İSTEMİN ÖZETİ: Uganda uyruklu olan davacının, 6458 sayılı Yasanın 54. maddesinin, 1/ç bendi uyarınca sınır dışı edilmesine ilişkin İzmir Valiliği Göç İdaresi Müdürlüğünün 31.12.2016 tarih ve 561539.101.18.03.5 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davada; davacının İngilizce bildiği, İngilizce’nin ülkesi Uganda'nın resmi dilleri arasında yer aldığı, dava konusu işlemin davacıya kendi dilinde 31.12.2016 tarihinde tebliğ edildiği, ve davacının dava konusu işlemden bu tarih itibariyle haberdar olduğu tartışmasız olup; bu tarihi takip eden 15 gün içinde, sürenin son gününün Pazar gününe denk gelmesi sebebiyle en geç 16.01.2017 günü mesai saati bitimine kadar dava açılması gerekirken, bu süre geçtikten 06.02.2017 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esastan incelenmesi mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın süre yönünden reddi yolunda verilen İzmir 1. İdare Mahkemesince verilen 15/02/2017 tarih, E: 2017/222, K: 2017/247 sayılı kararının; tebligatın usulsüz olduğu, tebliğ evrakının bir nüshasının verilmediği ileri sürülerek istinaf yoluyla kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davanın usulden ret kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hükmü veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Altıncı İdare Dava Dairesince; davacıya yapılan tebligatın mevzuata uygun olup olmadığının tesbiti amacıyla yapılan ara kararına davalı idarece verilen cevap ile dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "... İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir...
Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir...
Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir..." kuralına yer verilmiş; "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde Bölge İdare Mahkemeleri'nin kararlarının tebliğini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay'da temyiz edilebileceği öngörüldükten sonra temyize tabi kararlarının hangileri olduğu sayma yoluyla sınırlanarak belirlenmiş, "temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında, "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" bozma nedenleri olarak sayılmıştır.
Dava, Uganda uyruklu olan davacının, 6458 sayılı Yasanın 54. maddesi uyarınca sınır dışı edilmesine ilişkin İzmir İl Göç İdaresi Müdürlüğünün 31.12.2016 tarih ve 561539.101.18.03.5 sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Uyuşmazlığın maddi çerçevesinin dayandığı 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun "sınır dışı etme kararı" başlıklı 53. maddesinde, "(1) Sınır dışı etme kararı, Genel Müdürlüğün talimatı üzerine veya resen valiliklerce alınır.
(2) Karar, gerekçeleriyle birlikte hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancıya veya yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edilir. Hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancı, bir avukat tarafından temsil edilmiyorsa kendisi veya yasal temsilcisi, kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilir.
(3) Yabancı veya yasal temsilcisi ya da avukatı, sınır dışı etme kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde idare mahkemesine başvurabilir. Mahkemeye başvuran kişi, sınır dışı etme kararını veren makama da başvurusunu bildirir. Mahkemeye yapılan başvurular on beş gün içinde sonuçlandırılır. Mahkemenin bu konuda vermiş olduğu karar kesindir. " kurallarına yer verilmiştir.
Dairemizce; öncelikle 6458 sayılı Yasa kapsamında verilen sınırdışı etme kararları için özel yasasında öngörülmüş başvurusu üzerine, idare mahkemesi kararlarının "kesin" niteliğinin kapsamı ve anlamı gözönünde bulundurularak; verilmiş olan kararların istinaf yoluyla incelenmesi olanağı bulunup bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Bu çerçevede; 6545 sayılı Yasa ile değişik 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 1. fıkrasının, başka kanunlarda aksi kurala bağlanmış olsa dahi, istinaf yolunu açık tuttuğu uyuşmazlıkların idari yargı düzeni içindeki mahkemelerin önünde "dava" yoluyla görülen uyuşmazlıkları kapsadığı, "itiraz" yoluyla görülen ve/veya yargılama usulü bakımından da özel usul kurallarına sahip olan uyuşmazlıkları kapsamadığı kabul edilmelidir. Değişiklik öncesi dönemde de benzer kurallara karşın; özel yasasında kesin olduğu belirtilen itiraz üzerine verilmiş kararların temyiz yada itiraz kanun yolu başvurularının itiraz ve temyiz mercileri tarafından incelenmeksizin reddedilmesi yerleşik bir içtihat haline gelmiştir. Ancak; hak arama özgürlüğünün bir gereği olarak maddi nitelikli özel yasa kuralları uyarınca tesis edilmiş işlemlere yönelik olarak çıkarılan uyuşmazlıklarda; mahkemelerce dayandığı maddi yasal düzenlemeler uyarınca "esası" incelenmeden, davanın kabul koşullarına ilişkin kurallar uyarınca ilk inceleme üzerine verilen kararlar yönünden; istinaf başvurularının incelenmesi gerektiği kabul edilmelidir.
Bu bakımdan; Dairemizce 6458 sayılı Yasa uyarınca tesis edilen işleme yönelik olarak davacı tarafından yapılan başvuru üzerine, uyuşmazlığın esası incelenmeden özel yasasındaki dava açma sürelerine ilişkin kurallar uyarınca süreaşımı nedeniyle davanın reddine yönelik olarak verilen karara yapılan istinaf başvurusunun incelenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. (Benzer bir yaklaşım ve inceleme için; Danıştay 10. Dairesinin, 19.01.2016 tarih, E:2014/1508, K:2016/276 sayılı kararına bakılabilir.)
Dosyadaki belgeler ile başvuru dilekçesindeki iddiaların incelenmesinden, istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektirecek yasal bir sebebin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; İzmir 1. İdare Mahkemesince verilen 15/02/2017 tarih, E: 2017/222, K: 2017/247 sayılı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine, davanın adli yardım talepli olması nedeniyle istinaf başvurusu sırasında alınmayan 85,70-TL başvuru harcı ile 33,00-TL posta gideri ücretinin davacıdan tahsili için Mahkemesince ilgili idareye müzekkere yazılmasına, aşağıda dökümü yapılan yargılama giderlerinin istinaf isteminde bulunan üzerinde bırakılmasına, yatırılan posta gideri avansından artan miktarın yatırana iadesine, kesin olarak 23/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)