarını önlemek ve davacının kamu güvenliğini ciddi şekilde tehlikeye sokacağı hususlarının gösterildiği, oysa tahdit kodunun dayanağının davalı idarece ispatlanamadığı, davacının ülkemizi çatışma bölgelerine geçiş güzergahı olarak kullandığına dair hiçbir somut bilgi belgenin dosyaya sunulamadığı, davacının Mısır Arap Cumhuriyeti'ne sınırdışı edilmesi halinde bu ülkede yaşamına ya da maddi ve manevi varlığına yönelik risk bulunduğu iddialarının ciddi nitelikte olduğu anlaşıldığından, davacının nesnel durumuna göre değerlendirme yapılması gerekirken, somut bir gerekçeye dayanmaksızın tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak Ankara 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 31/10/2016 gün ve E: 2016/1019, K: 2016/3128sayılı kararın, davacının Türkiye'ye giriş yasağının, Mısır'daki siyasi gelişmeler dışında, MİT Müsteşarlığı'nın 01.02.2016 tarihli ve E.80986987 sayılı yazısı da göz önüne alındığında ülkemizin genel güvenliğini ilgilendirilen hususlara ilişkin olduğu, bu nedenle hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davacının ülke güvenliği açısından tehdit oluşturduğu davalı idare tarafından ispat edilemediği, yurda giriş yasağının 6458 sayılı Yasanın 9.maddesine aykırı olduğu, mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10.İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
Dava; Mısır vatandaşı olan davacı tarafından, hakkında tesis edilen 27.01.2016 tarihli yurda giriş yasağı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun "Türkiye'ye Giriş Yasağı" başlıklı 9.maddesinde "1- Genel Müdürlük gerektiğinde ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının görüşlerini alarak, Türkiye dışında olup da kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından Türkiye'ye girmesinde sakınca görülen yabancıların ülkeye girişini yasaklayabilir. 2- Türkiye'den sınır dışı edilen yabancıların Türkiye'ye girişi, Genel Müdürlük veya Valilikler tarafından yasaklanır. 3- Türkiye'ye giriş yasağının süresi en fazla beş yıldır. Ancak, kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından ciddi tehdit bulunması halinde bu süre Genel Müdürlükçe en fazla on yıl daha artırılabilir. 4- Vize veya ikamet izni süresi sona eren ve bu durumları yetkili makamlarca tespit edilmeden önce Türkiye dışına çıkmak için Valiliklere başvuruda bulunup hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancıların Türkiye'ye giriş yasağı süresi bir yılı geçemez. 5- 56 ncı madde uyarınca Türkiye'yi terke davet edilenlerden, süresi içinde ülkeyi terk edenler hakkında giriş yasağı kararı alınmayabilir. 6- Genel Müdürlük, giriş yasağını kaldırabilir veya giriş yasağı saklı kalmak kaydıyla yabancının belirli bir süre için Türkiye'ye girişine izin verilebilir. 7- Kamu düzeni veya kamu güvenliği sebebiyle bazı yabancıların ülkeye kabulü Genel Müdürlükçe ön izin şartına bağlanabilir." hükmüne yer verilmiş olup, Yabancılar Hukuku açısından devletin hükümranlık hakları dikkate alındığında, anılan madde ile yabancıların ülkeye girişi ve ülkede kalıp, kalmaması konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı açıktır.
Dosyanın incelenmesinden; Mısır uyruklu olan davacının 23.06.2014-22.06.2015 tarihleri arasında ikamet izni bulunduğu, Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı'nın 01.02.2016 günlü, E.80986987 sayılı yazısı üzerine "Genel Güvenlik" gerekçesiyle G-87 tahdit kodu veri girişinin yapıldığı, bunun üzerine önce hakkında Göç İdaresi Genel Müdürlüğünce yurda giriş yasağı işleminin bilahare de İstanbul Valiliğince sınır dışı edilme işleminin tesis edildiği, davacının yurda giriş yasağı işleminin iptali istemiyle bakılan davayı açtığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, uyuşmazlıkta, kamu güvenliğini ciddi şekilde tehlikeye sokacağı değerlendirilen yabancılar hakkında güvenlik tahdit kodları veri girişi yapıldığı, G-87 tahdit kodunun (Genel Güvenlik) Türkiye'nin kamu düzeni veya güvenliği ya da kamu sağlığı açısından Türkiye'ye girmesinde sakınca görülen yabancılar hakkına Türkiye'ye giriş yasağı alınmasında esas alınan veri girişi kodu olduğu; jeopolitik konumu gereği Türkiye'yi çatışma bölgelerine geçiş yapmak için kullanan yabancıların, ülkeye giriş yapmalarını, ülkeyi güzergah olarak kullanmalarını, ülkede terör faaliyetlerinde bulunmalarını önlemek amacıyla veri girişi yapıldığı belirtildiğinden davacı hakkındaki kamu düzeni ve kamu güvenliğine ilişkin istihbarat birimi raporları dikkate alınmak suretiyle ve hükümranlık yetkisi dahilinde tesis olunduğu anlaşılan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından dava konusu işlemin iptali yönündeki idare mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; davalı idare istinaf isteminin kabulüne, Ankara 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 31/10/2016 gün ve E:2016/1019, K:2016/3128 sayılı kararın kaldırılmasına, 2577 sayılı Yasanın değişik 45/4 maddesi uyarınca yeniden yapılan inceleme sonucunda davanın reddine, mahkeme safhasında adli yardım talebinin kabul edilmesi nedeniyle tahsil edilemeyen aşağıda dökümü yapılan 119,70-TL yargılama giderinin ve davalı idarenin harçtan muaf olması nedeniyle tahsil edilemeyen istinaf safhasına ait 85,70-TL başvuru harcının davacıdan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, istinaf safhasına ilişkin olarak davalı idarece karşılanan 55,00-TL posta giderinin ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.510,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, posta gideri avansından artan miktarın kararın kesinleşmesinden sonra istinaf başvurusunda bulunana iadesine, 2577 sayılı Yasanın değişik 45/6. maddesi uyarınca kesin olarak 21.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)