(2547 S. K. m. 13) (2577 S. K. m. 49)
İSTEMİN ÖZETİ: …. Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Makine Mühendisliği Bölüm Başkanı olan davacı tarafından ….. Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü Konstrüksiyon ve İmalat Anabilim Dalında açılan doçentlik kadrosuna 06.10.2015 tarih ve 2015-2016/1.24-24 sayılı işlem üzerine Doç. Dr. .....'un atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada; Elazığ 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 12/01/2017 tarih ve E:2015/978, K:2017/35 sayılı "dava konusu işlemin iptaline" ilişkin kararın; dava konusu atamaya ilişkin ilanın 13.08.2015 tarih ve 29444 sayılı Resmi Gazetede yayınlandığı ve dolayısıyla ilana ilişkin dava açma süresi geçtikten sonra davanın açıldığı, bölüm başkanı olan davacının ataması yapılan veya yapılmayan kişi olmadığı gibi bu davayı açmakta hukuki menfaati ve taraf sıfatının olmadığı, idari eylem ve işlem niteliğinde idarenin takdir yetkisini kaldırılacak biçimde yargı kararı verilemeyeceği, 2547 sayılı sayılı Kanunun doçentlik ataması ile ilgili maddesinin kadro ilanı ve atamalarda anabilim dalının görüşünün alınması zorunluluğunun getirmediği, bölümdeki öğretim ihtiyacı göz önünde tutulduğunda Rektörlük makamınca yapılan ilanda mevzuat dışına çıkılmadığı, özel şartın herhangi bir kişiyi tarif etme tarafının bulunmadığı ileri sürülerek istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davalı idarenin bizzat kendisinin belirlediği Ek koşulları sanki Yükseköğretim Kurulu tarafından onaylanmış gibi gösterdiği, Doç. Dr. .....'un bu kadroya başvuran tek aday olmasının davalı tarafından sağlandığı, davalı idarenin kadro ilanına çıkmadan önce anabilim dalının/bölüm başkanının/fakülte yönetim kurulunun görüşünü alması gerekirken, mevzuat dışına çıkarak hukuka aykırı bir işlem tesis ettiği, Mahkeme kararının usulüne uygun olduğu ve istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Birinci İdari Dava Dairesi'nce, dosyadaki tüm bilgi ve belgeler, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu'nun 49/2-b maddesinde, "Hukuka aykırı karar verilmesi", bozma sebepleri arasında sayılmış; (18/06/2014 gün ve 6545 sayılı Kanun'un 19'uncu maddesiyle değiştirilen, 45'inci maddesinin 1, 2, 4 ve 6 numaralı fıkralarında ise aynen, "1...konusu 5 bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz...2. İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tâbidir... 4. Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kaldırılmasına karar verir. Bu halde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir...6.Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre açık olmayan kararları kesindir. " hükümlerine yer verilmiştir.
İstinaf başvurusu, ….. Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Makine Mühendisliği Bölüm Başkanı olan davacı tarafından …. Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü Konstrüksiyon ve İmalat Anabilim Dalında açılan doçentlik kadrosuna 06.10.2015 tarih ve 2015-2016/1.24-24 sayılı işlem üzerine Doç. Dr. .....'un atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada; Elazığ 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 12/01/2017 tarih ve E:2015/978, K:2017/35 sayılı "dava konusu işlemin iptaline" ilişkin karara karşı yapılmıştır.
Mahkemece, başvurucu ..... dışında Konstrüksiyon ve İmalat Ana Bilim Dalında bir profesör, üç doçent ve bir yardımcı doçentin görev yaptığı, söz konusu doçentlik kadrosuna ihtiyaç bulunup bulunmadığı hususuna ilişkin ilgili Makine Mühendisliği bölümünün ihtiyaç ve hizmet gereklerinin gözetilmediği, davalı idare tarafından da ilgili ana bilim dalı için doçent ihtiyaç bulunduğunun açık ve somut verilerle destekli olarak ortaya konulmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmişse de;
2547 Sayılı Yükseköğretim Kanununun 13/b-3 maddesinde, "Üniversitenin yatırım programlarını, bütçesini ve kadro ihtiyaçlarını, bağlı birimlerinin ve üniversite yönetim kurulu ile senatonun görüş ve önerilerini aldıktan sonra hazırlamanın ve Yükseköğretim Kuruluna sunmak" Rektör'ün görev, yetki ve sorumlulukları arasında olduğu hükmüne yer verilirken, Doçentliğe atama başlıklı 25. maddesinde ise," a)- Bir üniversite biriminde açık bulunan doçentlik kadrosu, rektörlükçe, isteklilerin başvurması için ilan edilir. Müracaat eden adayların durumlarını incelemek üzere rektör tarafından varsa biri ilgili birim yöneticisi, en az biri de o üniversite dışından olmak üzere üç profesör tespit edilir. Bu profesörler, adaylar hakkında ayrı ayrı mütalaalarını rektöre bildirirler. Rektör, bu mütalaalara dayanarak, üniversite yönetim kurulunun görüşünü de aldıktan sonra atamayı yapar. b)- Doçentliğe atamada aşağıdaki şartlar aranır: (1) Doçentlik unvanını almış olmak, c) -Üniversiteler, yardımcı doçentlik kadrosuna atama için bu maddede aranan asgari koşulların yanında, Yükseköğretim Kurulunun onayını almak suretiyle, münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik olarak, bilim disiplinleri arasındaki farklılıkları da göz önünde bulundurarak, objektif ve denetlenebilir nitelikte ek koşullar belirleyebilirler." hükmüne yer verilmiştir.
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun yukarıda belirlenen ilgili hükümleri uyarınca, Üniversitenin kadro ihtiyaçlarını hazırlamak ve o kadro ile ilgili olarak adaylarda aranacak nitelikleri belirleyerek ilan etmek Rektörün görev ve yetkileri arasında sayılmış ve Rektör Üniversitenin ve bağlı birimlerinin öğretim kapasitesinin rasyonel bir şekilde kullanılmasında ve geliştirilmesinde, takip ve kontrol edilmesinde ve sonuçlarının alınmasında birinci derecede yetkili ve sorumlu kılınmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; ….. Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Makine Mühendisliği Bölüm Başkanı olan davacı tarafından .. Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü Konstrüksiyon ve İmalat Anabilim Dalında açılan doçentlik kadrosuna 06.10.2015 tarih ve 2015-2016/1.24-24 sayılı işlem üzerine Doç. Dr. .....'un atanmasına ilişkin işlemin iptali talebiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dava konusu olayda, bünyesine öğretim üyesi alımı yapılan Teknoloji Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü, Konstrüksiyon ve İmalat Ana Bilim Dalı için, 13.08.2015 tarih ve 29444 sayılı Resmi Gazetede ve 15 Ağustos 2015 tarihli …. Gazetesinde yayınlanan Doçent ünvanında öğretim üyesi alımı ilanı kararında "doktorasını konstrüksiyon ve imalat anabilim dalında yapmış olmak, biyomalzemeler ve biyouyumluluk konularında çalışmaları olmak'' özel koşulunun getirildiği, anılan ilan kapsamında sadece Doç. Dr. .....'un başvuruda bulunduğu, başvurucunun bilimsel yayın dosyasını incelemek üzere …. Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Makine Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. …., Çankaya Üniversitesi Mekatronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. ….., Atatürk Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Konstrüksiyon ve İmalat Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. .....'dan oluşan jüri heyetinin Doç. Dr. .....'un anılan kadroya atanması hususuna ilişkin görüşlerini belirtmeleri üzerine, 06.10.2015 tarih ve 2015/2016/1 sayılı üniversite Yönetim Kurulu kararıyla Doç. Dr. .....'un atanmasının uygun görülerek Rektörlük makamına isminin sunulduğu, Rektörlük tarafından da 13.10.2015 tarih ve 112034 sayılı olur ile atama işleminin gerçekleştiği görülmüştür.
Ayrıca, başvurucunun bilimsel yayın dosyasını incelemek üzere oluşturulan jüride yer alan davacı .. Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Makine Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. …..'ın hazırladığı görüş yazısında adayın akademik ve bilimsel olarak ataması uygundur beyanında bulunduktan sonra son bölümde ''bu raporu hazırlayan bölüm başkanı olarak bölümümüzde mevcut olan 9 öğretim üyesinin 5'i bu anabilim dalındadır ve sayıca yeterlidir. Bu nedenle bu anabilim dalı için Rektörlüğümüze ihtiyaç talebi yapılmamıştır ve bölüm anabilim dalı kurulumuz bu konu ile ilgili almış olduğu son karar da Rektörlük makamına iletilmiştir. Bu karara göre adayın bu kadroya atanmasının çok da uygun olmayacağı kanaatine varılmıştır.'' ifadelerine yer verildiği görülmekte olup; söz konusu hususa ilişkin olarak Mahkemenin 03.10.2016 tarihli ara kararı ile davalı idareden … Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümündeki mevcut anabilim dallarının ve her bir anabilim dalında görev yapan öğretim üyesi dağılım çizelgesinin hazırlanarak mahkemelerine gönderilmesinin istenildiği, cevaben gönderilen yazıdan iki öğretim görevlisinin Mekanik anabilim dalında, iki öğretim görevlisinin Termodinamik ve Isı Tekniği anabilim dalında, altı öğretim görevlisinin de Konstrüksiyon ve İmalat anabilim dalında görev yaptığı anlaşılmıştır.
Üniversiteler sadece öğrenci yetiştiren kurumlar olmayıp, bilimsel araştırmaların bilimsel yayınların yapıldığı yüksek öğretim kurumları olup, bu nedenle üniversite öğretim üyeliği sayısının sadece üniversitedeki öğrenci sayısına göre belirlenmesi mümkün değildir.
Diğer taraftan 2457 sayılı Yüksek Öğretim Kanunu'nun yukarıda belirtilen ilgili hükümleri uyarınca, üniversitenin kadro ihtiyaçlarını hazırlamak ve o kadro ile ilgili olarak adaylarda aranacak nitelikleri belirleyerek ilan etmek Rektörün görev ve yetkileri arasında sayılmış ve Rektör üniversitenin ve bağlı birimlerin öğretim kapasitesinin rasyonel bir şekilde kullanılmasında ve geliştirilmesinde, takip ve kontrol edilmesinde ve sonuçlarının alınmasında birinci derecede yetkili ve sorunlu kılınmıştır.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, doçentliğe atamaya ilişkin asgari koşulların ilgili mevzuatta belirlendiği, üniversitelerin bunların haricinde Yüksek Öğretim Kurulu'nun onayını almak şartıyla ek koşullar belirleme yetkisi tanındığı; 2547 sayılı Kanun'un 25.maddesinde yer alan "bilim disiplinleri arasındaki farklılık, maddenin gerekçesinde yer alan "üniversitelerin gelişmişlik düzeyleri" ifadesi dikkate alındığında, bahsedilen koşulların genel nitelikte koşullar olduğu; Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atama Yönetmeliğinde de buna uygun şekilde doçentliğe atamaya ilişkin üniversitelerce belirlenecek asgari kriterlerin Yüksek Öğretim Kurulu'nun onayına tabi tutulduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla, yardımcı doçent, doçent ve profesör kadrolarına yapılacak atamalar için 2547 sayılı Kanunda belirtilen koşulların dışında, üniversitelerin senatoları tarafından, anılan kadrolara yapılacak atamalar için belirlenen ve yasada yer almayan genel ve objektif nitelikteki ek kriterler için Yükseköğretim Kurulunun onayının alınması zorunludur.
Ancak, üniversiteler tarafından ilan edilen bir kadro için, ihtiyaç ve hizmet gerekleri göz önüne alınarak getirilen özel ve ilan edilen kadroya özgü, spesifik koşulların ise Yüksek Öğretim Kurulunun onayına tabi olmadığı kuşkusuzdur. Ayrıca üniversitelerce ilan edilen kadrolar için bölüm başkanlığının görüş ve önerisine başvurulmasına da ihtiyaç bulunmaktadır.
Davada, davacının da aralarında bulunduğu üç kişilik jüri heyetince, adayın akademik ve bilimsel olarak atamasının uygun olacağı yönünde görüş ve kanaat bildirmişlerdir.
Bilimsel yeterliği haiz adayın rektörlüğün ilan ettiği kadroya gerekli koşullara sahip olduğu saptandıktan sonra, bölüm başkanının ihtiyaç yoktur iddiasında bulunması, üniversitelerin hiyerarşik yapısına, Rektörün görev ve yetkilerine müdahale niteliğinde olduğu gibi, yukarıda anlatıldığı üzere üniversitelerin öğretim üyesi sayısının yeterliliği öğrenci sayısına göre saptanamayacağı da açıktır.
Öte yandan öğretim üyesi alımı ilan kararında "doktorasını konstrüksiyon ve imalat anabilim dalında yapmış olmak, biyomalzemeler ve biyouyumluluk konularında çalışmaları olmak, özel koşulunun Yüksek Öğretim Kurulu onayına tabi olmayan, üniversite tarafından ilan edilen kadro için ihtiyaç ve hizmet gerekleri göz önünde bulundurularak getirilen özel ve ilan edilen kadroya özgü, spesifik bir koşul olduğu görülmüştür.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun KABULÜNE, Elazığ 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 12/01/2017 gün ve E:2015/978, K:2017/35 sayılı kararın KALDIRILMASINA, davanın REDDİNE, ilk derece aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin (282,10-TL) davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf aşamasında davalı tarafından yapılan (71,40-TL) yargılama giderlerinin ve kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 990,00-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, posta giderine karşılık yatırılmış olan avanstan artan tutarın 6100 sayılı Kanunun 333.maddesi uyarınca mahkemesince ilgili tarafa resen iadesine, kararın taraflara tebliğine 15/06/2017 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi. (¤¤)