(2709 S. K. m. 2, 5, 17, 56, 60, 65) (2577 S. K. m. 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Kanser hastası olan davacı tarafından, ... isimli ilacın hastalığın tedavisinde kullanılması talebiyle yapılan başvurunun, 16.12.2016 tarih ve75642246-506.01 Sayılı işlemle reddedilmesi üzerine, kendi imkanlarıyla ödemek zorunda kaldığı 31.471,20 TL'lik ilaç bedelinin kademeli olarak fatura tarihlerinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılan davada; hasta ile ilgili tanıda, hasta özelliklerine uyan durumlarda yeterli etkinlik verisi bulunmaması ve ülkemizde ruhsatlı/izinli tedavi seçeneklerinin tüketilmemiş olması nedeniyle endikasyon dışı ilaç kullanımının davalı idarece uygun görülmediği dikkate alındığında, anılan ilacın kullanımından doğan dava konusu tazminat isteminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak Ankara 2. İdare Mahkemesince verilen 22.12.2016 gün ve E:2016/589, 2016/4545 Sayılı kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek istinaf yoluyla incelenmek suretiyle kaldırılması istenilmektedir.
TÜRKİYE İLAÇ VE TIBBİ CİHAZ KURUMU
SAVUNMASININ ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
SAĞLIK BAKANLIĞI
SAVUNMASININ ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRKMİLLETİADINA
Hükmü veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesince 2577 Sayılı Kanun'un değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü:
KARAR: Dava, kanser hastası olan davacı tarafından, ... isimli ilacın hastalığın tedavisinde kullanılması talebiyle yapılan başvurunun, 16.12.2016 tarih ve75642246-506.01 Sayılı işlemle reddedilmesi üzerine, kendi imkanlarıyla ödemek zorunda kaldığı 31.71,20 TL'lik ilaç bedelinin kademeli olarak fatura tarihlerinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır.
Anayasanın 2. maddesinde; Devletin sosyal bir hukuk Devleti olduğu vurgulanmış, 5.maddesinde; Devletin temel amaç ve görevleri; kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak olarak belirtilmiş, 17. maddesinin birinci fıkrasında ise; "herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir" hükmüne yer verilmiştir.
Yine Anayasanın "Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması" başlıklı 56. maddesinin üçüncü fıkrasında; "Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler" hükmüne, dördüncü fıkrasında;"Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir" hükmüne, "Sosyal güvenlik hakkı" başlıklı 60. maddesinin birinci fıkrasında; "Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir" hükmüne, ikinci fıkrasında; "Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar" hükmüne, "Devletin iktisadi ve sosyal ödevlerinin sınırları" başlıklı 65. maddesinde; "Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir" hükmüne yer verilmiştir.
Sağlık Uygulama Tebliği'nin " Reçetelere yazılabilecek ilaç miktarı" başlıklı 4.1.4 maddesinin dördüncü fıkrasında, " Bir ilacın ruhsatlı endikasyonları ve prospektus dozu dışında kullanımı ancak Sağlık Bakanlığı'nca verilen endikasyon dışı ilaç kullanım onayı ile mümkündür.
a-) Bu konuda Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan "Endikasyon Dışı İlaç Kullanımı Kılavuzu'nda belirtilen esaslara da uyulacak olup, kılavuzda tanımlanmamış durumlar için Sağlık Bakanlığı endikasyon dışı ilaç kullanımı onayı aranır.
b-) Kurum web sayfasında yayımlanan EK-4/D Listesinde yanında (*) yıldız işareti bulunmayan ilaçların Kurum web sayfasında yayımlanan EK-4/D Listesinde belirtilen hastalıklarda kullanımı halinde Sağlık Bakanlığı endikasyon dışı ilaç kullanım onayı aranmaz.
c-) Sağlık Bakanlığı tarafından verilen endikasyon dışı ilaç kullanım onaylarında, bu onay için süre belirtilmemiş ise rapor yenilenmesinde yeni onay aranmaz.
ç) Sağlık Bakanlığı'nca verilen endikasyon dışı ilaç kullanım onayına dayanılarak ödemesi yapılacak ilaçların rapor ve reçeteleme koşulları için Bakanlıkça verilmiş onay kabul edilir.
d-) Endikasyon dışı ilaç kullanım onayı aranacak ilaçlar için reçeteler ve sağlık raporları ilgili uzman hekim/hekimlerce düzenlenir. " hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; Özel Acıbadem Kozyatağı Hastanesi'nde tedavi gören davacıya hekimi tarafından, “Akciğer CA” tanısı konulduğu, hastanın tedavisinde “….” adlı ilacın kullanımı için “Endikasyon Dışı İlaç Kullanımı Başvurusu”nda bulunulduğu, Bilimsel Danışma Komisyonu tarafından yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde: "ilgili hasta için yapılan müracaatülkemizde ruhsatlı/izinli tedavi seçeneklerinin tüketilmemiş olması nedeniyle" kurumumuzca uygun görülmemiştir." şeklinde tespit ve kanaate yer verilmek suretiyle anılan başvurunun reddedildiği, sözkonusu ret işlemi üzerine de bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu uyuşmazlıkta, her ne kadar davalı idarelerce herhangi bir hastalığın tedavisinde asıl olanın ilgili endikasyonlarda etkililiği ve güvenilirliği bilimsel veriler ile kanıtlanmış ilaçları kullanmak olduğu, bir endikasyonun ilacın ruhsatında tanımlanmamış olması, o endikasyon için ilacın kullanımının bilimsel olarak onaylanmadığı anlamına geldiği, dolayısıyla ruhsatlı tedavi seçeneği varken onaylı endikasyon ve standart doz dahilinde ilaçla tedavisi mümkün olan hastalar için endikasyon dışı ilaç kullanımının mümkün olmadığı ileri sürülmekteyse de, davacının tedavisini takip eden Özel Acıbadem Kozyatağı Hastanesi İç Hastalıkları ve Medikal Onkoloji Uzman Prof. Dr. A. Y. tarafından tarafından sözkonusu hastalığın tedavisinde... isimli ilacın kullanılmasının hayati önem taşıdığının belirtildiği Dr. M. Teomete tarafından Endikasyon dışı ilaç talebinde bulunulduğu, davalı idarece hasta için öncelikle ruhsatlı/izinli tedavi seçeneklerinin kullanılması gerektiği belirtilmiş ise de kanser hastalığının hızla yayıldığı, tedavide normal prosedürün takip edilmesi halinde şu an talep edilen tedavi sürecine ulaşılamayacağı tedavi sürecinde yol haritasının tedaviyi takip eden doktorun takdirinde olduğu dolayısıyla görüşünün hasta için önem arzettiği normal tedavi sürecinde geçen zaman kaybının hasta yönünden hayatını kaybetme gibi telafisi imkansız sonuçlar doğurabileceği hususları dikkate alındığında uygulanmasında yasal bir engel bulunmayan ilacın kullanımına yönelik başvurunun reddi yolundaki davalı idare işleminde bu yönüyle hukuka uyarlılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davacıların istinaf isteminin KABULÜ ile Ankara 2. İdare Mahkemesince verilen 22.12.2016 gün ve E:2016/589, 2016/4545 Sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2577 Sayılı Kanun'un değişik 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen dava konusu işlemin İPTALİNE, tazminat isteminin KABULÜNE, aşağıda dökümü yapılan Mahkeme aşamasına ait 170,45-TL, istinaf aşamasına ait 140,70-TL yargılama gideri ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 1.510,00-TL vekalet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, posta gideri avansından artan miktarın istinaf isteminde bulunanlara iadesine, dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 13.6.2017 tarihinde 2577 Sayılı Kanun'un değişik 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olarak oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)