(2942 S. K. m. 30) (4603 S. K. m. 1) (5393 S. K. m. 14) (2863 S. K. m. 10, 15)
İstemin Özeti: Ankara 15. İdare Mahkemesi'nce verilen 23/12/2016 günlü, E:2016/1095, K:2016/5735 sayılı kararın; tarihi eserlerin ve kentsel sit alanının yenilenmesine ilişkin proje kapsamında kamulaştırma yapıldığı, özelleştirilmek üzere KİT statüsünden çıkarılarak 4603 sayılı Kanuna ve Türk Ticaret Kanunu'na tabi Devlet şirketi statüsüne dönüştürüldüğü, tamamen özel hukuk hükümlerine göre çalışan Banka taşınmazlarının kamulaştırılabileceği ileri sürülerek kaldırılması ve işin esası hakkında yeniden karar verilmesi istenilmektedir.
Davacı Savunmasının Özeti: İstinaf yoluna başvurulan kararda kaldırma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan karara karşı yapılan başvurunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesince dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:
Taşınmaz mala, kaynak veya irtifak hakkına ihtiyacı olan idare, 8 inci madde uyarınca bedelini tespit eder. Bu bedel esas alınarak ödeyeceği bedeli de belirterek mal sahibi idareye yazılı olarak başvurur. Mal sahibi idare devire muvafakat etmez veya altmış gün içinde cevap vermez ise anlaşmazlık, alıcı idarenin başvurusu üzerine Danıştay ilgili idari dairesince incelenerek iki ay içinde kesin karara bağlanır." kuralı yer almaktadır.
4603 sayılı Türkiye Cumhuriyeti ....... Bankası, Türkiye ……..Bankası Anonim Şirketi ve Türkiye ….. Bankası Anonim Şirketi Hakkında Kanununun 1. maddesinde; Türkiye Cumhuriyeti … Bankası, Türkiye ....... Bankası Anonim Şirketi ve Türkiye ….. Bankası Anonim Şirketinin, anonim şirket statüsünde ve bu Kanunda yer alan hükümler dışında 4389 sayılı Bankalar Kanunu ile genel hükümlere tabi olduğu kuralı yer almış ve çalışma konuları ve amaçları, merkezleri, sermaye miktarları, hisseleri, genel kurulları, yönetim ve denetim organları, hesapları ve karlarının dağıtımı ile faaliyetlerine, devir, birleşme, fesih ve tasfiyelerine ilişkin diğer esasların, ana sözleşmelerinde gösterileceği öngörülmüştür.
Diğer taraftan, Türkiye Cumhuriyeti ....... Bankası Anonim Şirketi Esas Sözleşmesinde, Türkiye Cumhuriyeti ....... Bankasının 4603 sayılı Kanun ile Anonim Şirkete dönüştürüldüğü, bu Esas Sözleşmede hüküm bulunmayan hallerde 4603 sayılı Kanunu, Bankacılık Kanunu, Türk Ticaret Kanunu ve sair mevzuatın ilgili hükümlerinin uygulanacağı ifade edilmiştir.
Yukarıdaki kuralların birlikte değerlendirilmesinden, anonim şirket statüsünde 4389 sayılı Bankalar Kanunu ile genel hükümlere tabi olan ….. Bankası Anonim Şirketi Genel Müdürlüğünün, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunun 30. maddesi kapsamında kalan kamu tüzel kişisi veya kurumu olmadığı, bu nedenle davacı Banka mülkiyetindeki taşınmazın 2942 sayılı Kanunun 30. maddesi gereğince davalı Belediyeye devrine olanak bulunmadığından, istinafa konu mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Nitekim, Danıştay Birinci Dairesinin 30.11.2016 günlü, E:2016/2405, K:2016/1916 sayılı kararı da, Türkiye Cumhuriyeti ....... Bankası Anonim Şirketinin mülkiyetinde bulunan taşınmazın 2942 sayılı Yasanın 30. maddesi kapsamında devre konu edilemeyeceği yolundadır.
Uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için özel hukuk hükümlerine tabi olan davacı Banka mülkiyetindeki taşınmazın Kamulaştırma Kanununun genel hükümlerine göre kamulaştırılmasına yönelik dava konusu işlemin hukuka uygun olup olmadığının irdelenmesi gerekmektedir.
5393 sayılı Belediye Kanununun 14. maddesinin b) bendine göre, belediyenin kültür ve tabiat varlıkları ile tarihî dokunun ve kent tarihi bakımından önem taşıyan mekânların ve işlevlerinin korunmasını sağlayabilme görevi bulunmaktadır.
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun Yetki ve Yönetim başlıklı 10. maddesinin 1. fıkrasına 5226 sayılı Yasaya yapılan eklemeyle birlikte "Her kimin mülkiyetinde veya idaresinde olursa olsun, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunmasını sağlamak için gerekli tedbirleri almak, aldırmak ve bunların her türlü denetimini yapmak veya kamu kurum ve kuruluşları ile belediyeler ve valiliklere yaptırmak, Kültür ve Turizm Bakanlığına aittir." kuralı yer almış ve 3386 sayılı Yasanın 11. maddesiyle değişik 51. maddesinin 1. fıkrasında ise; yurtiçinde bulunan ve bu Kanun kapsamına giren korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile ilgili hizmetlerin bilimsel esaslara göre yürütülmesini sağlamak üzere, Bakanlığa bağlı "Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu" ile Bakanlıkça belirlenecek bölgelerde "Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulları"nın kurulması öngörülmüştür.
2863 sayılı Yasanın "Kamulaştırma" başlıklı 15. maddesi taşınmaz kültür varlıkları ve bunların korunma alanlarının maddede belirlenen esaslara göre kamulaştırılmasını öngörmekte; a) fıkrasının 5226/ sayılı Yasanın 7. maddesiyle değişik 2. paragrafında: "Kamu kurum ve kuruluşları, belediyeler, il özel idareleri ve mahallî idare birlikleri tescilli taşınmaz kültür varlıklarını, koruma bölge kurullarının belirlediği fonksiyonda kullanılmak kaydıyla kamulaştırabilirler."; c) fıkrasında: "Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunma alanları, imar planında yola, otoparka, yeşil sahaya rastlıyorsa bunların belediyelerce; sair kamu kurum ve kuruluşlarının bakım ve onarım ile görevli oldukları veya kullandıkları bu gibi kültür varlıklarının korunma alanlarının ise, bu kurum ve kuruluşlarca, kamulaştırılması esastır."; 3386 sayılı Yasanın 5. maddesiyle değişik e) fıkrasında ise: "Kamulaştırma işlemleri, bu Kanun hükümleri ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerine göre yapılır." kurallarına yer verilmiştir.
Anılan Yasanın 12. maddesinin 5835 sayılı Yasanın 1. maddesiyle değişik 7. fıkrasında; Taşınmaz Kültür Varlıklarının Korunmasına Katkı Payı olarak tahsil edilen miktarın; il özel idaresince ve belediyelerce kültür varlıklarının korunması ve değerlendirilmesi amacıyla hazırlanan projeler kapsamında kamulaştırma, projelendirme, plânlama ve uygulama konularında kullanılmak üzere il özel idaresine ve il sınırları içindeki belediyelere vali tarafından aktarılarak valinin denetiminde kullanılması öngörülmekte olup; Yasaya göre kültür varlıklarının korunması ve değerlendirilmesi amacıyla hazırlanan projeler kapsamında il özel idaresince ve belediyelerce kamulaştırma yapılmasına olanak bulunmaktadır. Nitekim, Taşınmaz Kültür Varlıklarının Korunmasına Ait Katkı Payına Dair Yönetmeliğin 10. maddesinin b) bendi "Koruma amaçlı imar planları veya projelerin uygulanmasında ihtiyaç duyulan kamulaştırmalar" ifadesiyle yasadaki tanımlamayı açıklamak suretiyle yerel yönetimlerce yapılabilecek kamulaştırmanın kapsamı belirginleştirilmiştir.
Dava dosyası ile emsal davalara yönelik YD. İtiraz No:2016/103 ve 2016/126 sayılı Dairemiz kararlarına konu dosyaların birlikte incelenmesinden, uyuşmazlık konusu taşınmazın, 5366 sayılı Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıklarının Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Kanunu kapsamında bulunmadığı, ancak II. Derece Kentsel Sit Alanı içerisinde yer aldığı, davalı idare tarafından savunma dilekçesinde, bölgedeki mevcut yapılara çivi bile çakılmadığı, eski ve tescilli binaların yok olmaya yüz tuttuğu, davalı idarece, bölgenin eski günlerinde olduğu gibi hareketli ve önemli bir cazibe merkezi haline getirebilmek amacıyla bölgenin bir bölümünde kamulaştırma kararı alındığı ve akabinde restorasyon çalışmalarına başlandığı, çalışmadaki amacın bölgeyi tarihi doku ve yapısına uygun hale getirmek olduğu; dava konu işlemle, Hacettepe (Sümer) ve Sakarya Mahallesi Kentsel Sit Alanı içerisinde uyuşmazlık konusu taşınmazın yer aldığı parsellerin, T.B.M.M. Milletvekillerinin ve Cumhuriyetimizin kuruluşunda önemli rol oynayan kişilerin yaşadığı bölge olması itibariyle bu parsellerde bulunan arsa ve üzerindeki yapıların kamulaştırılması ve restore edilmesi gerektiği belirtilerek tesis edildiği; Ankara II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 27.04.2015 günlü, 1315 sayılı kararı ile "Ankara İli, Altındağ İlçesi, Sit Alanları Geçiş Dönemi Koruma Esasları ve Kullanma Şartları"nın kabul edildiği, 2.4. maddesinde Tescilli ve tescilsiz yapılarda esaslı onarımlara ait esasların gösterildiği, buna göre: "a) Tescilsiz yapılarda esaslı onarımlara ilişkin projeler, İlçe Belediyesinin uygun görüşü ile Ankara II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'na sunulur. Uygun görülen projeye göre İlçe Belediyesince yapı izni verilir." şartı ve 2.7. maddesinde: "Kentsel Sit alanı genelinde anıtsal yapılar ve yakın çevresinde bağımsız olarak yer alacak, yeni yapıların projeleri, mevcut yapıların projeleri, mevcut yapıların rehabilitasyonu, yenilenmesi, sokak sağlıklaştırması ve meydan düzenleme projeleri ve kentsel tasarım projelerine ilişkin kamuya ait projeler ilgili Kurum ve/veya Belediyesince hazırlanarak Koruma Bölge Kuruluna sunulur." şartının yer aldığı; Ankara II Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 27.07.2015 günlü, 1484 sayılı kararı ile "Ankara İli, Altındağ İlçesinde Bakanlar Kurulunun 22.06.2015 Tarih ve 2015/7872 Sayılı Kararı İle Belirlenen Ankara Ulus Tarihi Kent Merkezi Yenileme Alanı Sınırları Dışında Kalan, Hacettepe ve Sakarya Mahallelerinin Kentsel Sit Alanı Sınırları İçindeki Kısmını Kapsayan Geçiş Dönemi Koruma Esasları ve Kullanma Şartları"nın kabul edildiği ve önceki Kurul Kararının aktarılan şartlarının aynı şekilde değiştirilmeden korunduğu, anılan her iki Kurul kararlarına konu Kentsel Sit Alanları Geçiş Dönemi Koruma Esasları ve Kullanma Şartları arasında kamulaştırma konusuna yer verilmediği, tescilsiz yapılarda esaslı onarımlar için projelerin Koruma Bölge Kurulunun uygun görüşünün alınması esasının getirilmiş olmasına karşın, ihtilaflı taşınmazın yer aldığı Sakarya (Turan, Akarlar) Mahallesi Kentsel Sit Alanı için hazırlanarak Koruma Bölge Kurulunca onaylanmış projenin dosyaya sunulmadığı anlaşılmaktadır.
Kültür varlıklarının korunması ve değerlendirilmesi amacıyla hazırlanan projeler kapsamında belediyelerce kamulaştırma yapılmasına olanak bulunmakla birlikte; II. Derece Kentsel Sit Alanında kalan uyuşmazlığa konu parselin içerisinde yer aldığı bölgeye yönelik olarak Koruma Bölge Kurulunca onaylanmış proje bulunmaksızın, dava konusu işlemle "T.B.M.M. Milletvekillerinin ve Cumhuriyetimizin kuruluşunda önemli rol oynayan kişilerin yaşadığı bölge olması itibariyle bu parsellerde bulunan arsa ve üzerindeki yapıların kamulaştırılması ve restore edilmesi gerektiği"nden bahisle kamulaştırılmasına hukuken olanak bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca, dava konusu işlemin iptali yolundaki istinafa konu kararda sonucu itibariyle hukuki isabetsizlik görülmemiştir.
Dava konusu işlemin iptali yolunda Ankara 15. İdare Mahkemesi'nce verilen 23/12/2016 günlü, E:2016/1095, K:2016/5735 sayılı karara yönelik istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçelerle REDDİNE, istinaf yargılama giderlerinin başvuranın üzerinde bırakılmasına, fazladan yatırılan 31,40TL maktu karar harcı ile posta gideri avansından artan miktarın başvurana iadesine, 2577 sayılı Yasanın 45. maddesinin 6. fıkrasına göre kesin olarak 04.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)