(6360 S. K. Geç. m. 1) (213 S. K. m. 118)
BAŞVURUNUN KONUSU: Davacı tarafından, İzmir İli, Aliağa İlçesi, … Köyü'nde bulunan taşınmazı için tahakkuk eden ve ihtirazi kayıtla ödenen 2015/2 dönemi emlak vergisi, 2015/2 dönemi kültür ve tabiat varlıklarını koruma katkı payı, 2015/2 dönemi çevre temizlik vergisi, 2016 dönemi ışıksız reklam vergisi ve evsel katı atık toplama bedeli olmak üzere toplam 36.267,88-TL'nin tarafına iadesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin 01.07.2016 tarih ve 15492 sayılı işlemin iptali ile yersiz ödenen vergi ve gecikme zammından oluşan 29.247,19-TL'nin iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; uyuşmazlığın, köy tüzel kişiliği kaldırılarak mahalleye dönüştürülen yerlerde bulunan taşınmazlar için 6360 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesinin 15. fıkrası ile getirilen muafiyet hükmünün, davacı bakımından uygulanıp uygulanamayacağına ilişkin olduğu, bu bakımdan, davacı tarafından ileri sürülen muafiyet hükmünün kendisine uygulanmadığı iddiasının, 213 sayılı Kanunun 118. maddesi ile düzenlenen vergilendirme hatası kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu iddianın düzeltme başvurusuna konu edilebileceği, buna göre, somut olayda muafiyet hükmünün şartlarının oluşup oluşmadığının irdelenmesi gerektiği, olayda, köy tüzel kişiliği kaldırılan … Köyünde bulunan taşınmaz için tahakkuk eden ve iadesi talep edilen katkı payı ve vergilerin 2015 ve 2016 yıllarına ilişkin olduğu, 6360 sayılı Kanunun yürürlük tarihinin ise 30.03.2014 tarihi olduğu ve Kanun'un geçici 1. maddesinin 15. fıkrası ile uyuşmazlık konusu vergilerin beş yıl süreyle alınmayacağının öngörüldüğü dikkate alındığında, davacı tarafından ödenen tutarın iade edilmesi gerektiği, bu durumda, davalı idarece aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından, dava konusu işlemin iptali ve davacı tarafından yersiz olarak ödenen tutarın davacıya iadesi gerektiği, öte yandan, her ne kadar davalı idarece, davacının anılan Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce de emlak vergisi mükellefi olduğu ve geçici maddedeki düzenlemenin yeni mükellefleri kapsadığı iddia edilmiş ise de, 6360 sayılı Kanunda mükellefiyet konusunda herhangi bir ayrım veya istisnanın bulunmaması karşısında, muafiyet hükmünün, davacı bakımından uygulanamayacağına ilişkin bu iddiada yasal isabet bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline, yersiz olarak ödenen tutarın davacıya iadesine ilişkin olarak İzmir 2. Vergi Mahkemesi Hakimliğince verilen 29/12/2016 gün ve E:2016/1308, K:2016/2009 sayılı kararın; davacının 6360 sayılı Yasanın geçici 1. maddesinin 15. fıkrası gereğince muafiyet kapsamına girdiğinin kabulü anlamına gelmemek üzere davacıya gönderilen ödeme emrinde 2015 yılı 2. taksit evsel katı atık bedelleri bulunduğu, davacı tarafın ödeme emri gereği ödediği toplam 36.267,88-TL'nin içerisinde evsel katı atık bedellerinin de bulunduğu, evsel katı atık bedellerinin Belediye Gelirleri Kanunu gereğince alınması gereken vergi, harç ve katılım payı olmadığı, evsel katı atık bedellerinin iadesine yönelik talebin reddi gerektiği ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: 6360 sayılı Kanunun özel nitelikte olduğu ve daha sonra çıktığı, müvekkile ait arsanın ve üzerindeki tesisin bulunduğu köyün 6360 sayılı Kanun ile köy tüzel kişiliği kaldırıldığı ve bağlı bulunduğu Aliağa ilçesine mahalle olarak katıldığı, Kanunun geçici 1. maddesinin 15. fıkrası gereğince eski mükelleflerin bu kanun kapsamında olmadığı yolundaki itirazın yorum kurallarına aykırı olduğu, evsel katı atık bedelinin ise İdare Mahkemesinin görevine girdiği; mahkeme kararının hukuka uygun olduğu öne sürülerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
Davacı tarafından 23/06/2016 tarihli dilekçe ile, 08/03/2016 tarih ve 97965 takip numaralı ödeme emrine istinaden ihtirazi kayıtla ödediği 2015/2 dönemi emlak vergisi, 2015/2 dönemi kültür ve tabiat varlıklarını koruma katkı payı, 2015/2 dönemi çevre temizlik vergisi, 2016 dönemi ışıksız reklam vergisi ve evsel katı atık toplama bedeli olmak üzere toplam 36.267,88-TL'nin, 6360 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesinin 15. fıkrası nedeniyle iadesi istemi ile davalı idareye başvurulmakla birlikte, istemin 01/07/2016 tarih ve 15492 sayılı işlemle reddi üzerine, evsel katı atık bedeli için İzmir 6. İdare Mahkemesinin E:2016/1150 sayılı dosyasında; toplam 29.247,19-TL emlak vergisi, kültür ve tabiat varlıkları katkı payı, çevre temizlik vergisi ile ışıksız reklam vergisine ilişkin olarak da bakılan bu dava açılmıştır.
İzmir 2. Vergi Mahkemesi'nce verilen 29/12/2016 gün ve E: 2016/1308, K:2016/2009 sayılı karar usul ve yasaya uygun olup, kararın kaldırılmasını gerektiren başka bir neden de bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle; istinaf başvurusunun reddine, aşağıda gösterilen 123,80-TL yargılama giderinin başvuruda bulunan üzerinde bırakılmasına, 31,40-TL karar harcının davalı idareden tahsili için mahkemesince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın mahkemesince HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırana iadesine, kesin olarak 04/04/2017 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
AZLIK OYU
6360 sayılı On Üç İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Altı İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un Geçici 1. maddesinin 15. bendinde: "Bu Kanuna göre tüzel kişiliği kaldırılan köylerde, bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 29.07.1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre alınması gereken emlak vergisi ile 26.05.1981 tarihli ve 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca alınması gereken vergi, harç ve katılım payları beş yıl süreyle alınmaz'' hükmü yer almakta olup, ilgili madde hükmü ile getirilen muafiyetin Kanunun yürürlüğünden önce muafiyet kapsamındaki vergi ve harçlardan sorumluluğu bulunmayan, ancak 6360 Sayılı Kanundaki düzenlemeler neticesinde ilk defa bir takım mali külfetlere girecek olanlar için, yani 6360 Sayılı Kanunun öncesinde emlak vergisi ve çevre temizlik vergisi mükellefi olmayan ve köy tüzel kişiliğinin kaldırılmasından sonra vergi mükellefi haline gelecek kişiler bakımından bir çeşit alışma dönemi oluşturularak bu yeni mükelleflerin psikolojik olarak hazırlanmaları amacı ile getirilen geçici süreli (5 yıllık) bir muafiyet olduğu görülmektedir. Zira Kanun hükmünde; ''bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren alınması gereken'' denilerek bu fıkranın yürürlüğünden önce alınan ve alınması gerekenleri kapsam dışında bıraktığı anlaşılmaktadır.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3. maddesinde; vergi kanunlarının lafzı ve ruhu ile hüküm ifade edeceği, lafzın açık olmadığı hallerde vergi kanunları hükümlerinin, kuruluşundaki maksat, hükümlerin Kanun yapısındaki yeri ve diğer maddelerle bağlantısı gözönünde tutularak uygulanacağı belirtilmiştir.
Yasanın lafzı açık olarak söz konusu fıkranın yürürlüğe girdiği tarih itibarı ile yeni başlayacak mükellefler için beş yıllık bir muafiyet öngörmekte, Yasanın yürürlüğe girmesinden önce vergi mükellefi olanlar için bir muafiyet öngörmemekte ise de; Yasanın ve Geçici 1. maddesinin 15. bendindeki ruha bakıldığında da; bundan daha farklı bir yorum yapılamamaktadır.
Zira, 6360 Sayılı Kanunla yerel yönetimlerde köklü değişiklikler yapılmış, alt yapı çalışmaları, ulaşım gibi hizmetlerin tek elde toplanıp koordinasyonun sağlanması, İl sınırları genişletilerek büyükşehir belediyesi hizmetlerinden daha geniş kitlelerin yararlanması amaçlanmıştır.
Hizmet alanı genişleyen yerel yönetimler için Kanun koyucunun yerel yönetimlerin en önemli gelir kalemlerinden olan emlak vergisine Yasanın yürürlüğünden önce vergi mükellefi olanları da kapsayacak şekilde muafiyet getirdiği düşünülemeyeceğinden ve 6360 Sayılı Kanun'un Geçici 1. maddesinin 15. fkrası yürürlüğe girmeden önce vergi mükellefi olan davacı şirketin söz konusu madde hükmünde yer alan geçici muafiyetten yaralanamayacağı, dolayısı ile maliki olduğu İzmir İli, Aliağa İlçesi, …. Köyü'nde bulunan taşınmazı ile ilgili olarak tahakkuk ettirilen ve ödenen emlak vergisi, çevre temizlik vergisi, kültür ve tabiat varlıklarını koruma katkı payı ve ışıksız reklam vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı görüş ve düşüncesi ile söz konusu ödenen miktarın iadesine karar veren Mahkeme kararının bozulması gerektiği görüşü ile Dairemizin İstinaf başvurusunun reddine ilişkin çoğunluk kararına katılmıyorum. (¤¤)