(2709 S. K. m. 141) (2577 S. K. m. 45, 46, 49) (6100 S. K. m. 333)
İSTEMİN ÖZETİ: Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Görevlendirilmelerine İlişkin Yönetmeliğin ekinde yer alan ''Görev Süreleri Uzatılacak Eğitim Kurumu Müdürleri Değerlendirme Formu'' gereğince yapılan değerlendirmenin ikinci kez mahkeme tarafından iptal edilmesinden sonra davacının 06.10.2015 tarihli Yönetmelik hükümleri doğrultusunda sözlü sınava davet edilmesine ilişkin işleme itiraz ederek mahkeme kararı doğrultusunda yeni işlem tesis edilmesi ve görevden alındığı tarihten itibaren mahrum kaldığı özlük haklarının yasal faizi birlikte iadesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Elazığ İl Milli Eğitim Müdürlüğünün 11.02.2016 tarih ve 1602333 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; davacı hakkında idare mahkemesince verilen iptal kararında da söz konusu kararın davacının doğrudan yeniden okul müdürü olarak ataması sonucunu doğurmayacağının ve yöneticilik görev süresinin uzatılıp uzatılmayacağının yeniden değerlendirileceğinin açık olarak ifade edildiği görülmekte olup, dolayısıyla davacı açısından herhangi bir kazanılmış hakkın varlığından da bahsedilemeyeceği ve davacının daha önceki yönetmelik hükümlerinin uygulanmasıyla elde etmiş olduğu bir herhangi bir hak veya statü bulunmamakta olup, yöneticilik görevinin devam edip etmeyeceğine dair ilgili idari takdire ilişkin değerlendirmelerin de nihai olarak tamamlanmadığı aksine devam ettiği görüldüğü gerekçesiyle Elazığ 1. İdare Mahkemesi'nin 29/12/2016 tarih ve E: 2016/244, K: 2016/1308 sayılı ''davanın reddi" kararının; hukuka aykırı olduğu, iptal kararları sonucunda tesis edilen hukuka aykırı işlemin geriye etkili olarak ortadan kalkmış olması sonucu eski durumuna iade edilmesi gerekirken daha sonraki bir tarih olan 06.10.2015 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren Yönetmelik hükümlerinin geriye dönük olarak kendisine uygulanmaya çalışılmasının açıkça hukuka aykırı olduğu, yargı kararının fiilen etkisiz kılınmak kastıyla hareket edildiği ileri sürülerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Yönetici atamada ülke genelinde sıkıntılar yaşanması ve ard arda gelen iptal kararlarından sonra Milli Eğitim Bakanlığı mahkeme kararlarını da dikkate alarak Ek-1deki gözlem ve kanaate dayalı evet-hayır şeklindeki değerlendirme sisteminden vazgeçerek daha objektif bir değerlendirme sistemine geçmek amacıyla 06.10.2015 tarih ve 29494 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Görevlendirilmelerine Dair Yönetmelikle eski yönetmeliği yürürlükten kaldırdığı ve okullarda yönetici olarak görevlendirilecek kişilere ait yeni iş ve işlemlerin artık bundan sonra yeni yönetmelik hükümlerine göre yapılacağını bildirdiği, davacı hakkında düzenlenen ikinci değerlendirme formunun da iptal edilmesinin ardından mahkeme kararı uygulanmak amacıyla davacının yeni yönetmelik hükümlerine göre değerlendirilmek üzere 28.01.2016 tarihinde sözlü sınava davet edildiği, mahkemelerin verdiği iptal kararlarının yapılan değerlendirmelerin iptali olduğu, göreve iade anlamında bir iptal kararı olmadığı ileri sürülerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Birinci İdari Dava Dairesi'nce, dosyadaki tüm bilgi ve belgeler, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdarî Yargılama Usûlü Kanunu'nun 49/2-b maddesinde, "Hukuka aykırı karar verilmesi", bozma sebepleri arasında sayılmış; (18/06/2014 gün ve 6545 sayılı Kanun'un 19'uncu maddesiyle değiştirilen, 45'inci maddesinin 1, 2,4 ve 6 numaralı fıkralarında ise aynen, "1...konusu 5 bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz...2. İstinaf, temyizin şekil ve usûllerine tâbidir... 4. Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kaldırılmasına karar verir. Bu halde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir...6.Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre açık olmayan kararları kesindir. " hükümlerine yer verilmiştir.
Uyuşmazlık, Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Görevlendirilmelerine İlişkin Yönetmeliğin ekinde yer alan ''Görev Süreleri Uzatılacak Eğitim Kurumu Müdürleri Değerlendirme Formu'' gereğince yapılan değerlendirmenin ikinci kez mahkeme tarafından iptal edilmesinden sonra davacının 06.10.2015 tarihli Yönetmelik hükümleri doğrultusunda sözlü sınava davet edilmesine ilişkin işleme itiraz ederek mahkeme kararı doğrultusunda yeni işlem tesis edilmesi ve görevden alındığı tarihten itibaren mahrum kaldığı özlük haklarının yasal faizi birlikte iadesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Elazığ İl Milli Eğitim Müdürlüğünün 11.02.2016 tarih ve 1602333 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; davacı hakkında idare mahkemesince verilen iptal kararında da söz konusu kararın davacının doğrudan yeniden okul müdürü olarak ataması sonucunu doğurmayacağının ve yöneticilik görev süresinin uzatılıp uzatılmayacağının yeniden değerlendirileceğinin açık olarak ifade edildiği görülmekte olup, dolayısıyla davacı açısından herhangi bir kazanılmış hakkın varlığından da bahsedilemeyeceği ve davacının daha önceki yönetmelik hükümlerinin uygulanmasıyla elde etmiş olduğu bir herhangi bir hak veya statü bulunmamakta olup, yöneticilik görevinin devam edip etmeyeceğine dair ilgili idari takdire ilişkin değerlendirmelerin de nihai olarak tamamlanmadığı aksine devam ettiği görüldüğü gerekçesiyle Elazığ 1. İdare Mahkemesi'nin 29/12/2016 tarih ve E: 2016/244, K: 2016/1308 sayılı ''davanın reddi" kararının istinaf yoluyla incelenerek bozulmasından ibarettir.
06.10.2015 tarih ve 29494 sayılı Resmi Gazate'de yayımlanarak yürürlüğe giren Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Görevlendirilmelerine Dair Yönetmelik önceki yönetmeliği yürürlükten kaldırmış olup; söz konusu Yönetmeliğin ''Yönetici görevlendirmede izlenecek yöntem'' başlıklı 13. maddesinde ''Müdür başyardımcılığı ve müdür yardımcılığına görevlendirme yazılı sınav sonucuna göre, müdürlüğe görevlendirme ise değerlendirme ve sözlü sınav sonucuna göre yapılır.'' hükmüne, ''Sözlü sınav'' başlıklı 20. maddesinde de''(1) Değerlendirme sonucunda oluşan puan sıralamasına göre en yüksek puan alandan başlamak üzere, eğitim kurumlarının boş bulunan müdürlük sayısının üç katı aday sözlü sınava çağrılır. Son sıradaki adayla aynı puana sahip olan adaylar da sözlü sınava çağrılır.
(2) Müdürlük için yapılacak sözlü sınava katılmaya hak kazanan adaylar, 21 inci maddede belirtilen sözlü sınav konuları ve ağırlıkları dikkate alınarak Ek-2’de yer alan form üzerinden sözlü sınav komisyonunca yüz tam puan üzerinden değerlendirilir.'' hükmüne yer verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının müdür olarak görev yapmaktayken, yürürlükten kaldırılan Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Görevlendirilmelerine İlişkin Yönetmeliğin ekinde yer alan "Görev Süreleri Uzatılacak Eğitim Kurumu Müdürleri Değerlendirme Formu" gereğince yapılan değerlendirmede 75 puan altında puan verildiği ve söz konusu değerlendirme formu uyarınca başarısız sayılarak görev süresinin uzatılmaması neticesinde açtığı davada, Elazığ 2. İdare Mahkemesinin 26.03.2015 tarih ve E:2014/1003, K:2015/192 sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi sonrasında, davalı idarece anılan kararın uygulanması amacıyla davacının "Görev Süreleri Uzatılacak Eğitim Kurumu Müdürleri Değerlendirme Formu" kriterlerine göre yeniden değerlendirmeye tabi tutulduğu, yapılan bu değerlendirme neticesinde de yine 75 puan altında bir puan verilerek başarısız sayılması üzerine bu işlemin iptali talebiyle açtığı davada Elazığ 1. İdare Mahkemesinin 01.12.2015 tarih ve E:2015/635, K:2015/994 sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, söz konusu kararın uygulanması amacıyla davacının 06.10.2015 tarihli Yönetmelik hükümleri doğrultusunda sözlü sınava davet edildiği, davacının söz konusu işleme itiraz ederek mahkeme kararı doğrultusunda yeni işlem tesis edilmesi ve görevden alındığı tarihten itibaren mahrum kaldığı özlük haklarının yasal faizi birlikte iadesi talebiyle idareye başvuruda bulunduğu, söz konusu başvurusunun Elazığ İl Milli Eğitim Müdürlüğünün 11.02.2016 tarih ve 1602333 sayılı işlemiyle reddedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Anayasanın 141'nci maddesinde, mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerektiği belirtilmektedir. Bir yargı kararında yer alması zorunlu olan gerekçe bölümü hüküm fıkrası gibi kararın esaslı bir unsurunu oluşturmaktadır ve hüküm fıkrası, karar gerekçesi ile bir anlam kazanmaktadır. Dolayısıyla, yargı kararının uygulanması, karar gerekçesinin gözetilmesini zorunlu kılmaktadır.
Olayda; davacının yürürlükten kaldırılan Milli Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Görevlendirilmelerine İlişkin Yönetmeliğin ekinde yer alan "Görev Süreleri Uzatılacak Eğitim Kurumu Müdürleri Değerlendirme Formu" gereğince yapılan değerlendirmede 75 puanın altında puan alması nedeniyle söz konusu değerlendirme formu uyarınca başarısız sayılarak görev süresinin uzatılmamasına yönelik işlem tesis edildiği, bu işleme karşı açtığı davada son olarak Elazığ 1. İdare Mahkemesinin 01.12.2015 tarih ve E:2015/635, K:2015/994 sayılı kararıyla ''davacı hakkında objektif ölçütler ve somut gerekçeler ortaya konulmak suretiyle değerlendirme yapılmayarak yargı kararının gerektiği gibi uygulanmadığı'' gerekçesiyle söz konusu işlemin iptaline karar verildiği, kararın uygulanmasına yönelik gerekçe olarak da ''Bu itibarla yukarıda yer verilen gerekçeler de dikkate alınarak, davacı hakkında 'Görev Süreleri Uzatılacak Eğitim Kurumu Müdürleri Değerlendirme Formu'nun yukarıda belirtilen gerekçeler dikkate alınarak yeniden düzenleneceği ve söz konusu değerlendirme sonrasında, yöneticilik görev süresinin uzatılıp uzatılmayacağına yönelik olarak ayrıca işlem tesis edileceği de açıktır. '' açıklamasına yer verildiği görülmektedir.
Bu durumda, davacı hakkında yapılan ikinci değerlendirme ve buna bağlı olarak başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali üzerine, mahkeme kararlarında belirtilen gerekçeler doğrultusunda başvuru tarihinde yürürlükte olan yönetmelik uyarınca değerlendirme yapılması ve değerlendirme sonucuna göre görev süresinin uzatılıp uzatılmaması yönünde bir karar verilmesi gerektiği, mahkeme kararının uygulanma safhasında 06/10/2015 tarihinde yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Görevlendirmelerine Dair Yönetmeliğin eski yönetmeliği yürürlükten kaldırdığı ve mahkeme kararının uygulanma imkanı kalmadığı ileri sürülmekte ise de, mahkeme kararlarının işlem tarihinde yürürlükte olan mevzuata göre uygulanması gerektiği ve iptal ve yürütmenin durdurulması kararlarının işlem tarihine göre sonuçlandırılması zorunluluğu karşısında bu iddiaya itibar edilemeyeceği, dolayısıyla dava konusu işlemin davacının yeni Yönetmelik hükümlerine göre mahkeme kararı uygulanmamak suretiyle sözlü sınava davet edilmesine ilişkin işleme itiraz ederek mahkeme kararı doğrultusunda yeni işlem tesis edilmesi yönündeki başvurusunun reddine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığından, mahkeme kararının bu kısmında hukuki isabet bulunmamıştır.
Ayrıca, her hukuka aykırı işlemin idare yönünden tazmin sorumluluğu oluşturmadığı, öğretmenler için müdürlük görevinin ikinci görev olduğu ve bu görev nedeniyle hak edilen parasal hakların fiilen çalışma karşılığında ilgiliye ödenecek olması nedeniyle davacının müdür olarak görev yapmadığı dönem için yoksun kaldığı özlük ve parasal hakların tarafına ödenmesine olanak bulunmadığından, dava konusu işlemin yoksun kalınan özlük hakların tazmini başvurusuna ilişkin kısmı ile işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük haklarının tazmini yönünden davanın reddine ilişkin mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle,
1-Davacının istinaf başvurusunun kısmen KABULÜNE,
2-Elazığ 1. İdare Mahkemesi'nce verilen 29/12/2016 gün ve E: 2016/244, K: 2016/1308 sayılı ret kararın davacının sözlü sınava itiraz ederek mahkeme kararı doğrultusunda yeni bir işlem tesis edilmesi isteminin reddine ilişkin kısmı yönünden KALDIRILMASINA ve işlemin iptaline, yoksun kalınan özlük hakların tazmini istemi yönünden davanın reddine ilişkin istinaf başvurusunun ise REDDİNE,
3-Karar sonucu değiştiğinden yargılama giderlerinin yeniden hüküm altına alınmasına,
4-İlk derece ve istinaf aşamasında davacı tarafından yapılan (173.40-TL+177,40-TL) yargılama giderinin 1/2'sinin (175,40-TL) davacı üzerinde bırakılmasına, geriye kalan tutarın (175.40-TL) davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
5-Kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 990,00-TLavukatlık ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, davalı idare vekili lehine ilk derece mahkemesi tarafından vekalet ücretine hükmedildiğinden tekrar vekalet ücretine hükmedilmemesine,
6-Davacıdan alınmayan 31,40-TL istinaf karar harcının 492 sayılı Kanunun 13/j maddesi uyarınca tahsili için Mahkemesince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
7-Posta giderine karşılık yatırılmış olan avanstan artan tutarın 6100 sayılı Kanunun 333.maddesi uyarınca mahkemesince ilgili tarafa resen iadesine, kararın taraflara tebliğine,
24/10/2017 tarihinde oybirliğiyle 2577 sayılı Yasanın 45/6. maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. (¤¤)