(6360 S. K. Geç. m. 1) (5216 S. K. Geç. m. 2) (1319 S. K. m. 22)
BAŞVURUNUN KONUSU: İzmir İli, Aliağa İlçesi, …… Köyü, …. Mahallesinde bulunan 61 ada, 5 parsel sayılı akaryakıt depolama ve dolum tesisi müştemilatı ve arsası niteliğinde olan davacı şirketin maliki bulunduğu taşınmaz için 1319 sayılı Kanunun 11 ve 21. maddeleri gereği 2014 yılı 2. dönemi ile 2015 yılı 1. dönemine ilişkin olarak ödenen 40.032,81-TL emlak vergisinin iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin 24/08/2015 tarih ve 6803 sayılı işlemin iptali ve ödenen verginin başvurma tarihi olan 23/07/2015 tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; 6360 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesinin 15. fıkrasının lafzından, bu Kanuna ve 5216 sayılı Kanunun Geçici 2. maddesine göre tüzel kişiliği kaldırılan köylerde, bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre alınması gereken emlak vergisi ile 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu uyarınca alınması gereken vergi, harç ve katılım paylarının beş yıl süreyle alınmayacağı hususunun kurala bağlandığı, madde metninde önceki dönemlerde emlak vergisi mükellefi olanlardan söz konusu vergilerin tahsil olunmaya devam edileceğine ilişkin herhangi bir istisnai düzenlemeye yer verilmediği, TBMM tutanaklarında konuya ilişkin bir açıklık bulunmadığı ve Kanun gerekçesinde de bu yönde bir açıklamanın yer almadığı, dolayısıyla Kanunun açık lafzı karşısında, Kanunun amacından hareketle hüküm tesis edilmesinin varsayıma dayalı olacağı ve bu yönüyle yorum kurallarına uygun olmadığı, anılan Kanunun 28489 sayılı Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihin 06/12/2012 olduğu ve Kanunun 36/1-a maddesi uyarınca Geçici 1. maddesinin 15. fıkrasının yürürlük tarihinin Kanunun yayımlanmasından sonra yapılan ilk mahalli idareler seçiminin yapıldığı 31/03/2014 tarihi olduğu, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 22. maddesinde, emlak vergilerine ilişkin muafiyet ve istisna hükümlerine 1319 sayılı Kanunda değişiklik yapılmak suretiyle yer verileceği kurala bağlanmış ise de; Kanunda yer alan bu türden bir normun ancak Anayasa hükmü ile öngörülmesi hâlinde yasa koyucu için bağlayıcı olacağı, yasama yetkisinin genelliği ilkesi sebebiyle yasa koyucunun, Anayasaya aykırı olmamak şartı ile, yasama yetkisinin kanunla sınırlandırılamayacağı, bu yönüyle 6360 sayılı Kanun hükümlerinin sonraki kanun ve özel kanun olması itibarıyla önceki tarihli ve emlak vergisi yönünden genel Kanun niteliğine haiz 1319 sayılı Kanun hükümleri ile çatışması hâlinde uyuşmazlığın çözümlenmesinde özel ve sonraki tarihli Kanun hükümlerinin esas alınması, yani 6360 sayılı Kanun hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği, uyuşmazlık konusu olayda; her ne kadar davalı idare tarafından, davacı şirketin anılan Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce de emlak vergisi mükellefi olduğu ve geçici maddedeki düzenlemenin yeni mükellefleri kapsadığı iddia edilmiş ise de, 6360 sayılı Yasada mükellefiyet konusunda herhangi bir ayrım veya istisnanın bulunmaması karşısında davacı şirketin anılan Kanunla tüzel kişiliği kaldırılarak İzmir İli, Aliağa İlçesinin bir mahallesi olan ….. Köyü'nde bulunan taşınmazla ilgili olarak 2014 yılı 2. dönem ile 2015 yılı 1. döneme ilişkin emlak vergisi, çevre temizlik evsel katı atık ve ışıklı reklam gelirlerine mahsup ve tahsilinin hukuki dayanağı olmadığı, bu suretle yapılan düzeltme ve şikayet başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde, hukuka uygunluk bulunmadığı, bu anlamda, davacı şirket tarafından yersiz ödenen emlak vergisi, çevre temizlik evsel katı atık ve ışıklı reklam gelirlerine ilişkin mahsubun 23.07.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davacı şirkete iadesine hükmetmek gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline, davacıdan tahsil edilen ve iade edilmeyen miktarın (Mahkemece kararda yanlışlıkla 47.705,71-TL yazılmış ise de, ödenen ve istenilen vergi tutarının 40.032,81-TL olarak düzeltilmesi suretiyle ) davacı şirkete yasal faizi ile birlikte iadesine ilişkin olarak İzmir 1. Vergi Mahkemesince verilen 03/02/2017 gün ve E:2015/1519, K:2017/146 sayılı kararın; 6360 sayılı Yasanın davacı açısından getirdiği ek mali yükümlülüğün bulunmadığı, davacının 6360 sayılı Yasadan önce de bu vergiyi ödemekle yükümlü olduğu, yasanın yürürlüğe girmesinden önce de emlak vergisi ödemekle yükümlü olan mükelleflerin, yasa gereğince getirilen muafiyetten yararlanamayacağı, 6360 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden önce emlak vergisi mükellefi olan davacının bu mükellefiyetinin ortadan kaldırılarak 5 yıl süreyle emlak vergisinden muaf tutulmasının, sanayinin yoğun olduğu ve emlak vergilerinin önemli bir gelir kalemi teşkil ettiği idare gelirlerinin büyük oranda azalmasına neden olacağı ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nun 22. maddesi hükmü karşısında mezkur kanun maddesinin hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerine ve dolayısıyla Anayasaya aykırılık teşkil edeceği, daha önce vergi mükellefi olan davacının muafiyetten yararlandırılması eşitlik ilkesine aykırı olacağı, böyle bir durumun davacıyı vergisini ödeyen diğer mükelleften haklı ve hukuki bir sebebe dayanmaksızın ayrıcalıklı kılacağı ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesince işin gereği görüşüldü:
İzmir 1. Vergi Mahkemesi'nce verilen 03/02/2017 gün ve E: 2015/1519, K:2017/146 sayılı karar usul ve yasaya uygun olup, kararın kaldırılmasını gerektiren başka bir neden de bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle; istinaf başvurusunun reddine, aşağıda gösterilen 134,80-TL yargılama giderinin başvuruda bulunan üzerinde bırakılmasına, 31,40-TL karar harcının davalı idareden tahsili için mahkemesince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın mahkemesince HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırana iadesine, kesin olarak 25.05.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)