(2577 S. K. m. 17, 45) (3194 S. K. m. 18) (İmar Kanununun 18 inci Maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlemesi ile İlgili Esaslar Hakkında Yönetmelik m. 5, 10)
İSTEMİN ÖZETİ: İzmir İli, Karaburun İlçesi, …. Mevkii, 69 ada, 4 parsel (yeni 711 ada, 5 parsel) sayılı taşınmazın maliki ……'un mirasçıları olan davacılar tarafından, Karaburun Belediyesinin 15/05/2012 tarih ve 68 nolu kararı ile düzenleme sınırı belirlenmiş olan alanda Karaburun Belediye Encümeninin 28/03/2014 tarih ve 70/12 sayılı kararı ile onaylanan imar uygulamasının iptali istemiyle açılan davada, mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen raporun dosyada bulunan bilgi ve belgelerle birlikte incelenmesi sonucunda;"...davacıya ait parselden DOP(Düzenleme Ortaklık Payı) kesildikten sonra geriye 443.91 m2 kaldığı, bu miktarın davacının ruhsatlı evini koruyarak ve belirli yan bahçe mesafeleri bırakılarak oluşturulan yüzölçümü 558,71 m2 olan 711 ada 5 parselde hisselendirildiği, söz konusu parselin düzgün ve yapılaşmaya uygun imar parseli olduğu; ancak, davacının dava dilekçesinde hisselendirilmesi ile ilgili iddiaları göz önüne alındığında davacıya ait evin dış sınırları dikkate alınarak daha küçük yüzölçümde bir parsel oluşturulmasının mümkün olduğu, bu şekilde oluşturulan parsel ile davacının başka bir parselle daha az yüzölçümde hisselenmesinin mümkün olması nedeniyle davalı idarece yapılan işlemin 18.madde Uygulama Yönetmeliği'nin 10. maddesine uygun olmadığı gerekçesi ile dava konusu İmar Uygulamasının (Parselasyon Planının) bu açılardan şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve imar mevzuatına uygun olmadığı, görüşüne varıldığı belirtilmiştir.(...)Bu durumda, yukarıda özetlenen bilirkişi raporu, taraf iddiaları ve dava dosyasında yer alan diğer bilgi ve belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde; 3194 sayılı Yasa'nın 18. maddesi ve ilgili yönetmelik hükümlerine uygun olarak yapılmayan dava konusu, Karaburun Belediye Encümeninin28.03.2014 tarih ve 70/12 sayılı kararı ile onaylanan imar uygulamasında hukuka uyarlık bulunmamıştır." gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar veren İzmir 1.İdare Mahkemesi'nin 08/03/2017 gün ve E:2015/628, K:2017/430 sayılı kararının; bilirkişi görüşünün bilimsellikten uzak ve taraflı olduğu,afaki ifadeler içerdiği,bu rapora dayalı olarak verilen mahkeme kararında hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülerek kaldırılması ve işin esası hakkında yeniden karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren İzmir Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdare Dava Dairesince dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, İzmir İli, Karaburun İlçesi, Mevkii, 69 ada, 4 parsel (yeni 711 ada, 5 parsel) sayılı taşınmazın maliki ......'un mirasçıları olan davacılar tarafından, Karaburun Belediyesinin 15/052012 tarih ve 68 nolu kararı ile düzenleme sınırı belirlenmiş olan alanda Karaburun Belediye Encümeninin 28/03/2014 tarih ve 70/12 sayılı kararı ile onaylanan imar uygulamasının iptali istemiyle açılmıştır.
3194 sayılı İmar Kanununun Arazi ve Arsa Düzenlemesi başlıklı 18.maddesinde "İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır(...) Düzenleme sırasında, plan ve mevzuata göre muhafazasında mahzur bulunmayan bir yapı, ancak bir imar parseli içinde bırakılabilir. Tamamının veya bir kısmının plan ve mevzuat hükümlerine göre muhafazası mümkün görülemeyen yapılar ise, birden fazla imar parseline de rastlayabilir. Hisseli bir veya birkaç parsel üzerinde kalan yapıların bedelleri, ilgili parsel sahiplerince yapı sahibine ödenmedikçe ve aralarında başka bir anlaşma temin edilmedikçe veya şüyuu giderilmedikçe bu yapıların eski sahipleri tarafından kullanılmasına devam olunur..." hükmü yer almaktadır.
İmar Kanunun 18 İnci Maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlemesi İle İlgili Esaslar Hakkında Yönetmelik'in İmar Parsellerinin Oluşturulması ve Dağıtımındaki Esaslar başlıklı 10.maddesinde: "İmar parsellerinin oluşturulması ve dağıtımında aşağıdaki esaslar dikkate alınır: a. Düzenlemeyle oluşacak imar parsellerinin mümkün mertebe aynı yerdeki veya yakınındaki eski parsellere tahsisi sağlanır.
b. Plan ve mevzuata göre korunması mümkün olan yapıların tam ve hissesiz bir imar parseline intibak ettirilmesi sağlanır.
c. Mal sahibine tahsis edilen miktarın bir imar parselinden küçük olması veya diğer teknik ve hukuki nedenlerle müstakil imar parseli verilmemesi halinde,
İmar parselasyon planları ve imar durumu belirlenmiş düzenleme alanlarında yapılacak binaların toplam inşaat alanı veya bağımsız bölüm adetleri belirtilen imar adaları veya parselleri, kat mülkiyetine esas olmak üzere hisselendirilebilir..." hükmü getirilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; 07/09/2012 tarih ve 59/8 sayılı Karaburun Belediye Meclisi kararı ile 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının uygun görüldüğü, 15/05/2012 tarihinde 68 sayılı Karaburun Belediye Encümeni kararı ile dava konusu parsellerin de içinde bulunduğu bölgenin Yönetmeliği’nin 5. maddesine göre düzenleme sahası olarak belirlendiği; Karaburun Belediye Encümeninin 28/03/2014 günlü, 70/12 sayılı kararı ile 3194 sayılı İmar Yasasının 18. maddesi uyarınca yapılan Parselasyon Planı’nın uygun bulunduğu, 28/03/2014 tarihinden itibaren bir ay süre ile askıya çıkarılan ve 25/05/2014 tarihinde gazetelere ilan edilen parselasyon planının davacılara tebliğ edilmediği, davacılar tarafından parselleriyle ilgili imar uygulaması yapılıp yapılmadığı hususunda bilgi verilmesi istemiyle yapılan 02/03/2015 günlü başvuruya verilen yanıtın 31/03/2015 tarihinde davacılara tebliği üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bakılan davada, davacılara ait parselden DOP (Düzenleme Ortaklık Payı) kesildikten sonra kalan 443.91 m2 taşınmazın bu yerde bulunan ruhsatlı evin korunması suretiyle ve yan bahçe mesafeleri bırakılarak oluşturulan yüzölçümü 558,71 m2 olan 711 ada 5 parselden hisse verilerek karşılandığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlıkta, bilirkişi raporunda açıklandığı üzerine plandaki yapılaşma koşullarının dikkate alınması suretiyle imar parselleri üretildiği, bu çerçevede davacıya ait yapının çekme mesafelerinin de dikkate alması suretiyle ve tek bir parsel içerisinde korunması kaydı ile parsel büyüklüğünün belirlendiği görülmektedir.
Her ne kadar bilirkişi raporunda davacıya ait yapının bulunduğu yerde oluşturulan parselin müstakil olarak davacıya tahsis edilebilmesi için daha küçük ebatlarda parsel üretilmesinin uygun olacağı ve bu şekilde müstakil parsel tahsis edileceği belirtilmiş ise de; bu usulde daha küçük parsel üretilmesi halinde mevcut yapının çekme mesafelerini sağlayamayacak bir yapı durumuna geleceği görüldüğünden, bilirkişi raporundaki bu açıklamaların parselasyon işleminin iptalini gerektirmeyeceği sonucuna varılmış ve kadastral parselin bulunduğu yerde, mevcut yapının da korunması suretiyle oluşturulan imar parselinden davacılara hisselerinin tamamının tahsis edilmesine ilişkin parselasyon işleminde davacılara ait parsele ilişkin olarak mevzuata aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun kabulüne, İzmir 1.İdare Mahkemesi'nce verilen 08/03/2017 gün ve E:2015/628, K:2017/430 sayılı kararın kaldırılmasına, davanın reddine, aşağıda dökümü yazılı 2.500,90-TL dava yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 121,70-TL davalı istinaf yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmasız dosyalar için belirlenen 990,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine, 120,20-TL yargılama giderinin davacılardan alınarak müdahile verilmesine, fazladan yatırılan 85,70-TL itiraz harcının müdahile iadesine, posta gideri avansından artan miktarın hükmün kesinleşmesinden sonra mahkemesince yatıranlara iadesine, 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 6. fıkrası kapsamında bulunmayan karara karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay'a temyiz yolu açık olmak üzere 31/10/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)