(4458 S. K. m. 225) (2577 S. K. m. 28, 45)
İSTEMİN ÖZETİ: Davacı adına tescilli 28/10/2013 tarih ve IM3431 sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyaya ilişkin olarak beyan edilip ödenen gümrük vergilerinin gözetim kıymetine isabet eden kısmının geri verilmesi istemiyle yapılan başvurunun avukatın gümrüklerde temsil yoluyla işlem yapmasının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle reddine ilişkin işleme vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali ile ödenen söz konusu vergilerin tecil faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davayı, Gümrük İdaresince işin esası hakkında karar alınması gerekirken Gümrük Kanunu'nun 225. maddesinden bahisle davacı tarafın geri verme başvurusunun reddedilmesinde usul ve yasaya uyarlık bulunmadığı, işin esası hakkında herhangi bir işlem tesis edilmediğinden iade talebinin de incelenemeyeceği gerekçesiyle dava konusu işlem yönünden kabul, iade talebi yönünden ise incelenmeksizin reddeden Hatay 1. Vergi Mahkemesi'nin 23/03/2017 tarih ve E:2017/228, K:2017/347 sayılı kararının; davacı tarafın geri verme başvurusunun temsille ilgili eksiklikler nedeniyle reddedildiği, bu nedenle başvurunun reddine ilişkin herhangi bir idari kararın mevcut bulunmadığı, ayrıca her ne kadar 4458 sayılı Gümrük Kanunu uyarınca yapılan itiraz ve düzeltme başvurularının dava açılması bakımından tüketilmesi zorunlu idari itiraz prosedürü içinde yer alması ve dava açılmasının ön koşulu olması dolayısı ile avukatların dava açma selahiyetini içeren umumi vekaletname içerisinde değerlendirilse de gümrük mevzuatıyla öngörülen tasarruf ve işlemlerde bulunabilmek için gümrük işlemlerinde şirketi temsile yetkili olduğunu gösterir temsil belgesine sahip olunması ve bu belgenin gümrük idaresine ibrazının gerektiği, dolayısıyla avukat tarafından genel vekaletname kapsamında yapılan geri verme talebine ilişkin davaya konu işlemin yargı sürecinin bir parçası olmadığından yetkisiz olarak gerçekleştirildiği, yerel mahkemesince istinaf mahkemesinin gönderme kararındaki hususlara hiç değinilmeden karar verildiği, bu hususun da hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi İkinci Vergi Dava Dairesi'nce, dosyadaki tüm bilgi ve belgeler, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 18.06.2014 tarih ve 6545 sayılı Kanunu'nun 19. maddesiyle değişik 45. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
Dava, davacı adına tescilli gümrük giriş beyannamesi muhteviyatı eşyaya ilişkin olarak beyan edilip ödenen gümrük vergilerinin gözetim kıymetine isabet eden kısmının 4458 sayılı Gümrük Kanununun 211.maddesi uyarınca geri verilmesi istemiyle yapılan başvurunun başvuru yapan avukatın gümrüklerde temsil yoluyla işlem yapmasının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle reddine ilişkin işleme vaki itirazın (aynı gerekçeyle) reddine ilişkin işlemin, geri verme başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlem olduğunun kabul edilmesi suretiyle, iptali ve ödenen söz konusu gümrük vergilerinin tecil faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Davayı inceleyen Hatay 1. Vergi Mahkemesi'nin 26/09/2016 tarihli kararı ile dava konusu işlemin geri verme başvurusunun reddine ilişkin işlem olduğundan bahisle, gözetim uygulamasına ilişkin tebliğde belirtilen birim kıymetin eşyanın Gümrük Kanunu hükümlerine göre belirlenmiş gerçek satış bedeli olmadığından gümrük vergileri tahakkukunun gözetim kıymetine isabet eden kısmına vaki itirazın reddine dair işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile dava konusu işlemin iptaline ve fazladan ödenen vergilerin yasal faiziyle birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir.
Davalı idarenin istinaf başvurusu üzerine dosyayı inceleyen Dairemizin 14/02/2017 tarihli kararı ile ise; dava konusu işlemin geri verme başvurusunun davacı vekili olan avukat tarafından yapılamayacağından bahisle usulden reddine ilişkin işlem olduğu, yargılamanın bu işlemin hukuka uygun olup olmadığı yönünden yapılması gerektiği, bir başka deyişle dava konusu işlemin yanlış nitelendirildiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına ve işlem hakkında yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
Kaldırma-Gönderme kararımız üzerine dosya kendisine intikal eden Hatay 1.Vergi Mahkemesinin istinaf başvurusuna konu edilen 23/03/2017 tarih ve E:2017/228, K:2017/347 sayılı kararı ile bu kez de, dava konusu işlemin bahsi geçen gümrük giriş beyannameleri muhteviyatı eşyaya ilişkin olarak beyan edilip ödenen gümrük vergilerinin gözetim kıymetine isabet eden kısmına vaki itirazın reddine dair işlem olduğundan bahisle, "...davacı itirazının Gümrük Kanunu'nun 242.maddesine göre yapıldığı ortada olup, tahakkukun esası yönünden itirazın sonuçlandırılması gerekirken ....aynı kanunun 225.maddesi çerçevesinde başvuru yapılması yolunda bir yönlendirme yapılmak suretiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, diğer taraftan ihtirazi kayıtla tahakkuk eden ve fazladan ödenen vergilere vaki itirazın esası hakkında Bölge Müdürlüğünce karar verilmemiş olduğu dikkate alındığından tahsil edilen vergilerin iadesi yönündeki talebin incelenmesinin de mümkün bulunmadığı" gerekçesiyle davanın işlem yönünden kabulü ile dava konusu işlemin iptaline iade talebi yönünden ise incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Davalı idarece bu kez mahkemece son olarak verilen bu kararın istinafen incelenerek kaldırılmasına karar verilmesi istenilmektedir.
Öncelikle dava konusunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Bu bağlamda, dava dilekçesi ve ekindeki dava konusu edilen işlem birlikte incelendiğinde, dava konusu edilen işlemin geri verme başvurusunun aslen veya zımnen reddine ilişkin işlem olarak kabulüne hukuken imkan bulunmadığı, işlem içeriğinde tartışılan konu ve varılan sonuca bakıldığında, dava konusu işlemin avukatın temsilci olarak gümrük idaresinde geri verme başvurusunda bulunamayacağı yolunda tesis edilen işleme vaki itirazın aynı gerekçeyle reddine ilişkin işlem olduğu sonucuna varılmaktadır.
Dava konusu işlem hakkında mahkemece verilen karara gelince;
Mahkemece davaya konu edilen işlemin hangi konuya ilişkin bulunduğu açık olarak ortaya konulmadığı gibi, karar içeriğinde de Dairemiz kararının gereği olarak avukatların gümrük idarelerinde dolaylı temsilci olarak geri verme başvurusunda bulunup bulunamayacağı tartışılmamıştır. Bu nedenle, dava konusu işlem hakkında verilen iptal kararı sonucu itibarıyla usul ve yasaya uygun görülmüş ise de gerekçesi itibarıyla yerinde görülmemiştir.
Davalı idarece yapılan istinaf başvurusuna tekrar döndüğümüzde ise;
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 5.maddesinin 1 ve 3.fıkralarında; bütün kişilerin gümrük mevzuatı ile öngörülen tasarrufları ve işlemleri gerçekleştirmek üzere gümrük idarelerindeki işleri için bir temsilci tayin edebilecekleri, temsilin doğrudan veya dolaylı olabileceği, temsilcinin doğrudan temsil durumunda başkasının adına ve hesabına hareket edeceği, dolaylı temsil durumunda ise kendi adına ancak başkasının hesabına hareket edeceği, temsilcinin temsil edilen kişi namına hareket ettiğini beyan etmek, temsilin doğrudan veya dolaylı olduğunu belirtmek ve sahip olduğu temsil yetki belgesini gümrük idarelerine ibraz etmek zorunda olduğu, aynı maddenin son fıkrasında ise; 225 inci maddenin 1 inci fıkrasında belirtilen kişilerin gümrük idarelerinde dolaylı temsilci olarak iş takip edebilecekleri hüküm altına alınmış, aynı Kanunun 225/1 maddesinde ise; eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmasına ilişkin faaliyetlerin, 5 inci madde hükümleri çerçevesinde, sahipleri ile bunların adına hareket edenler tarafından doğrudan temsil yoluyla veya gümrük müşavirleri tarafından dolaylı temsil yoluyla takip edileceği ve sonuçlandırılacağı hükme bağlanmıştır.
Diğer yandan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Avukatın Hak ve Ödevleri" başlıklı altıncı kısmında yer alan 35.maddesinin 1.fıkrasında; sadece baroda yazılı avukatların yapabileceği işler: Kanun işlerinde ve hukuki meselelerde mütalaa vermek, mahkeme, hakem veya yargı yetkisini haiz bulunan diğer organlar huzurunda gerçek ve tüzel kişilere ait hakları dava etmek ve savunmak, adli işlemleri takip etmek, bu işlere ait bütün evrakı düzenlemek şeklinde sayılmış, 2.fıkrasında ise; baroda yazılı avukatların birinci fıkradakiler dışında kalan resmi dairelerdeki bütün işleri de takip edebilecekleri öngörülmüştür.
Dosyanın incelenmesinden, davacı adına tescilli bir kısım gümrük giriş beyannameleri muhteviyatı eşyaya ilişkin olarak beyan edilip ödenen gümrük vergilerinin gözetim kıymetine isabet eden kısmının Gümrük Kanunu'nun 211.maddesi uyarınca geri verilmesi istemiyle genel dava vekaletnamesini haiz davacı vekilince ilgili gümrük müdürlüğünce başvurulduğu, müdürlükçe avukatın gümrüklerde temsil yoluyla işlem yapmasının mümkün bulunmadığından bahisle başvurunun esasına girilmeksizin normal işlem formatında (idari karar formatında değil) reddedildiği, yapılan itiraz başvurusunun da bölge müdürlüğünce aynı şekilde reddedilmesi üzerine, bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığın çözümü, avukatın gümrük idaresinde geri verme, kaldırma başvurusunda bulunup bulunamayacağı hususunun açıklığa kavuşturmasına bağlıdır.
Bahsi geçen yasal düzenlemeler nazara alındığında, Avukatlık Kanunu'nun resmi dairelerde iş takibi konusunda genel kanun, Gümrük Kanunu'nun ise daha özel nitelikte bir kanun olduğu anlaşılmaktadır. Özel kanun durumunda bulunan Gümrük Kanununun bahsi geçen hükümlerinde dolaylı temsil yoluyla gümrük müşavirlerinin gümrük idarelerinde iş takip edebileceği belirtilmiş ise de, Gümrük Kanununda müvekkili hesabına hareket eden ve bu haliyle gümrük mevzuatı bakımından dolaylı temsilci durumunda bulunan avukatın dava etmek-savunmak görevi kapsamında gümrük idaresine dava öncesi ön başvuru mahiyetinde yaptığı başvuruların dolaylı temsil yoluyla yapılamayacağı yolunda sınırlayıcı bir hükme yer verilmemiştir. Avukatlık Kanununda da sayılan tekel niteliğindeki yargısal görevleri dışında avukatların tüm resmi dairelerde iş takibi yapabileceği belirtilmiştir.
Bu durumda, yükümlü hesabına geri verme başvurusunda bulunan ve genel dava vekaletnamesini başvurusu ile birlikte ibraz eden avukatın, başvurunun devamında tesis edilecek idari işlemin durumuna göre dava açabileceğinden ve Avukatlık Kanunu'nun 35/2 maddesi uyarınca avukatların resmi dairelerdeki bütün işleri takip etme yetkileri de bulunduğundan, dolaylı temsil yoluyla geri verme başvurusunda bulunabileceğini, başka bir deyişle böylesine bir durumda temsil yetkisine sahip olduğunu kabul etmek gerekmektedir.
Bu itibarla, davacı vekilince yapılan geri verme başvurusunun bu konuda temsil yetkisi bulunmadığından bahisle reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Dolayısıyla mahkeme kararı sonucu itibarıyla usul ve yasaya uygundur.
Öte yandan, mahkeme kararının yerine getirilmesi için davalı idarece geri verme başvurusu hakkında yeniden bir değerlendirme yapılarak işin esası hakkında yeni bir işlem tesis edileceği 2577 sayılı Yasa'nın 28.maddesi gereğidir.
Açıklanan nedenlerle; Hatay 1. Vergi Mahkemesi'nce verilen 23/03/2017 gün ve E:2017/228, K: 2017/347 sayılı karar sonucu itibarıyla usul ve hukuka uygun olduğundan, davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine, aşağıda dökümü yapılan yargılama giderinin istinaf başvurusunda bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına, posta giderine karşılık yatırılmış olan avanstan artanının kararın kesinleşmesinden sonra mahkemesince ilgili tarafa re'sen iadesine, kararın taraflara tebliğ edilmek üzere dosyası ile birlikte mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2017 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi. (¤¤)