(3194 S. K. m. 32, 42) (2577 S. K. m. 54)
İSTEMİN ÖZETİ: İstanbul ili, …ilçesi, … Mahallesi, … Caddesi, No:44 adresinde (789 ada, 18 sayılı parselde) bulunan yapısının üzerine diğer hissedarlarıyla birlikte AVEA İletişim Hizmetleri A.Ş'ye sözleşme ile baz istasyonu kurma izni veren davacının, 21/08/2015 tarihli ilk tutanak üzerine verilen sürede söz konusu aykırılığın giderilmediğini tespit eden 12/10/2015 tarihli tutanağa istinaden 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesindeki yükümlüğü yerine getirmediği sebebiyle aynı Yasanın 42/3. maddesi uyarınca yapı sahibi sıfatı ile 2.994,34.-TL para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 20/10/2015 gün ve 1325 sayılı encümen kararının iptali istemiyle açılan davayı; ruhsata tabi olduğu açık olduğu halde ruhsatsız bir şekilde inşa edilmiş olan yapıya ilişkin olarak, davacıya, izinsiz yapılan yapının sahibi sıfatıyla para cezası ile tecziyesine ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; gerekçesiyle reddeden İstanbul 9. İdare Mahkemesi Hakimliğinin 07/04/2016 gün ve E:2015/2142, K:2016/704 sayılı kararını onayan Dairemizin 30/11/2016 tarih ve E:2016/185, K:2016/564 sayılı kararının; para cezasına konu baz istasyonunun kendisine değil, kiracı şirkete ait olduğu, 5809, 4506, 406 ve 2813 sayılı yasalarda yapılan düzenlemeler uyarınca telsiz haberleşmesi, telekomünikasyon hizmetleri ve altyapısı alanında düzenleme yapma, denetleme ve idari yaptırım uygulama yetkilerinin tamamının Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna verildiği, adı geçen kurum dışında başka bir kurumdan izin alınmasına gerek bulunmadığı, baz istasyonlarının inşaat veya yapı niteliğinde olmadığı; öne sürülerek düzeltilmesi ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Kaçak yapının tespitinden itibaren bir içerisinde ruhsata uygun hale getirilmemesi sebebiyle 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesindeki yükümlülüğü yerine getirmeyen yapı sahibi davacı adına aynı Yasanın 42/3. maddesi uyarınca para cezası kesilmesinin hukuka uygun olduğu belirtilerek, davacının karar düzeltme isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Beşinci İdare Dava Dairesi'nce; İstanbul 9. İdare Mahkemesi Hakimliğinin 07/04/2016 gün ve E:2015/2142, K:2016/704 sayılı davanın reddine ilişkin kararını onayan başvuruya konu Dairemiz kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun geçici 8. maddesi uyarınca halen uygulanabilir olan mülga 54. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca usul ve kanuna aykırı bulunması sebebiyle düzeltme istemi kabul edilerek kaldırılması sonrası işin gereği görüşüldü:
3194 sayılı İmar Kanununun 9/12/2009 tarih ve 5940 sayılı Yasanın 2. maddesiyle değişik 42. maddesinin 3. fıkrasında; "18, 28, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 40 ve 41 inci maddelerde belirtilen mükellefiyetleri yerine getirmeyen veya bu maddelere aykırı davranan yapı veya parsel sahibine, harita, plan, etüt ve proje müelliflerine, fenni mesullere, yapı müteahhidine ve şantiye şefine, ilgisine göre ayrı ayrı olmak üzere ikibin Türk Lirası, bu fiillerin çevre ve sağlık şartlarına aykırı olması halinde dörtbin Türk Lirası, can ve mal emniyetini tehdit etmesi halinde altıbin Türk Lirası idari para cezası verilir." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanunun 32. maddesinde ise; ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapının mühürlenerek inşaatın durdurulmasından itibaren en çok bir ay içinde, yapı sahibinin yapısını ruhsata uygun hale getirmesi veya ruhsat alması gerektiği kurala bağlanmıştır.
Bu düzenlemelere göre; 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesiyle cezalandırılan fiilin yapı sahibinin/sahiplerinin bir ay içinde yapısını/yapılarını ruhsata uygun hale getirmek veya ruhsat almak yükümlülüğünün yerine getirmeme fiilinin ihlali olduğu, ihlal edilen yükümlülüğünün (fiilin) tek olması nedeniyle birden fazla yapı sahibi olması durumunda maktu para cezasının yapı sahiplerine tek ceza olarak verilmesi gerekmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden; İstanbul İli, …. İlçesi, …. Mahallesi, …. Caddesi No:44 adresli ve 789 Ada, 18 parsel sayılı davacının hissedarı olduğu taşınmaz üzerinde ruhsatsız olarak AVEA İletişim Hizmetleri A.Ş.'ne ait baz istasyonu yapıldığından bahisle tanzim edilen 21.08.2015 tarih ve 000968 sayılı yapı tatil tutanağına dayalı olarak 3194 sayılı Kanunun 42. maddesi uyarınca mal sahiplerine 748,58-TL idari para cezası verilmesine yönelik 27/08/2015 tarih ve 1071 sayılı encümen kararının tesis edildiği, bilahare 12.10.2015 tarihinde mahallinde yapılan tespit ile davaya konu yapının ruhsata bağlanmadığı ve mevcut halinin korunduğu hususunun tutanağa bağlanması üzerine davacının da aralarında bulunduğu üç yapı sahibine 3194 sayılı İmar Kanunun 42/3 maddesi uyarınca ayrı ayrı olmak üzere 2.994,34-TL imar para cezası verilmesine yönelik davaya konu 20/10/2015 tarih ve 1325 karar sayılı Belediye Encümeni işleminin tesis ve tebliğ edilmesi üzerine, bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, davaya konu ruhsatsız yapıya ilişkin 21.08.2015 tarih ve 000968 sayılı yapı tatil tutanağı tanziminden 30 gün geçtikten sonra 12.10.2015 tarihinde mahallinde yapılan tespit ile davaya konu yapının ruhsata bağlanmadığı ve ruhsata aykırılığın giderilmeyerek yapının mevcut halinin korunduğu hususunun tespit edilmesi üzerine yapının hissedarı olan davacıya 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 3. fıkrası uyarınca imar para cezası verilmesi gerekmekte ise de; ihlal edilen yükümlülüğün (bir adet baz istasyonu) tek olması nedeniyle birden fazla yapı sahibi olması durumunda maktu para cezasının baz istasyonunun kurucusu GSM şirketi hariç olmak üzere diğer yapı sahiplerine tek ceza olarak verilmesi gerektiğinden taşınmazın hissedarlarının aynı yükümlülüğün (fiilin) yerine getirilmemesi nedeniyle ayrı ayrı cezalandırılmalarına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık, idare mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının karar düzeltme isteminin KABULÜNE, Dairemizin 30/11/2016 tarih ve E:2016/185, K:2016/564 sayılı kararının KALDIRILMASINA, İstanbul 9. İdare Mahkemesi Hakimliğinin 07/04/2016 gün ve E:2015/2142, K:2016/704, sayılı kararının BOZULMASINA, dava konusu işlemin davacıya ilişkin kısmının İPTALİNE, dava, itiraz ve karar düzeltme aşamalarına ait olup aşağıda dökümü yapılan toplam 349,50.-TL yargılama giderleri ile Dairemizce karar verildiği yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 990,00 TL avukatlık ücretinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, fazladan yatırılan 29,20 TL karar harcının istemi halinde, kalırsa artan posta avansının davacıya iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine, kesin olarak 12.04.2017 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Karar düzeltme başvurusu; İstanbul ili, …. ilçesi, …. Mahallesi, …. Caddesi, No:44 adresinde (789 ada, 18 sayılı parselde) bulunan hissedarı olduğu yapısının üzerine AVEA İletişim Hizmetleri A.Ş'ye sözleşme ile baz istasyonu kurma izni veren davacının, 21/08/2015 tarihli ilk tutanak üzerine verilen sürede söz konusu aykırılığın giderilmediğini tespit eden 12/10/2015 tarihli tutanağa istinaden 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesindeki yükümlüğü yerine getirmediği sebebiyle aynı Yasanın 42/3. maddesi uyarınca yapı sahibi sıfatı ile 2.994,34.-TL maktu miktarda para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 20/10/2015 gün ve 1325 sayılı encümen kararının iptali istemiyle açılan davayı; reddeden ilk derece mahkemesi kararını onayan Dairemiz kararının düzeltilmesi istemine ilişkindir.
1-Kabahat türü bir fiil olan imar para cezaları hakkında da hükümlerinin dikkate alınması gereken 5236 sayılı Kabahatler Kanununun "iştirak" başlıklı 14. maddesinin 1.fıkrasında, "Kabahatin işlenişine birden fazla kişinin iştirak etmesi halinde bu kişilerin her biri hakkında, fail olarak idari para cezası verilir." hükmü bulunmaktadır.
2-3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 1.fıkrasında, bu maddede belirtilen ve imar mevzuatına aykırılık teşkil eden fiil ve hallerin tespit edildiği tarihten itibaren on iş günü içinde ilgili idare encümenince sorumlular hakkında, üstlenilen her bir sorumluluk için ayrı ayrı olarak bu maddede belirtilen idari müeyyidelerin uygulanacağı, belirtilmiş; 2.fıkrasında, ruhsat alınmaksızın veya ruhsata aykırı yapılan yapıların ilgililerine (yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere)... beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere, nispi miktarda hesaplanacak para cezaları; 3. fıkrasında ise, 18, 28, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 40 ve 41 inci maddelerde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyenler hakkında maktu miktarlarda para cezaları; verileceği öngörülmüştür.
3-3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin tüm fıkralarına bakıldığında nispi olarak verilmesi gereken para cezalarında dahi belli bir maktu tutarın altına düşmeyecek şekilde asgari bir sınır getirilmiş, bu suretle cezaların caydırıcılık özelliği korunmuştur.
4-3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesinde yer alan "yapının ruhsata uygun hale getirilmesine" ilişkin yükümlülük, söz konusu yapıya hissedar olan birden çok bağımsız bölüm sahibini ilgilendiriyorsa, söz konusu yükümlülüğün her bir hissedar için geçerli olduğu ve yerine getirilmemesi durumunda, 5236 sayılı Kabahatler Kanununun 14. maddesinde düzenlenen "iştirak" hükümlerine göre her bir hissedarın 3194 sayılı Yasanın 42. maddenin 3. fıkrasında öngörülen asgari (maktu) ceza tutarında cezalandırılmaları gerektiğinde kuşkuya yer yoktur.
5-Zira, 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hesaplanan nispi para cezasının dahi belirli bir maktu miktarın altında olamadığı dikkate alındığında, aynı maddenin diğer fıkralarında yer alan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi sebebiyle verilecek olan maktu miktardaki para cezalarının, aynı yükümlülüğü ortaklaşa yerine getirmek durumunda olanların sayısına bölünerek para cezası uygulanması, cezaların caydırıcılık özelliğinin korunmasını öngören kanun koyucunun amacına aykırı olarak asgari tutarının altında bir cezalandırmaya yol açacaktır.
6-Olayda, idarece tanınan sürede hissedarı oldukları yapıda bulunan ruhsata aykırılığı gidermeyen davacı ile diğer hissedarlarının ayrı ayrı maktu miktarda para cezası ile cezalandırılması yasaya uygundur.
7-Dolayısıyla, davayı reddeden ilk derece mahkemesi kararının ve bu kararı onayan Dairemiz kararının usul ve hukuka uygun olduğu düşünülmüştür.
8-Açıklanan nedenlerle, davacının karar düzeltme başvurusunun reddi gerektiği görüşü ile aksi yöndeki karara katılmıyorum. (¤¤)