(6458 S. K. m. 31) (2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Özbekistan uyruklu olan davacının, Türk vatandaşlığına alınması için yaptığı başvurusunun, ikamet izin belgesinin 27/11/2014 tarih ve 107541 sayılı İçişleri Bakanlığı Genelgesinde belirtilenler arasında yer almadığından bahisle reddine ilişkin İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'nün 24/07/2015 tarih ve E.67314 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada; 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun yürürlüğe girmesiyle Kanunda tanımlanan yabancıların "İkamet izni" türlerinden hangilerinin 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'na göre yapılacak vatandaşlık başvurularında geçerli bir ikamet olarak değerlendirileceği konusunda uygulamada ortaya çıkan tereddütleri gidermeye yönelik olarak İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'nce "İkamet İzinleri" konulu 27/11/2014 tarih ve 107541 sayılı Genelge düzenlendiği, Genelge uyarınca; "6458 sayılı Kanunun 27. maddesine göre "Çalışma İzni" ya da "Çalışma İzni Muafiyet Teyit Belgesi" alan, Kanunun 31. maddesinin 1. fıkrasının (b) ve (ğ) bentleri uyarınca kısa dönem ikamet izni alan, Kanunun 34. maddesi 1. fıkrasında ifade edilen kişilerden ikincil koruma statüsü sahibi olan kişiler dışında aile ikamet izni alan, Kanunun 42. maddesi uyarınca uzun dönem ikamet izni alan yabancıların ikamet izinlerinin 5901 sayılı Kanuna göre geçerli" sayıldığı, dava konusu işlemin davacının ikamet izninin Genelgede belirlenen türlerden olmadığı gerekçesiyle tesis edildiği, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun 10. maddesinde yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığının kazanılması hükümlerinin yer aldığı, aynı Kanun'un 11. maddesinde, "Başvuru tarihinden geriye doğru Türkiye'de kesintisiz beş yıl ikamet etmek, Türkiye'de yerleşmeye karar verdiğini davranışları ile teyit etmek" şartının bulunduğu, davacının tahkikat dosyasında belirtilen şartı taşıdığının tespit edildiği, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununda ikamet izin türlerinin yer aldığı, Göç İdaresi Genel Müdürlüğü'nün 20/05/2015 tarih ve 10807 sayılı yazısı gereği Soydaş ve Yabancı uyruklu şahıslar için verilen Kısa Dönem İkamet İzinlerinde kalış nedeni parametresi olarak "idari makam kararı"nın verilmesi gerektiğinin belirtildiği, fakat davacının almış olduğu kısa dönem ikamet iznini (Ahıska Türkü) Göç İdaresi Genel Müdürlüğü'nün 20/05/2015 tarih ve 10807 sayılı yazısından önce aldığı, 18/05/2013 tarihinden önce söz konusu yabancıların kısa dönem ikamet izinlerini gösterir verilerin Pol-Net sistemi içerisinde kayıt edildiği, Pol-Net veri sistemi içerisindeki bilgilerin Göç-Net veri sistemi içerisine aktarıldığı, davacının 13/05/2014 tarihli ikamet izninde "İkamet türü" olarak "Ahıska Türkü" ibaresinin belirtildiği, başkaca bir kayıt ve bilginin bulunmadığı, 27/11/2014 tarih ve 107541 sayılı Genelgenin davacının ikamet izninden sonra tesis edildiği hususlarının bir arada değerlendirilmesinden, Özbekistan uyruklu davacının, "Türk vatandaşlığına alınması istemiyle yaptığı başvurusunun, ikamet izin belgesinin 27/11/2014 tarih ve 107541 sayılı İçişleri Bakanlığı Genelgesinde belirtilenler arasında yer almadığı"ndan bahisle reddine ilişkin işlemde "sebep unsuru" açısından hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan, bu kararın, davacının doğrudan Türk vatandaşlığına alınmasının kabulü anlamına gelmediği, dava konusu işlem "sebep" unsuru açısından iptal edildiğinden, davalı idarece davacının 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununda belirtilen diğer şartları taşıyıp taşımaması neticesinde ortaya çıkan sonuca göre işlem tesis edilmesini gerektirdiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin olarak Ankara 8. İdare Mahkemesi'nce verilen 24/11/2016 gün ve E: 2016/129, K: 2016/3892 sayılı kararın, davalı idarelerden İçişleri Bakanlığının vekili tarafından, davacı 6458 sayılı Kanunun 31. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendine göre ikamet izni aldığından; söz konusu genelge uyarınca şartları taşımadığı halde İl Müdürlüğünce ilgili adına dosya düzenlendiğinin tespit edildiği, vatandaşlık başvurusu için yeterli koşulların oluşmamasına rağmen düzenlenen dosyanın, işleme alınmadığı, bu sebeple hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
Ankara 8. İdare Mahkemesi'nce verilen 24/11/2016 gün ve E: 2016/129, K: 2016/3892 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, davalı tarafın istinaf isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, yargılama giderlerinin başvuruda bulunan taraf üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın kararın kesinleşmesinden sonra istinaf isteminde bulunana iadesine, 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olarak 14/06/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)