(2577 S. K. m. 45) (2918 S. K. m. 112) (5326 S. K. m. 19) (UYM. MAH. 02.02.2015 T. 2015/ 34 E. 2015 / 59 K.)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından; 10/09/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonrası, teknik cihazla yapılan alkol ölçümü neticesinin 0,57 promil olması nedeniyle tesis edilen, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü'nün 2 yıl süre ile sürücü belgesine el koyulmasına yönelik 026350 sayılı geçici olarak sürücü belgesi geri alma tutanağı ve 1.058,00-TL idari para cezası uygulanmasına yönelik IB 00755432 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada; davacının yapmış olduğu maddi hasarlı trafik kazası sonrası 09:56 da teknik cihazla alkol ölçümü yapılmış, 0,29 promil alkol tespit edilmiş, fakat kazanın tam zamanı ortaya konulamamış, davalı idare savunma dilekçesinde kaza zamanını 08.10 olarak bildirmiş ise de, ara karar cevabında da kaza zamanı 08.30 olarak bildirilmiş olup her iki cevaba göre kaza anı ile polis ekiplerinin kaza mahalline intikali arasında yaklaşık 1,5 saat zaman dilimi bulunduğu görülmüş, davalı idarece bu uzun zaman diliminin sebebinin aynı istikamette 3 ayrı kaza olduğu ifade edildiği, bu durumda davacının yapmış olduğu maddi hasarlı trafik kazasının zamanının somut olarak belirlenmesine rağmen, alkol düzeyinin bir saatte 15 mg/dl (0,15 promil) azaldığı kabulü ile hesaplama yapılarak davacı hakkında 2 yıl süre ile sürücü belgesine el konulması ve 1.058,00-TL idari para cezası uygulanmasına yönelik idare işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin olarak verilen Ankara 11. İdare Mahkemesi'nin 03/05/2017 gün ve E:2016/3776 K:2017/1644 sayılı kararının; kaza saati ile teknik cihaz ile alkol ölçümü yapılan zaman arasında 113 dakika olup, kandaki alkol seviyesinin her saat 0,15 promil azalacak olmasından dolayı kaza saati esas alınarak davacının alkol seviyesinin 0,29+0,28= 0,57 promil hesaplandığı, bu seviyenin de yasal sınırın üzerinde olduğu, işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ :Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi'nce 2577 sayılı Yasa'nın 45 maddesi uyarınca işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Dava, davacı tarafından; 10/09/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonrası teknik cihazla yapılan alkol ölçümü neticesinin 0,57 promil olması nedeniyle tesis edilen Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü'nün 2 yıl süre ile sürücü belgesine el koyulmasına yönelik 026350 sayılı geçici olarak sürücü belgesi geri alma tutanağı ve 1.058,00-TL idari para cezası uygulanmasına yönelik IB 00755432 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 48. maddesinin beşinci fıkrasında; “Yönetmelik ile belirtilen miktarların üzerinde alkollü araç kullandığı tespit edilen sürücülerin, suçun işlendiği tarihten itibaren geriye doğru beş yıl içinde; birinci defasında sürücü belgeleri altı ay süreyle geri alınır ve haklarında 265 300 000 lira para cezası uygulanır. İkinci defasında sürücü belgeleri iki yıl süreyle geri alınır ve haklarında 332 600 000 lira para cezası uygulanır ve bu sürücüler Sağlık Bakanlığı'nca, esas ve usulleri Sağlık ve İçişleri Bakanlıkları'nca çıkarılacak yönetmelikte gösterilen sürücü davranışlarını geliştirme eğitimine tabi tutulurlar, eğitimi başarıyla tamamlayanların belgeleri süresi sonunda iade edilir. Üç veya üçten fazlasında ise, sürücü belgeleri beş yıl süreyle geri alınır ve altı aydan aşağı olmamak üzere hafif hapis cezası ile birlikte 532 600 000 lira hafif para cezası uygulanır. Ayrıca, psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesine tabi tutulurlar. Bu değerlendirme ve muayene sonrasında uygun görülenlere, geri alma süresi sonunda sürücü belgeleri iade edilir. Psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesinin yapılmasına dair esas ve usuller yönetmelikte gösterilir” denilmekte iken, maddenin beşinci fıkrası,“Yapılan tespit sonucunda 0.50 promilin üzerinde alkollü olarak araç kullandığı tespit edilen sürücüler hakkında, fiili bir suç oluştursa bile, 700 Türk Lirası idari para cezası verilir ve sürücü belgesi altı ay süreyle geri alınır. Hususi otomobil dışındaki araçları alkollü olarak kullanan sürücüler bakımından promil alt sınırı 0.21 olarak uygulanır. Alkollü olarak araç kullanma nedeniyle sürücü belgesi geri alınan kişiye, son ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren geriye doğru beş yıl içinde; ikinci defasında 877 Türk Lirası idari para cezası verilir ve sürücü belgeleri iki yıl süreyle, üç veya üçten fazlasında ise, 1.407 Türk Lirası idari para cezası verilir ve sürücü belgeleri her seferinde beşer yıl süreyle geri alınır. Sürücü belgelerinin herhangi bir nedenle geçici olarak geri alınmış olması halinde belirtilen süreler, geçici alma süresinin bitiminde başlar ”şeklinde 24.5.2013 tarihli 6487 sayılı Kanun’un 19. maddesiyle yeniden düzenlenmiş, maddeye aynı Kanun'la;
“Sürücü belgelerinin geçici geri alma işlemleri bu Kanun'un 6'ncı maddesinde sayılan görevliler tarafından yapılır ” denilmek suretiyle onikinci fıkra eklenmiştir.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 3 üncü maddesini değiştiren 6.12.2006 günlü, 5560 sayılı Yasa’nın 31. maddesinde, “(1) Bu Kanun'un;
a) İdari yaptırım kararlarına karşı Kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer Kanun'larda aksine hüküm bulunmaması halinde,
b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanır.” denilmiştir.
Aynı Kanun'un 27. maddesine, 5560 sayılı Kanun ile eklenen sekizinci fıkrada ise; idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciinde görüleceği kurala bağlanmıştır.
19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren bu düzenlemeye göre, Kabahatler Kanunu’nun; idari yaptırım kararlarına karşı Kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer Kanun'larda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı; diğer Kanun'larda görevli mahkemenin gösterilmesi durumunda ise uygulanmayacağı ancak; idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciinde görüleceği anlaşılmaktadır.
2918 sayılı Kanun’un Adli Kovuşturma ve Cezaların Uygulanması başlıklı Dokuzuncu Kısım’a dahil "Bu Kanun'daki suçlarla ilgili davalara bakacak mahkemeler ve yetkileri ” başlığı altında düzenlenen 112. maddesinin ilk paragrafında; sürücü belgelerinin geçici olarak geri alınması hariç olmak üzere bu Kanun'daki hafif para cezasını veya bu Kanun'daki hafif hapis cezasını, belgelerin geri alınması ve iptali veya işyerlerinin kapatılması cezasını gerektiren suçlarla ilgili davalara trafik mahkemelerinde, bunların bulunmadığı yerlerde yetki verilen sulh ceza mahkemelerinde bakılacağı ifade edilmiş; böylelikle sürücü belgelerinin geçici olarak geri alınmasına ilişkin uygulamalar, trafik ve sulh ceza mahkemelerinin görevi dışında tutulmuş iken; 12.7.2013 tarihli 6495 sayılı Kanun’un 20. maddesiyle yapılan değişiklik ile, maddenin başlığı, “Sürücü belgelerinin geri alınmasında ve iptalinde yetki"; şeklinde, madde ise, "Bu Kanun'un 6 ncı maddesinde sayılan görevlilerin ve trafik tescil kuruluşlarının yetkilendirildiği haller hariç olmak üzere, sürücü belgelerinin geri alınmasına ve iptaline sulh ceza mahkemeleri karar verir. Bu Kanun'un 51 inci maddesinin ihlali ve 118 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarında yazılı "100 ceza puanını doldurmak” eylemi nedeniyle sürücü belgelerinin geri alınmasına yine bu Kanun'un 6 ncı maddesinde sayılan görevliler yetkilidir. Sürücü belgelerinin geçici olarak geri alınması veya iptaline dair verilen kesinleşmiş mahkeme kararı örnekleri, sürücülerin sicillerine işlenmek üzere mahkemelerce ilgili trafik birimlerine gönderilir. Bu Kanun'a göre görülen davalar, diğer Kanun'lara göre görülen davalarla birleştirilemez...” denilerek yeniden düzenlenmiştir.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Saklı tutulan hükümler” başlığını taşıyan 19. maddesinde ise, "(1) Diğer Kanun'larda kabahat karşılığında öngörülen belirli bir süre için;
a) Bir meslek ve sanatın yerine getirilmemesi,
b) İşyerinin kapatılması,
c) Ruhsat veya ehliyetin geri alınması,
d) Kara, deniz veya hava nakil aracının trafikten veya seyrüseferden alıkonulması,
gibi yaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili Kanun'larda bu Kanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadar saklıdır” denilmiştir.
Somut olayda, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun "Saklı tutulan hükümler” başlığını taşıyan 19. maddesinde, “diğer Kanun'larda kabahat karşılığında öngörülen belirli bir süre için, ... ehliyetin geri alınması, ....gibi yaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili Kanun'larda bu Kanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadar saklıdır” denilerek, ilgili Kanunu'nda, bu Kanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadar saklı tutulan, başka bir deyişle, belirtilen istisnalar içinde sayılan yaptırımlardan biri olan “ehliyetin geri alınması”na ilişkin hükmün, 12.7.2013 tarih ve 6495 sayılı Kanun’un 20. maddesiyle, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 112. maddesinde yapılan değişiklik ile yukarıda belirtilen şekilde yeniden düzenlendiği ve bu karara karşı Kanun yoluna ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği görülmektedir.
Ayrıca, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 17.4.2015 tarih ve 29329 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan değişiklikle yeniden düzenlenen “Trafik kural ihlallerine istinaden verilen idari yaptırımlara itiraz ve bu davalara bakacak mahkemeler" başlıklı 160. maddesinde de; "2918 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinde sayılan görevlilerin ve trafik tescil kuruluşlarının yetkilendirildiği haller hariç olmak üzere, sürücü belgelerinin geri alınmasına ve iptaline sulh ceza hakimlikleri karar verir. 2918 sayılı Kanun'da yer alan idarî yaptırımlara yapılan itirazlarda, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümleri uygulanır....” hükmüne yer verilerek Kanun'la aynı yönde düzenleme getirilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından, 10/09/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonrası teknik cihazla yapılan alkol ölçümü neticesinin 0,57 promil olması nedeniyle tesis edilen Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü'nün 2 yıl süre ile sürücü belgesine el koyulmasına yönelik 026350 sayılı geçici olarak sürücü belgesi geri alma tutanağı ve 1.058,00 TL idari para cezası uygulanmasına yönelik IB 00755432 sayılı işleminin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, Kabahatler Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’la değişik 3. maddesinde belirtildiği üzere, idari yaptırım kararlarına karşı Kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer Kanun'larda aksine hüküm bulunmaması halinde uygulanacağı nedeniyle, görevli mahkemenin belirlenmesinde 5326 sayılı Kanun hükümleri dikkate alınacağından, sürücü belgesi geri alma tutanağına ve trafik para cezası işlemine karşı açılan davanın görüm ve çözümünde, anılan Kanun'un 27. maddesinin (1) numaralı bendi uyarınca adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.
Nitekim, Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 02.02.2015 tarih E:2015/34, K:2015/59 sayılı kararı da bu yöndedir.
Diğer taraftan, 2577 sayılı Yasa'nın 14. maddesinin 3. fıkrasında; dilekçeler, Danıştay' da Daire Başkanı'nın görevlendireceği bir tetkik hakimi, idare ve vergi mahkemelerindeyse Mahkeme Başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından, a) Görev ve yetki, b) İdari merci tecavüzü, c) Ehliyet, d)İdari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, e) Süre aşımı, f) Husumet, g)3 ve 3. maddelere uygun olup- eledikleri yönlerinden sırasıyla inceleneceği ,aynı maddenin 5. fıkrasında ise, ilk incelemeyi yapanlar, bu noktalardan Kanun'a aykırılık görmezler veya Daire veya Mahkeme tarafından ilk inceleme raporu yerinde görülmezse, tebligat işlemi yapılacağı, ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında aynı yasanın 15. maddesi hükmünü uygulayacağı kurala bağlanmıştır.
Açıklanan nedenlerle istinaf isteminin KABULÜNE, istinafa konu Ankara 11. İdare Mahkemesi'nce verilen 03/05/2017 gün ve E:2016/3776, K:2017/1644 sayılı kararın KALDIRILMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45/5. maddesi uyarınca yeniden bir karar verilmek üzere dava dosyasının MAHKEMESİNE İADESİNE, istinaf istemi nedeniyle doğan yargılama giderleri nihai hüküm verilirken Mahkemesince gözetileceğinden, bu aşamada yargılama giderleri yönünden ayrıca hüküm kurulmasına yer olmadığına, 2577 sayılı Yasa'nın değişik 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olmak üzere, 02/11/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)