(2577 S. K. m. 49)
İSTEMİN ÖZETİ: İzmir İli, …… İlçesi, 31559 ada, 13 parsel sayılı taşınmazda, eski malik lehine ipotek tesisine yönelik işlemin iptali istemiyle açılan davada; ''...25N-II d pafta, 1961 ada, 45 sayılı parselde yapılan ıslah imar planı uygulaması sonucu 31555 ada 1-30 sayılı parsellerin, 31556 ada 1-11 sayılı parsellerin, 31557 ada 1-13 sayılı parsellerin, 31558 ada 1-7 sayılı parsellerin, 31559 ada 1-22 sayılı parsellerin oluştuğu ve tescil sırasında eski parselde yapılan hisseli satışlar sonucu fiilen yol olan alanların ….. lehine ipotek bedeli olarak ıslah imar parsellerine dağıtıldığı, davacılar murisinin de bu taşınmazlardan 31559 ada, 13 sayılı parselin o tarihte maliki olduğu, sonrasında ipotek bedelinin artırılması yönünde dava açılması üzerine söz konusu ipoteğin kaldırılması istemiyle davalı Bayraklı Belediyesi'ne başvuru yaptıkları, davalı idarenin 20.04.2016 gün ve 2585/9340sayılı cevabi yazısında; Bayraklı Belediye Encümeni'nin 02/03/2010 tarih ve 10/291 sayılı kararı ile kamuya terk edilmesi gerekli olan alanların terkin edilmeyerek düzenlenmesi sebebiyle dağıtım cetvellerinin iptal edildiğinin ve yine Encümenin 25/05/2010 gün 10/812 sayılı kararı ile yeni düzenlenen dağıtım cetvellerinin onaylanması için Büyükşehir Belediyesi'ne gönderildiği, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin 12.11.2015 tarih 01.1159 sayılı Encümen kararı ile İzmir 2. İdare Mahkemesi'nin E:2015/1341 nolu dosya ile açılan dava sonucuna göre onaylamayı değerlendireceği yönünde karar verdiğinin bildirildiği(...)özel parselasyon planında görülen veya hisseli satışlar sonucu fiilen oluşan, yol, meydan, yeşil saha, v.s. hizmetlere ayrılan yerler ile bunlara ilişkin hisselerin, malikinin muvafakatinin bulunup bulunmadığına bakılmaksızın bedelsiz olarak resen tapudan terkin edileceği, eski malikler tarafından mülkiyet iddiasında bulunulamayacağı ve karşılığı istenemeyeceğinden, ıslah imar planı ile oluşan imar parselleri üzerine ilk malik lehine ipotek tesis edilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır...'' gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar veren İzmir 5.İdare Mahkemesinin 24/02/2017 günlü, E:2016/514, K:2017/298 sayılı kararının; yerel mahkeme kararının usul ve yasalara aykırı olduğu, mülkiyet hakkının ortadan kaldırılmasına yönelik olduğu, esas hak sahibinin belediyeler olmadığı, davacının hak sahibi olduğu, davanın süresi içerisinde açılmadığı, davalıların maksatlı olarak temyiz hakkını kullanmadıkları ileri sürülerek kaldırılması ve işin esası hakkında yeniden karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinaf yoluna başvurulan kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı, usul ve kanuna uygun olan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdare Dava Dairesince dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
İdare ve Vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların istinaf yolu ile incelenip kaldırılmaları, 2577 sayılı İdare Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 2. fıkrası ile göndermede bulunulan aynı Kanunun 49. maddesinin 2. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır. İzmir 5. İdare Mahkemesi'nin 24/02/2017 günlü, E:2016/514, K:2017/298 sayılı kararının dayandığı gerekçe ise usul ve hukuka uygun olup, kararın kaldırılmasını gerektiren başka bir neden bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun reddine, aşağıda dökümü yapılan yargılama giderlerinin başvuranın üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın hükmün kesinleşmesinden sonra mahkemesince başvurana iadesine, 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 6. fıkrası kapsamında bulunmayan karara karşı tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere 28/12/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)