(1136 S. K. m. 58) (2577 S. K. m. 45)
Davacının şikayet ettiği Antalya Barosu'na kayıtlı Avukat hakkında soruşturma izni verilmemesine dair Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 29.06.2015 tarih ve 43311 Sayılı yazısıyla bildirilen 29.06.2015 olur tarihli işleminin iptali istemiyle açılan davada; Kaş Noterliğince düzenlenen 24.05.2006 tarih ve 4719 yevmiyeli imza sirkülerine binaen Avukatın müvekkili olan şirketi temsile yetkili kişilerin 25.03.2006 tarihinden itibaren 5 yıl süre ile şirket müdürleri olduğu, bu kişilerin şirketi temsil yetkilerinin sona erdiği bir tarihte Kaş Noterliğince düzenlenen 17.11.2011 tarih ve 11175 yevmiye sayılı vekaletname ile şirket adına Avukata vekalet verdikleri anlaşılmakla birlikte, şahısların Avukat adına düzenlenen vekaleti kendi adlarına asaleten, şirketi temsilen verdikleri, ayrıca bu kişilerin Kumluca Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün 21.04.2014 tarih ve 1519 sicil sayılı yazısından görüldüğü üzere şirketin sahibi oldukları hususu göz önüne alındığında, usuli eksiklik bulunan vekaletnameye dair bir şikayetlerinin bulunmadığı, hak kayıplarının da söz konusu olmadığı, açılan davalara zımni icazet verdikleri, kaldı ki sadece Kaş Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan 2012/2 esas sayılı davada şikayetli avukatın şirketi temsilen vekillik görevini yürüttüğü, diğer bir anlatımla Kaş Sulh Ceza Mahkemesi'nde görülen 2012/162 esas sayılı davada şikayetli avukatın asaleten temsil ettiği, vekaletnamede avukat asaleten de vekil tayin edildiğinden bu dava bakımından vekaletnamede herhangi bir usuli eksikliğin bulunmadığı, öte yandan vekaletnamede bulunan usuli eksikliğin ise, vekaletnamede dayanak gösterilen imza sirkülerinin geçerliliğini kontrol etme yükümlülüğü bulunan noterden kaynaklanması karşısında avukatın bu konuda kusurunun bulunmadığının anlaşılması karşısında, Avukat hakkında 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu'nun 58. maddesi uyarınca soruşturma izni verilmesine yer olmadığına dair davaya konu kararda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine dair olarak Ankara 18. İdare Mahkemesi'nce verilen 08/12/2016 gün ve E: 2015/2332, K: 2016/4037 Sayılı kararın, şikayet edilen avukatın mesleğinin kendisine yüklediği özen gösterme, yasalara saygılı olma ve iyi niyet kuralından ayrılmama gibi en temel mesleki ve yasal ilkelere aykırı davrandığı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
Kaldırılması istenilen kararda hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 9. İdari Dava Dairesi'nce 2577 Sayılı Kanun'un değişik 45. maddesi uyarınca dosya incelenerek işin gereği görüşüldü:
KARAR VE SONUÇ: Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle, gerekçesi yukarda anılan Ankara 18. İdare Mahkemesi'nce verilen 08/12/2016 gün ve E: 2015/2332, K: 2016/4037 Sayılı kararı aynı gerekçe ve sebeplerle Mahkememizce de uygun görülmüş olup, istinaf istemine dair dilekçede ileri sürülen iddialar, sözü geçen kararın kaldırılmasını sağlayacak durumda bulunmadığından istinaf isteminin reddine, aşağıda dökümü yapılan 118,70-TL yargılama giderinin başvuruda bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın ve fazladan alınan 31,40 TL harcın istenilmesi halinde başvuruda bulunana iadesine, 2577 Sayılı Kanun'un değişik 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olmak üzere, 22.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)