İSTEMİN ÖZETİ: Davalı idare bünyesinde 17/11/2014 tarihinde Bilişim Uzman Yardımcısı olarak göreve başlayan davacının, 15/01/2012 tarihinden önce aynı göreve atananlarla daha sonra atananlar arasında 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle yapılan düzenleme nedeniyle oluşan mali ve sosyal haklarının eşitlenmesi yolundaki 25.06.2015 tarihli başvurusunun reddine ilişkin 03.07.2015 tarihli ve 64637533-903-E.515 sayılı idari işlemin iptali ve işe başladığı 17/11/2014 tarihinden itibaren eksik ödenen tutarların, idareye başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılan davada dava konusu işlemin iptali ile idareye başvuru tarihinden geriye doğru 60 günlük süre içinde kalan ilk uygulama tarihi olan 15.05.2015 tarihinden itibaren eksik ödenen aylık ve özlük haklarının, idareye başvuru tarihi olan 25/06/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazmini isteminin kabulüne ilişkin İstanbul 12. İdare Mahkemesi'nce verilen 23/02/2017 tarih ve E:2015/45, K:2017/368sayılı karara karşı davalı idare tarafından; Anayasa Mahkemesinin 03/12/2015 günlü iptal kararından sonra 26/04/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanunla iptal edilen KHK düzenlemesinde yer alan hususların aynen düzenlenmesine karşın yerel mahkemece anılan yasal düzenleme dikkate alınmadan verilen kararın hukuka aykırı olduğu, müvekkili Kurulca mali, sosyal hak ve yardımlara ilişkin ödemelerin mevzuat hükümleri doğrultusunda gerçekleştirildiği, yerel mahkeme kararının Anayasasının 153. maddesine aykırılık teşkil ettiği iddialarıyla istinaf yoluna başvurulmaktadır.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdare Dava Dairesince gereği görüşüldü:
Dava; Davalı idare bünyesinde 17/11/2014 tarihinde Bilişim Uzman Yardımcısı olarak göreve başlayan davacının, 15/01/2012 tarihinden önce aynı göreve atananlarla daha sonra atananlar arasında 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle yapılan düzenleme nedeniyle oluşan mali ve sosyal haklarının eşitlenmesi yolundaki 25.06.2015 tarihli başvurusunun reddine ilişkin, 03.07.2015 tarihli ve 64637533-903-E.515 sayılı idari işlemin iptali ve işe başladığı 17/11/2014 tarihinden itibaren eksik ödenen tutarların, idareye başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılan dava konusu işlemin iptali ile idareye başvuru tarihinden geriye doğru 60 günlük süre içinde kalan ilk uygulama tarihi olan 15.05.2015 tarihinden itibaren eksik ödenen aylık ve özlük haklarının, idareye başvuru tarihi olan 25/06/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince "...17/11/2014 tarihinde Uzman Yardımcısı olarak göreve başlayan davacı 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerinin yürürlüğe girdiği 15/01/2012 tarihinden önce göreve başlayan uzman yardımcılarıyla bu tarihten sonra göreve başlayanlar arasında parasal hakları bakımından farklılık doğduğundan bahisle, aynı hukuki statüde bulunmaları ve aynı görevi yapmaları nedeniyle parasal ve özlük haklarının eşitlenmesi yolunda 25.06.2015 tarihli dilekçesiyle idareye başvurduğu, idarenin başvuruyu 03.07.2015 tarihli ve 64637533-903-E.515 sayılı işlemle reddi üzerine, 01/09/2015 tarihinde bu dava açıldığına göre, kendisine dava tarihinden geriye doğru 120 günlük ve başvuru tarihinden geriye doğru 60 günlük süre içinde kalan ilk uygulama tarihi olan 15.05.2015 tarihinden itibaren eksik ödenen tutarların başvuru tarihi olan 25.06.2015 gününden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği
" gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali ile idareye başvuru tarihinden geriye doğru 60 günlük süre içinde kalan ilk uygulama tarihi olan 15.05.2015 tarihinden itibaren eksik ödenen aylık ve özlük haklarının, idareye başvuru tarihi olan 25/06/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazmini isteminin kabulüne karar verilmiştir.
30/12/2012 günlü, 28513 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6362 sayılı Sermaye Piyasa Kanunun Kurul başkan ve üyeleri ile Kurul Personelinin ücret mali ve sosyal haklarının düzenlendiği 131. maddesinde; "Kurul Başkan ve üyeleri ile Kurul personeline 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 11 inci maddesi uyarınca belirlenmiş emsali personele mali ve sosyal haklar kapsamında yapılan ödemeler aynı usul ve esaslar çerçevesinde ödenir. Kurul Başkan ve üyeleri ile Kurul personeli emeklilik hakları bakımından da emsali olarak belirlenen personel ile denk kabul edilir. Emsali personele yapılan ödemelerden vergi ve diğer yasal kesintilere tabi olmayanlar bu Kanuna göre de vergi ve diğer kesintilere tabi olmaz." hükmü yer almış olup, anılan Kanunun 127/1. maddesinde de "bilişim uzman yardımcılığı" kadrosu ihdas edilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının ilk olarak atandığı ve halen görev yaptığı " bilişim uzman yardımcılığı" kadrosunun ihdas edilmesi sonrasında Kurulda ilk defa 17/11/2014 tarihinde bilişim uzman yardımcısı kadrosundan personel alımı yapıldığı, davacının da bu kapsamda 17/11/2014 tarihinde göreve başladığı, ancak 15/01/2012 tarihinden önce aynı göreve atananlarla daha sonra atananlar arasında 666 sayılı KHK ile yapılan düzenleme nedeniyle oluşan mali ve sosyal haklarının eşitlenmesi yolundaki başvurusunun reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Yukarıda da açıklandığı üzere 6362 sayılı Kanunun ihdasından önce Kurulda bilişim uzman yardımcılığı kadrosunun bulunmaması, söz konusu kadronun ilk olarak 17/11/2014 tarihinde ihdas edilmesi ve davacının da bu tarihte göreve başlaması nedeniyle 15/01/2012 tarihinden önce göreve başlayan uzman yardımcısı kadrosunda görev yapan Kurul personeliyle karşılaştırılması mümkün değildir.
Öte yandan, davacının 15/01/2012 tarihinden önce göreve başlayan uzman yardımcıları ile aynı kadro, unvan görev ve sorumluluklarına sahip bulunduğu iddiası kapsamında uyuşmazlığın incelenmesinden;
06/04/2011 tarihli ve 6223 sayılı Kanunun verdiği yetkiye dayanılarak, Bakanlar Kurulu'nca 11/10/2011 tarihinde kararlaştırılan ve 02.11.2011 tarih ve 28103 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 1. maddesiyle 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen ve 15.01.2012 tarihinde yürürlüğe giren Ek-11. maddede; ''Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra; ... b) 5018 sayılı Kanuna ekli (III) sayılı Cetvelde sayılan düzenleyici ve denetleyici kurumlar ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun kadro ve pozisyonlarına ilk defa veya yeniden atanan kurul başkanı, kurul üyesi ve başkan yardımcısı ile murakıp ve uzman unvanlı meslek personeline, ilgili mevzuatı uyarınca ödenen her türlü maaş, aylık, ücret, ek ücret, prim, zam, tazminat, ikramiye, fazla çalışma ücreti, kâr payı ve her ne ad altında olursa olsun yapılan diğer ödemeler ile sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılan bütün ayni ve nakdi ödemelerin bir aylık toplam net tutarı; kurul başkanı için bakanlık müsteşarı, kurul üyesi için bakanlık müsteşar yardımcısı, başkan yardımcısı için bakanlık genel müdürü, murakıp ve uzman unvanlı meslek personeli için Başbakanlık uzmanlarına mevzuatında kadrosuna bağlı olarak mali haklar ile sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılması öngörülen ödemelerin bir aylık toplam net tutarını geçemez ve bunlar, emeklilik hakları bakımından da emsali olarak belirlenen personel ile denk kabul edilir. ... ç) (b) ve (c) bentlerinde yer alan idarelerde istihdam edilen personelden anılan bentlerde emsali belirlenmemiş olan personele, ilgili mevzuatı uyarınca ödenen her türlü maaş, aylık, ücret, ek ücret, prim, zam, tazminat, ikramiye, fazla çalışma ücreti, kâr payı ve her ne ad altında olursa olsun yapılan diğer ödemeler ile sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılan bütün ayni ve nakdî ödemelerin bir aylık toplam net tutarı, ilgili kurumun önerisi Devlet Personel Başkanlığının görüşü ve Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca belirlenecek emsali Devlet memuruna ilgili mevzuatında kadrosuna bağlı olarak malî haklar ile sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılması öngörülen ödemelerin bir aylık toplam net tutarını geçemez. Emsal alınacak memur unvanlarının tespitinde, kadro veya pozisyon unvanları ile ifa ettikleri görevler itibarıyla 657 sayılı Kanuna göre girebilecekleri sınıflardaki aynı veya benzer görevlerin aynı veya benzer kadro, unvan veya derecesi dikkate alınır '' hükümlerine yer verilmiştir.
Ayrıca, 375 sayılı KHK'nın Ek. 11 inci maddesine dayanılarak çıkarılan 05/12/2012 tarihli ve 28488 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 15/01/2012 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe konulan 2012/3739 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının "Meslek Personeli" başlıklı 2nci maddesi; "(1) 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 11 inci maddesinde meslek personeli kapsamında Başbakanlık Uzmanları emsal alınanların kadro veya pozisyon unvanları kurumlar itibarıyla ekli (II) sayılı listede gösterilmiştir. Bunların yardımcıları için Başbakanlık Uzman Yardımcıları emsal alınır." hükmünü düzenlemiştir.
Anılan hükümlerden de anlaşılacağı üzere; 15/01/2012 tarihli itibariyle Kurul'da görev yapan personel hakkında 6362 sayılı SPK'nın Geçici 7nci maddesinin 2nci fıkrasında yer alan "15/1/2012 tarihinde Kurul kadrolarında bulunan personel hakkında, anılan tarihten önce yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 10 uncu maddesi hükümleri de dikkate alınmak suretiyle uygulanmasına devam olunur. Uygulanmasına devam olunan hükümlere göre hesaplanan toplam ödemenin bu Kanun hükümlerine göre hesaplanan toplam ödemeden düşük olması durumunda ilgililerin ödemeleri bu Kanun hükümlerine göre yapılır. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte Sosyal Güvenlik Kurumu dışındaki sosyal güvenlik kurumlarına tabi olanların ilişkileri devam eder." hükmü uyarınca 15/01/2012 tarihinden önceki mevzuata göre ücret ödenmesi yapılacağında kuşku yoktur.
Öte yandan; Ankara 9. İdare Mahkemesi'nin itiraz yoluyla başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesi'nce alınan 03.12.2015 tarihli ve E:2015/101, K:2015/111 sayılı kararla; dayanağı 6223 sayılı Yetki Kanunu'na aykırı olarak mevcut veya yeni ihdas edilen ya da bir başka bakanlıkla birleştirilen bakanlıkların görev, yetki, teşkilat ve kadrolarının düzenlenmesiyle bağlantılı ve bunların zorunlu sonucu olmaksızın doğrudan mali haklara ilişkin bir düzenleme yapıldığı gerekçesiyle; 27.6.1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye, 11.10.2011 tarihli ve 666 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 1. maddesiyle eklenen Ek. 11. maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "uzman" ibaresinin Anayasa'nın 91. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş bulunmaktadır.
Anayasa Mahkemesi kararlarında, kendisinden önceki kanunu, kanun hükmünde kararname ya da bunların hükümlerini açıkça yürürlükten kaldıran bir kanunun, kanun hükmünde kararnamenin veya bunların hükümlerinin iptal edilmesi durumunda, eski yasal düzenlemenin kendiliğinden ve yeniden yürürlüğe giremeyeceği kabul edilmektedir.
Belirtilen bu durum, "Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının geriye yürümeyeceği"ne ilişkin ilkenin hukuki sonucudur. Nitekim Anayasa'nın 153. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun 66. maddelerinde, Anayasa Mahkemesine iptal kararlarının yürürlüğe girme tarihini erteleyerek ayrıca belirleme yetkisinin tanınmış olması da, iptal edilen kanun, kanun hükmünde kararname ya da bunların hükümleriyle yürürlükten kaldırılmış olan yasal düzenlemelerin kendiliğinden yürürlüğe girmeyeceği yolundaki bu yaklaşımı doğrulamaktadır. Anayasa Mahkemesine belirtilen yetkinin tanınmasının, iptal kararı üzerine ortaya çıkan hukuki boşluğu giderecek yeni düzenlemenin yapılması için yasama organına olanak tanıdığı kuşkusuzdur.
Bu durumda, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ilgili hükmünü yürürlükten kaldıran 666 sayılı KHK'nın 1. maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edildiği görülmekle birlikte, söz konusu iptal kararının usule ilişkin olduğu ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede yer alan bahse konusu ibarelerin Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı uyarınca kendiliğinden yürürlüğe girmeyeceği açıktır.
Buna göre; davacıya15/01/2012 tarihinden önce göreve başlayan emsali personele göre maaş ödenmesi konusunda herhangi bir yasal dayanak kalmadığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmakta olup istinaf başvurusuna konu idare mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemektedir.
Açıklanan nedenlerle, davalı idare istinaf başvurusunun kabulüne, dava konusu işlemin iptali ile idareye başvuru tarihinden geriye doğru 60 günlük süre içinde kalan ilk uygulama tarihi olan 15/05/2015 tarihinden itibaren eksik ödenen aylık ve özlük haklarının idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazmini yolundaki İstanbul 12. İdare Mahkemesi'nce verilen 23/02/2017 tarih ve E:2015/45, K:2017/368 sayılı kararın kaldırılmasına, davanın reddine, aşağıda dökümü yapılan 133,50-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, istinaf başvurusu safhasında davalı idarece yapılan 159,40-TL yargılama gideriyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 990,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, artan posta ücretinin taraflara iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu mahkemeye gönderilmesine kesin olarak 13/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)