İSTEMİN ÖZETİ: Davacı tarafından, yasal süresi içerisinde kaydileştirilmeyen ve bu nedenle davalı idareye intikal eden .... Sanayii A.Ş. 10. Tertip B Grubu hamiline yazılı hisse senetleri bedelinin ödenmesi istemiyle yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin 04.09.2015 tarih ve 558 sayılı işlemin iptali ile söz konusu hisse senetlerinin borsada işlem gören rayiç bedeli üzerinden ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmış olan davada; 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 13. maddesinin 4. fıkrasında ; "Kaydileştirilmesine karar verilen sermaye piyasası araçlarının Kurulca belirlenen esaslar çerçevesinde teslimi zorunludur. Teslim edilen sermaye piyasası araçları kendiliğinden hükümsüz hâle gelir. Teslim edilmeyen sermaye piyasası araçları ise kaydileştirilme kararından sonra borsada işlem göremez, aracı kurumlarca bu sermaye piyasası araçlarının alım satımına aracılık edilemez ve katılma belgelerinin geri alımı yapılamaz. Kayden izlenmeye başladığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmeyen sermaye piyasası araçları YTM'ye intikal eder. Bunların üzerindeki sınırlı ayni haklar kendiliğinden sona ermiş sayılır. Bunlar YTM'nin hesabına geçmesinden itibaren üç ay içinde satılır." kuralının yer alması ve dava konusu işlemin de, 6362 sayılı Kanun’un 13. maddesine dayalı olarak tesis edilmesine karşın, Anayasa Mahkemesi'nin 22.10.2015 tarih ve E:2015/29 K: 2015/95 sayılı kararı ile,"...ve katılma belgelerinin geri alımı yapılamaz. Kayden izlenmeye başladığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmeyen sermaye piyasası araçları YTM’ye intikal eder. Bunların üzerindeki sınırlı ayni haklar kendiliğinden sona ermiş sayılır. Bunlar YTM’nin hesabına geçmesinden itibaren üç ay içinde satılır." ibarelerinin, kamu yararı ile bireyin mülkiyet hakkı arasında adil ve makul bir denge gözetmemesi nedeniyle Anayasa’nın 13. ve 35. maddelerine aykırı bulunarak iptal edildiği, Anayasa Mahkemesi'nce, davacıya ait olan pay senetlerinin yedi yıllık sürede teslim edilmemesi hâlinde davalı idareye intikal edeceğine ve bu pay senetleri üzerindeki hakkın sona ereceğine ilişkin düzenlemenin iptal edilmesi sonucu, dava konusu işlemin yasal dayanağının kalmadığı öte yandan, Anayasa Mahkemesi'nin anılan kararından sonra, 6704 sayılı sayılı Kanun'un 28. maddesi ile 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'na eklenen geçici 10. maddede, kayden izlenmeye başlandığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmediği için mülkiyeti YTM’ye intikal etmiş olan sermaye piyasası araçlarının iadesi ile satışlarının yapılmış olması hâlinde bunların bedellerinin ödenmesi talebiyle yapılacak başvuruların ve başvuru üzerine hak sahiplerine YTM tarafından yapılacak ödemelerin usul ve esaslarının Kurulca belirleneceği düzenlemesine yer verildiği, anılan hükme dayanılarak hazırlanıp 07.09.2016 tarih ve 29824 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "6362 Sayılı Sermaye Piyasası Kanunun 13 üncü Maddesinin Dördüncü Fıkrasının Kısmen İptali Üzerine Yatırımcı Tazmin Merkezi Tarafından Yatırımcılara Yapılacak Ödemelere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik" ile de, kayden izlenmeye başlandığı tarihi izleyen yedinci yılın sonuna kadar teslim edilmediği için mülkiyeti YTM’ye intikal etmiş olan sermaye piyasası araçları nedeniyle başvuran hak sahiplerine, YTM tarafından yapılacak ödemelere ilişkin usul ve esasların belirlendiği ve bu kapsamda davacının yapacağı başvuru üzerine durumunun değerlendirileceği, bu nedenden dolayı da tazminat istemi hakkında şu aşamada karar verilmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline, davacının tazminat istemi hakkında ise, karar verilmesine yer olmadığına ilişkin olarak Ankara 14. İdare Mahkemesi'nce verilen 03/02/2017 tarih ve E:2015/2908, K:2017/454sayılı kararın, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararın kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8. İdari Dava Dairesince 2577 sayılı Yasanın değişik 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü;
Ankara 14. İdare Mahkemesi'nce verilen 03/02/2017 tarih ve E:2015/2908, K:2017/454 sayılı karar usul ve hukuka uygun olup istinaf başvurusunun kabulünü gerektiren bir neden bulunmadığından, davalı tarafın istinaf başvurusunun reddine, yargılama giderlerinin başvuruda bulunan taraf üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan miktarın istenilmesi halinde ilgili tarafa iadesine, 2577 sayılı Yasanın değişik 45/6. maddesi uyarınca kesin olmak üzere, 19/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)