(213 S. K. m. 116)
Davacı …….. vekili Av. ……… tarafından, davacının kanuni temsilcisi olduğu şirketin vadesinde ödenmeyerek kesinleşen ve şirketten tahsil imkanı kalmayan amme alacağının tahsili için davacı adına tanzim olunan 29/03/2012 tarih ve 2012032966504000000/5,8 sayılı ödeme emirlerinin iptali istemiyle yaptığı düzeltme ve şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle davalı Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı'na karşı açılan davanın reddine karar veren İstanbul 10. Vergi Mahkemesi'nin 27/02/2017 gün ve E:2015/2190, K:2017/314 sayılı kararına davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Altıncı Vergi Dava Dairesi'nce Dairelerinin görev alanına girmeyen bir konuya ilişkin olduğu gerekçesi ile verilen 30.11.2017 tarih ve E: 2017/4452, K: 2017/5364 sayılı gönderme kararı üzerine dosya esas kaydının kapatılarak dosyanın Dairemize gönderilmesi üzerine dava dosyası incelenerek görev yönünden işin gereği görüşüldü:
Dava dosyasının incelenmesinden; ….. Petrol Dep. ve Nakl. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin %25 ortağı ve kanuni temsilcisi olan ancak 24.05.2004 tarihinde şirket müdürlüğünden ve ortaklığından ayrılan davacı adına, ortağı ve kanuni temsilcisi olduğu şirketin borçlarının şirketten tahsil edilemediğinden bahisle sorumlu olduğu dönemlere ilişkin olarak kanuni temsilci sıfatı ile düzenlenen 29/03/2012 tarih ve 2012032966504000000/5,8 sayılı ödeme emirlerinin kaldırılması istemiyle yapılan düzeltme ve şikayet başvurusunun reddi üzerine açılan davada İstanbul 10. Vergi Mahkemesi'nce yapılan yargılama sonucunda "...davacı tarafından, dava konusu ödeme emirlerinin Anayasa Mahkemesi'nin kanuni temsilcilerin sorumluluğunu düzenleyen mük.35. maddesinin 19.03.2015 tarih ve E:2014/1444, K:2015/29 sayılı kararı çerçevesinde iptali gerektiğini iddia edilmekte ise de, öncelikle daha evvel iptali istenen husus ile ilgili aynı konuda verilmiş bir yargı kararı olduğu hususu gözönüne alındığında, iş bu davanın 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 116. ve devamında yapılan vergi hataları kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, zira ortada vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere haksız ve eksik vergi istenmesi ve alınması gibi bir durumun olmadığı, bu nedenle dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır." gerekçesi ile verilen 27/02/2017 gün ve E:2015/2190, K:2017/314 sayılı karar ile davanın reddedildiği, bu karara karşı davacının istinaf başvurusunda bulunması üzerine Mahkemece dosyanın 6. Vergi Dava Dairesine gönderildiği, anılan Daire tarafından "...İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dava Daireleri arasında iş bölümüne ilişkin Başkanlar Kurulu'nun 2016/1 sayılı kararı uyarınca 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'ndan kaynaklanan düzeltme-şikayet başvurularının reddine ilişkin işlemlerden doğan uyuşmazlıkların çözümünde İstanbul 1., 2., 3. ve 4. Vergi Dava Dairelerinin görevli olduğu, dava konusu işlemin Dairemizin görev alanında bulunan işlerle bir ilgisinin bulunmadığı anlaşılmaktadır." gerekçesi ile verilen 30.11.2017 tarih ve E: 2017/4452, K: 2017/5364 sayılı görevsizlik kararı üzerine dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşılmıştır.
Davanın konusunun davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinin kaldırılması istemiyle yapılan düzeltme ve şikayet başvurusu sonucunda tesis edilen zımmen ret işlemi olduğu tartışmasızdır. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dava Daireleri arasında iş bölümüne ilişkin Başkanlar Kurulu'nun 2016/1 sayılı kararında İstanbul 1., 2., 3., 4. Vergi Dava Dairelerinin görev alanına giren konular başlıklar halinde sayılmış, bu başlıklar içinde bir kısım vergi türlerine yer verilmiş, bu vergi türlerine yönelik düzeltme-şikayet işlemlerinin de anılan Dairelerin görev alanına giren işlemlerden olduğu belirtilmiş, diğer taraftan 6183 sayılı Kanun'un uygulanmasına ilişkin uyuşmazlıklar hakkında verilen kararlara karşı yapılacak başvurularda ise İstanbul 6. Vergi Dava Dairesi görevli kılınmıştır.
Yukarıda yer verilen Başkanlar Kurulu Kararı dikkate alındığında, davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinin kaldırılması istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusu sonucunda tesis edilen dava konusu zımmen ret işleminin İstanbul 1., 2., 3., 4. Vergi Dava Dairelerinin görev alanına giren vergi türlerine yönelik olarak tesis edilen düzeltme şikayet işlemi niteliğinde olmadığı, bir başka deyişle düzeltme şikayet işleminin anılan Dairelerin görev alanında sayılabilmesi için vergilere yönelik olması gerektiği, oysa ki dava konusu işlemin davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinin kaldırılması talebine yönelik olarak tesis edildiği, olayda asıl borçlu şirket adına tarhedilen vergi ve cezaların kaldırılması istemiyle yapılmış bir düzeltme şikayet başvurusu ve bu başvuru üzerine tesis edilmiş bir işlem bulunmadığından bu aşamada uyuşmazlığın çözümü 6183 sayılı Kanun'un kanuni temsilcilerin sorumluluğuna ilişkin hükümleri ile buna bağlı mevzuat hükümlerinin birlikte incelenmesi neticesinde kanuni temsilci adına düzenlenen ödeme emrine karşı düzeltme şikayet yoluna gidilip gidilemeyeceği, bu yola gidilebileceği sonucuna varılması halinde yine aynı yasal mevzuat hükümleri dikkate alınarak dava konusu işlemin hukuka uygun olup olmadığı hususlarının tespitine bağlı bulunmaktadır.
Bu bağlamda, davacının kanuni temsilcisi olduğu şirketin vadesinde ödenmeyerek kesinleşen ve şirketten tahsil imkanı kalmayan amme alacağının tahsili için davacı adına tanzim olunan 29/03/2012 tarih ve 2012032966504000000/5,8 sayılı ödeme emirlerinin iptali istemiyle yaptığı düzeltme ve şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işleme karşı açılan davada verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun görev alanında 6183 sayılı Kanun'un uygulanmasına ilişkin uyuşmazlıklar hakkında verilen kararlar da bulunan 6. Vergi Dava Dairesi'nce incelenmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle; Vergi Dava Daireleri arasındaki iş bölümü uyuşmazlığının giderilmesi için dosya esas kaydının kapatılarak dosyanın İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Başkanlar Kurulu'na gönderilmesine, 29.12.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)