İSTEMİN ÖZETİ: Eskişehir Adliyesinde İcra Müdür Yardımcısı olarak görev yapan davacının, 29/10/2016 tarihli 29872 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin (KHK) 1.maddesinin 1.fıkrasında bahsi geçen Ekli (1) sayılı listede ismine yer verilmesi suretiyle hiçbir işleme gerek kalmaksızın kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali ve yoksun kaldığı parasal hakların yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi ve ilgili KHK.’nin anayasaya aykırılığı nedeniyle somut norm denetimi yoluyla Anayasa Mahkemesi’ne başvurulması istemiyle açılan davada; KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacının, kamu görevinden çıkarılmasına dair tesis edilmiş idari davaya konu olabilecek bir idari işlem mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın incelenmeksizin reddi yolunda Eskişehir 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 22/11/2016 gün ve E:2016/1263, K:2016/1324 sayılı kararın; hukuka aykırı olduğu, dava konusu işlemin Bakanlar Kurulunca düzenlenmiş idari işlem olduğu, 675 sayılı KHK'nin Anayasaya aykırı olduğu ve dosyanın Anayasa Mahkemesine gönderilmesi ile davanın esasının incelenmesi gerektiği ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
DAVALI İDARELERİN
SAVUNMALARININ ÖZETİ: 15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişimi sonrası terör örgütü FETÖ/PDY ile mücadele kapsamında Türkiye Cumhuriyeti Anayasası hükümlerine göre Olağanüstü Hal ilan edildiği, 1960'lı yıllarda kurulduğu anlaşılan örgütün büyük ölçüde kamu kurum ve kuruşları ile devletin kritik birimlerine sızması ve örgüt mensuplarının devlete sadakat göstermemesi nedeniyle, devletin gizli bilgi ve belgelerinin tehlike altında olduğu anlaşıldığından olağanüstü tedbirler alınması gerektiği, peşpeşe çıkarılan KHK'lar ile anılan örgüte üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisak veya irtibatı olanların kamu görevinden çıkarıldığı, yapılan düzenlemelerin Devletin güvenliğini ve milletin bekasını tesis etmeye yönelik haklı işlemler olduğu, bununla birlikte kanun gücünde düzenlemeler yapıldığından İdare Mahkemelerinin görev alanına giren idari işlem bulunmadığı, Mahkemece verilen kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince, davacının adli yardım talebi hakkında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 335. maddesinin 3. fıkrasında, adli yardımın, hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceğinin belirtilmesi karşında, davacının adli yardım isteminin daha önce mahkeme safhasında Eskişehir 1. İdare Mahkemesi'nce verilmiş 22/11/2016 günlü ve E:2016/1263 sayılı kararla kabul edildiği görüldüğünden, yeniden bir karar verilmesine yer olmadığı sonucuna varılmakla, 2577 sayılı Yasanın değişik 45 ve 52. maddeleri uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
23 Ocak 2017 tarihli ve 29967 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında KHK'nin 1. maddesinde; "Anayasanın 120 nci maddesi kapsamında ilan edilen ve 21/7/2016 tarihli ve 1116 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararıyla onaylanan olağanüstü hal kapsamında, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur. hükmüne yer verilmiş, aynı KHK'nın 7. maddesinde de; "Komisyona başvurular valilikler aracılığıyla yapılır. Kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarılanlar ya da ilişiği kesilenler, en son görev yaptıkları kuruma da başvurabilir. Başvuru tarihi, valiliklere veya ilgili kurumlara başvurunun yapıldığı tarih olarak kabul edilir. Valilikler ve ilgili kurumlar kendilerine yapılan başvuruları gecikmeksizin Komisyona iletir. Mükerrer başvurular işleme alınmaz.
Bu Kanun Hükmünde Kararname kapsamında yapılan başvurular hakkında 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası hükümleri uygulanmaz.
Komisyonun başvuru almaya başladığı tarihten önce yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnamelerle ilgili olarak başvuru alma tarihinden itibaren altmış gün içinde; bu tarihten sonra yürürlüğe konulan kanun hükmünde kararnamelerle ilgili olarak ise Resmi Gazetede yayımlanma tarihinden itibaren altmış gün içinde yapılmayan başvurular işleme alınmaz." hükmü yer almıştır.
Bu durumda, yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre, Komisyonun göreve başlamasından önce çıkarılan KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacının ilgili komisyonun başvuru almaya başlamasından itibaren 60 gün içinde Valilikler veya en son görev yaptığı kurum aracılığı ile Komisyona başvurabileceği ve isteminin reddi halinde aynı KHK'nın 11. maddesine göre İdare Mahkemesinde dava açabileceği tabiidir.
Eskişehir 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 22/11/2016 gün ve E:2016/1263, K:2016/1324 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, istinaf isteminin REDDİNE, yargılama giderlerinin istinaf başvurusunda bulunan taraf üzerinde bırakılmasına, davacının adli yardım istemi kabul edilmiş olduğundan davacıdan önceden alınmamış olan istinaf yargılama giderlerinin tahsili için karar kesinleştikten sonra müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı Yasanın değişik 46. maddesi uyarınca kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay ilgili Dairesine temyiz yolu açık olmak üzere, 16/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)