(2577 S. K. m. 43) (5686 S. K. m. 10)
Davacı tarafından, ... Otelcilik Anonim Şirketine ait olan ve 49 yıllığına kiralanarak S. Çeşme Hotel & Spa ismi ile işletilen otel adına, termal su kullanımı nedeniyle 2015 yılı için tahakkuk ettirilen jeotermal idare payının; termal suyun kullanıldığı yerlerden elde edilen gelirin termal geliri olarak muhasebeleştirildiği, jeotermal kaynaktan elde edilen suyun sadece tedavi amaçlı olarak hizmet veren birimlerde kullanıldığı, idare tarafından 2015 yılı için 19.183,17 TL olarak tahakkuk ettirilen idare payına itiraz edilmesi sonucu idare payının 2.778,78 TL olarak belirlenmiş olduğu, idarenin 2007-2012 tarihleri arasında hem ruhsat sahibi hem kiracı adına tahakkuk yaptığı, kiracıdan idare payı talep edilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istemiyle açılan davada; İzmir 3. Vergi Mahkemesi'nin 23/03/2017 tarih ve E:2016/1177, K:2017/385 sayılı kararıyla davanın görev yönünden reddine, dava dosyasının görevli ve yetkili İzmir İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi üzerine, dosyanın gönderildiği İzmir 4. İdare Mahkemesi'nin 25/04/2017 tarih ve E:2017/728, K:2017/749 sayılı kararıyla, davanın görüm ve çözümünde Vergi Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine ve dava dosyasının görevli ve yetkili yargı yerinin belirlenmesi için 2577 sayılı Kanun'un 43/1-b bendi uyarınca İzmir Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği anlaşılmakla işin gereği görüşüldü:
Uyuşmazlık, davacı şirketten termal su kullanımından 2015 yılında elde edilen gayrisafi milli hasılatın % 1'i olan 2.778,78 TL idare payının istenmesine ilişkin olup, idari yargılama hukukunda idare mahkemelerinin idari yargının genel görevli yargı mercii olduğu, vergi mahkemelerinin ise özel görevli mahkemeler olması nedeniyle sadece Kanunda sayılan uyuşmazlık türlerini çözmekle görevli olduğu hususu gözönüne alındığında, 5686 sayılı Kanunun 10. maddesi kapsamında gayrisafi hasılatın % 1'i oranında belirlenen "idare payı"nı konu alan uyuşmazlığın vergi mahkemelerinin görevine giren vergi, resim ve harç ile benzeri mali yükümlülük olmadığı, kanunla konulmuş olmasının idare payına vergisel bir nitelik kazandırmadığı, mali yükümlülük içeren tüm idari tasarrufların vergi mahkemelerinde görülmesinin yargılama hukukunun genel kurallarıyla bağdaşmadığı, bu bakımdan dava konusu işlemin idare mahkemelerinin görev alanına girdiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davanın görüm ve çözümünde İzmir 4. İdare Mahkemesinin görevli olduğuna, İzmir 4. İdare Mahkemesinin 25/04/2017 gün ve E:2017/728, K:2017/749 sayılı kararının kaldırılmasına, dosyanın İzmir 4. İdare Mahkemesine iadesine ve kararın Mahkemesince davanın taraflarına tebliğine, 2577 sayılı Yasa’nın 43. maddesi uyarınca, 29/05/2017 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi. (¤¤)