İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, 6458 sayılı Kanun'un 54. maddesi 1. fıkrasının (b) ve (d) bentlerine göre sınırdışı edilmesi ve aynı Kanun'un 57/2. maddesi uyarınca sınırdışı edilmek üzere 6 ay süreyle gözetim altına alınmasına ilişkin Kırıkkale Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğü'nün 12/02/2016 tarihli ve 1180 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; uyuşmazlıkta, mahkemenin 17/08/2016 ve 11/10/2016 tarihli ara kararları ile Kırıkkale Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğü'nün 12/02/2016 tarihli ve 1180 sayılı işlemin tebliğ tarihinin sorulduğu, cevaben gelen bilgi ve belgelerin incelenmesinden, işlemin davacıya 15/02/2016 günü saat:15:00 da tebliğ edildiği ve tebliğ belgesinde davacının da imzasının bulunduğu anlaşıldığından, ilgili Kanun hükmü gereğince işlemin tebliğinden itibaren 15 gün içinde dava açılması gerekirken, bu süreden çok daha sonra 04/08/2016 tarihinde davanın açıldığı görülmekle, davanın yasal süre içerisinde açılmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın süre yönünden reddine ilişkin olarak Kırıkkale İdare Mahkemesi'nce verilen 21/02/2017 gün ve E: 2016/437, K: 2017/228sayılı kararın, davacı vekili tarafından, Kırıkkale Valiliği'nin sınırdışı kararının Türkçe bilmeyen davacıya usulüne uygun tebliğ edilmediği, davacının bu kararın anlam ve sonuçlarını 22/07/2016 günü Antalya Geri Gönderme Merkezi'nde vekili tarafından kendisine Rus dilinde açıklaması sonucu öğrendiği, davalı idarenin ise Türkçe bilmeyen davacıya 15/02/2016 tarihinde usulüne uygun bir şekilde tebligat yapmasına dair dosyada herhangi bir evrak bulunmadığı, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi'nce işin gereği görüşüldü:
Dava; davacı tarafından, 6458 sayılı Kanun'un 54. maddesi 1. fıkrasının (b) ve (d) bentlerine göre sınırdışı edilmesi ve aynı Kanun'un 57/2. maddesi uyarınca sınırdışı edilmek üzere 6 ay süreyle gözetim altına alınmasına ilişkin Kırıkkale Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğü'nün 12/02/2016 tarihli ve 1180 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun ''Sınır dışı etme kararı'' başlıklı 53.maddesinde;
(1)Sınır dışı etme kararı, Genel Müdürlüğün talimatı üzerine veya resen Valiliklerce alınır.
(2) Karar gerekçeleriyle birlikte hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancıya veya yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edilir. Hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancı, bir avukat tarafından temsil edilmiyorsa kendisi veya yasal temsilcisi, kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilir.
(3) Yabancı veya yasal temsilcisi ya da avukatı, sınır dışı etme kararına karşı kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içinde idare mahkemesine başvurabilir. Mahkemeye başvuran kişi,
sınır dışı etme kararını veren mahkemede başvurusunu bildirir. Mahkemeye yapılan başvurular onbeş gün içinde sonuçlandırılır. Mahkemenin bu konuda vermiş olduğu karar kesindir. Yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, dava açma süresi içinde veya yargı yoluna başvurulması halinde 54 üncü maddenin birinci fıkrasının (b), (d) ve (k) bentleri ile ikinci fıkrası kapsamındakiler hariç yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez.'' hükmü, Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin ''Bilgilendirme ve Tercümanlık'' başlığını taşıyan 102.maddesinin 4.fıkrasında da ''Uluslararası koruma işlemlerinin her aşamasında başvuru sahibine vatandaşı olduğu ülkenin dilinde veya anlayabileceği başka dilde bildirimde bulunulması esastır.'' hükmü yer almış bulunmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, 6458 sayılı Kanun'un 54.maddesinin 1.fıkrasının (b) ve (d) bentlerine göre sınır dışı edilmesi ve aynı Kanun'un 57/2 maddesi uyarınca sınır dışı edilmek üzere 6 ay süreyle gözetim altına alınmasına ilişkin işlemin davacıya 15.02.2016 tarihinde tebliğ edildiği ve bu işlemin iptali istemiyle davanın açıldığı, İdare Mahkemesince; dava konusu işlemin tebliğ tarihi olan 15.02.2016 tarihinden itibaren 15 gün içinde dava açılması gerekirken bu süre geçirildikten sonra 04.08.2016 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenme olanağı bulunmadığından davanın süre aşımı yönünden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden Rus vatandaşı olan davacıya 15.02.2016 tarihinde usulüne uygun bir şekilde tebligat yapıldığına ilişkin dosyada bir belge bulunmadığı, istinaf dilekçesinde de davacı vekilinin davacının bu kararın anlam ve sonuçlarını 22.07.2016 günü Antalya Geri Gönderme Merkezinde vekili tarafından kendisine Rus dilinde açıklaması sonucu öğrendiği ileri sürülmekte olup, Türkçe bilmeyen davacıya yukarıda metni yazılı Yönetmelik hükmü uyarınca vatandaşı olduğu ülkenin dilinde veya anlayabileceği başka dilde bildirimde bulunulması gerekirken bulunulmadığı anlaşıldığından kararın usulüne uygun olarak tebliğ edildiğinden söz edilemeyeceği açıktır.
Bu durumda dava konusu işlemin usulüne uygun olarak davacıya tebliğ edilmediği açık olduğundan Kırıkkale İdare Mahkemesince verilen süre ret kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davacı İSTİNAF İSTEMİNİN KABULÜNE, Kırıkkale İdare Mahkemesi'nce verilen 21/02/2017 gün ve E: 2016/437, K: 2017/228 sayılı kararın KALDIRILMASINA, 2577 sayılı Yasanın değişik 45/4 maddesi uyarınca yeniden bir karar verilmek üzere DAVA DOSYASININ MAHKEMESİNE İADESİNE, kaldırma kararı üzerine yeniden bir karar verileceğinden bu aşamada yargılama giderleri yönünden ayrıca bir hüküm kurulmasına yer olmadığına, 2577 sayılı Yasanın değişik 45.maddesinin 5.fıkrası uyarınca kesin olarak 14/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
ADLİ YARDIM TALEBİNİN KABULÜNE DAİR KARAR
Davacı K1 vekili Av. K2 tarafından 6458 sayılı Kanun'un 54. maddesi 1. fıkrasının (b) ve (d) bentlerine göre sınırdışı edilmesi ve aynı Kanun'un 57/2. maddesi uyarınca sınırdışı edilmek üzere 6 ay süreyle gözetim altına alınmasına ilişkin Kırıkkale Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğü'nün 12/02/2016 tarihli ve 1180 sayılı işlemin iptali istemiyle Kırıkkale Valiliği'ne karşı açılan davada işin gereği görüşüldü;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin yollamada bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 334.maddesinde ''Kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin, gereken yargılama veya takip giderlerinin kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olan kimseler, iddia ve savunmalarda, geçici hukuki korunma taleplerinde ve icra takibinde, haklı oldukları yolunda kanaat uyandırmak kaydıyla adli yardımdan yararlanabilirler. (2) Kamuya yararlı dernek ve vakıflar, iddia ve savunmalarında haklı göründükleri ve mali açıdan zor duruma düşmeden gerekli giderleri kısmen veya tamamen ödeyemeyecek durumda oldukları takdirde adli yardımdan yararlanabilirler.(3) Yabancıların adli yardımdan yararlanabilmeleri ayrıca karşılıklılık şartına bağlıdır.'' hüküm yeri almaktadır.
Anayasanın 90.maddesi ile usulüne uygun yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmünde sayılmış olup Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 13.maddesinde sözleşme kapsamında tanınmış olan hak ve özgürlükleri ihlal edilen herkesin, söz konusu ihlalin resmi bir hizmetin ifası için davranan kişiler tarafından gerçekleştirilmiş olsa dahi, ulusal bir merci önünde etkili bir yola başvurma hakkına sahip olduğu ve 14.maddesinde de tanınan hak ve özgürlüklerden yararlanmanın, cinsiyet, ırk, renk, dil, din, siyasal veya diğer kanaatler, ulusal veya toplumsal kökenli, ulusal bir azınlığa aidiyet, servet, doğum başta olmak üzere herhangi başka bir duruma dayalı hiçbir ayrımcılık gözetilmeksizin sağlanmasının gerektiği belirtilmiştir.
Diğer taraftan, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Kanunu'nun 1.maddesinde; ''(1) Bu kanunun amacı; yabancıların Türkiye'ye girişleri, Türkiye'de kalışları ve Türkiye'den çıkışları ile Türkiye'den koruma talep eden yabancılara sağlanacak korumanın kapsamına ve uygulanmasına ilişkin usul ve esasları ve İçişleri Bakanlığı'na bağlı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü'nün kuruluş, görev, yetki ve sorumluluklarını düzenlemektir.'' hükmü, 88.maddesinde; ''(1) Uluslararası koruma statüsü sahibi kişiler, karşılıklık şartından muaftır.'' (2) Başvuru sahibine, başvurusu reddedilen veya uluslararası koruma statüsü sahibi kişilere sağlanan hak ve imkanlar, Türk vatandaşlarına sağlanan hak ve imkanlardan fazla olacak şekilde yorumlanamaz.'' hükmü, 89.maddesinde de; ''(1) Başvuru sahibi veya uluslararası koruma statüsü sahibi kişi veya aile üyeleri, ilköğretim ve ortaöğretim hizmetlerinden faydalanır. (2) Başvuru sahibi veya uluslararası koruma statüsü sahibi kişilerden ihtiyaç sahibi olanların, sosyal yardım ve hizmetlere erişimleri sağlanabilir.'' hükmü yer almaktadır.
Olayda, davacının Rus vatandaşı olması nedeniyle yukarıda belirtilen Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334 ve devamı maddelerinde sayılan hususların gerçekleştiği ve davacının Mahkemeye erişim hakkının sağlanması gerektiği değerlendirilerek davacının adli yardımdan faydalandırılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacının adli yardım isteminin kabulüne, 14/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)